Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı

Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı

Dün gece gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

DW Türkçe'nin Ankara muhabiri Alican Uludağ, sosyal medya ağı 'X' hesabı üzerinden yaptığı bazı paylaşımlar nedeniyle "Cumhurbaşkanı'na Alenen Hakaret" ve "Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" suçlarından dün gece Ankara'da yaşadığı evinde gözaltına alındı.

Evinde arama yapılan Uludağ, ifadesinin alınması için karayoluyla Ankara'dan İstanbul'a getirildi. Bugün Çağlayan Adliyesi'ne getirilen Alican Uludağ'ın savcılık ifadesi tamamlandı.

Gazeteci Alican Uludağ savcılıkça alınan ifadesi sonrasında "Cumhurbaşkanı'na Alenen Hakaret" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
Alican Uludağ, sevk edildiği hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uludağ, mahkeme salonundan çıkarken; "Dik durun, Alican Uludağ susmadı, susmayacak!" dedi.

"GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR"

Öte yandan, gazeteci Alican Uludağ'ın dün gece Ankara'da gözaltına alınmasından sonra Gazeteci Meslek Örgütleri, Çağlayan Adliyesi önünde toplandı ve açıklama yaptılar.

"Gazeteciliği yargılamaktan vazgeçin!" Çağdaş Gazeteciler Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın-İş, Basın Konseyi, Diploması Muhabirleri Derneği, MLSA, KESK Haber Sen, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği ve ailesi gazeteci Alican Uludağ'ın gözaltına alınmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti. Gazeteci Meslek Örgütlerin ortak basın açıklamasını gazeteci Özlem Akarsu Çelik okudu:

"Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltında tutulmaktadır. Son aylarda mesleğimizin kriminalize edilmesi furyasının son hedefi meslektaşımız olmuştur. Basın meslek örgütleri, meslektaşları olarak biliyor ve kefiliz ki Alican Uludağ, gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamıştır. Hal böyle iken meslektaşımızın evine onlarca polis ile gidilmesi, çocuklarının gözü önünde üzerini değiştirmesine dahi izin verilmemesi, savcılık açıklamasında sanki kaçıyormuş da yakalanmış gibi kullanılan ifadeler asla kabul edilemez.

Gazetecilere yönelik keyfi ve hukuksuz adımlar ile artık haber “yanıltıcı bilgi” yani suç; kişisel yorumlar ise hakaret kapsamında değerlendirilmekte ve tüm meslektaşlarımız hedef alınarak gözdağı verilmektedir. Unutulmasın ki her hesaplaşma algısı yaratan keyfi gözaltı halkın haber alma hakkına da bir müdahaledir.

Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan, gazetecileri suçlu göstermekten, yargı sopası ile haberlerin hedef alınmasından vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz. Bizler meslektaşımız, gazeteci Alican Uludağ’ın daha fazla vakit geçirilmeden derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Meslektaşları olarak yanındayız.

Söylemekten bıkmayacağız: Gazetecilik Suç Değildir!"

ALİCAN ULUDAĞ'IN MAHKEMEDEKİ İFADESİ

Gazeteci Alican Uludağ, mahkemedeki ifadesinde şunları söyledi:

"Ben bu hususta kollukta ve savcılıkta ifade vermiştim, doğrudur, aynen tekrar ve kabul ederim. 18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum. Alanım adliye muhabiridir. Kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım. Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını, tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor. Bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı'ndan ne de avukatlarından şikayette bulunulmadı. Aylar öncesinde yapılan paylaşımlarla ilgili re'sen soruşturma açılmadı.

Bugün neden Ankara'dan apar topar buraya getirildim? Bunu anlatmak istiyorum: Buradaki temel mesele bu paylaşımlarım değil, aylar öncesinde yapılan paylaşımlarda bir soruşturma ya da Cumhurbaşkanı'na şikayet yok. Bugüne kadar tutuklatamadılar. Gazetecilik sınırlarında işini yaptığından yapamadık, mecburen bu paylaşımlara ilişkin işlem yapıyoruz dediler. Ankara'da Akın Gürlek'e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor. Benzer birçok operasyona karşı yorumlarını ve eleştirilerini dile getireceği için Alican'ı uzaklaştırmamız lazım Ankara'dan denilerek bu dosya uyduruldu.

Nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne Cumhurbaşkanı'nın şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır. Yargı muhabirinin eleştirileri vardır. Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir. Biz bu ülkenin yargısını, yargı mensuplarını, Cumhurbaşkanı'nı eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz?

Ben yargı muhabirliğine 2010 yılında Fethullahçılar'ın kol gezdiği sırada başladım. Yaptığım haberlerden dolayı idamlıksın dediler bana. Dönemler değişti hiçbir Adalet Bakanı'nın ya da Başsavcı'nın sorumluluğu alanına girmedim. Gerçek bir şekilde yazıyorsam her şeyi bu suç olarak görülemez. Kaçma ve delil karartma şüphem yoktur.

Ben şu anda Deutschewelle'de çalışoyurm. Vizem bile yoktur benim. İmkanım olmasına rağmen Alman Büyükelçiliği'nde etkisi olabilir benim çalıştığım yerle ilgili. Bugüne kadar benim hakkımda onlarca soruşturma açıldı hangi birine gitmedim? Hangisinden yakalama kararı çıkarıldı? Attığım tweetleri mi karartacağım? Emniyette ya da savcılığa teslim edilen telefondaki alıp çalıp delil mi karartacağım? Delil karartma ihtimali sıfırdır. Buraya gönderilme amacım kaçırılırcasına adeta burada saklanarak içeri kadar sokulmam ben de adi bir suçlu değilim.

18 yıldır gazetecilik yapıyorum, bu ülkede Cumhurbaşkanı'nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda Adalet Mülkün Temelidir yazıyor? Neden Anayasa var? Basın Kanunu'nda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır. Suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktur bu soruşturmanın. Ankara'da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var! Tutuklayalım, susturalım diye yapılıyor. 2 çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın gözyaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım. Çünkü ben suç işlemedim. Takdir sizindir. Vicdanınızdır. Geride 2 çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın. Cesaretli olun. Bugüne kadar kimsenin karşısında önümü ilikleyerek gazetecilik yapmadım. Tutuklamak çok kolaydır. Hiçbir önemi yoktur. Biraz vicdan ve hukuk diyorum. Savunmama ekleyecek başkaca bir hususum yoktur. Savunmam bundan ibarettir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.