İBB Davası'nda 13'üncü gün: Savcı, 7 kişinin tahliyesini istedi

İBB Davası'nda 13'üncü gün: Savcı, 7 kişinin tahliyesini istedi

İBB’ye yönelik, aralarında tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davada 4. haftaya girildi. 13. celse bugün görülüyor. Duruşma savcısı 107 tutuklu sanık hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Ali Üner, Ebubekir Akın ve Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.

19:10 | EKREM İMAMOĞLU: BU GERÇEKTEN ACIMASIZLIĞA GİRER

250 gündür tutuklu bulunan "Ekrem Edit" hesabının sahibi Mahir Gün’ün avukatı Gamze Keleş de müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Gün'ün hapis cezası alsa dahi en fazla 4 ay hapiste kalması gerekirken 8 aydır tutuklu olduğuna da değinen avukat Keleş, "Eşinin mali sıkıntıları var. Geçen gün görüşe gitmekte zorlandı. Ben borç vererek gönderdim" dedi.

Ardından konuşan Ekrem İmamoğlu, şunları söyledi:

"Ben bu genç arkadaşımızı casusluk davasındaki Hüseyin Gün sanıyordum. O yüzden de üç gündür kendisine soru sormak için hazırlık yapıyordum. Şimdi anladım o olmadığını. Kendisini ilk kez burada görüyorum. Bu artık gerçekten acımasızlığa girer. Sürdürmeyin bunu."

20:45 | 13. GÜN SONA ERDİ

İBB davasında bugün de tamamlandı. Yarın avukat beyanlarıyla devam etmesi planlanıyor.

19:10 | EKREM İMAMOĞLU: BU GERÇEKTEN ACIMASIZLIĞA GİRER

250 gündür tutuklu bulunan "Ekrem Edit" hesabının sahibi Mahir Gün’ün avukatı Gamze Serin de müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Gün'ün hapis cezası alsa dahi en fazla 4 ay hapiste kalması gerekirken 8 aydır tutuklu olduğuna da değinen avukat Serin, "Eşinin mali sıkıntıları var. Geçen gün görüşe gitmekte zorlandı. Ben borç vererek gönderdim" dedi.

Ardından konuşan Ekrem İmamoğlu, şunları söyledi:

"Ben bu genç arkadaşımızı casusluk davasındaki Hüseyin Gün sanıyordum. O yüzden de üç gündür kendisine soru sormak için hazırlık yapıyordum. Şimdi anladım o olmadığını. Kendisini ilk kez burada görüyorum. Bu artık gerçekten acımasızlığa girer. Sürdürmeyin bunu."

18.00 | MEHMET PEHLİVAN'A TAHLİYE ÇAĞRISI

Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü ve danışmanı Necati Özkan’ın avukatı Erkam Erdem dosya kapsamında tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan’ın tahliyesi için çağrı yaparak, "Burada güvercin ürkekliğinde savunma yapmak zorunda kalıyoruz. Mehmet Pehlivan’ın özgürlüğü, buradaki savunmanın özgürlüğü anlamına gelir. Bir an önce tahliyesini talep ediyoruz" dedi.

Necati Özkan'ın bir diğer avukatı Kazım Yiğit Akalın ise İBB Davası'nda yaptığı konuşmada, Yalçın Küçük'ün Ergenekon davasında hakimlerle ilgili sarfettiği sözleri hatırlattı:

"Bu toplumda yargıçlar, kadılar ve profesörler ilmiye sınıfından gelirler. Onlar yüksekte otururlar, Allah’a yakın yerde otururlar. Oturduğunuz yer Allah’a yakın bir yerdir. Tanrılar hüküm verir, siz de hüküm veriyorsunuz. Ayrıca yüksekte oturanların hepsi yalnızdır Sayın Başkan. Siz yalnızsınız, bu mesleğinizin tabiatıdır."

Akalın, şöyle devam etti:

"Bu tabiat gereği yalnızsınız ancak üç haftalık periyot sonunda müvekkilin ve burada haksız yere yatan birçok kişinin durumunu takdir ederek tahliyelerine karar vermenizi talep ediyorum. Biraz önce meslektaşım Avukat Mehmet Pehlivan ile ilgili bir husustan bahsetmişti. Ergenekon döneminde yargılanan avukat meslektaşımızın adı Yusuf Erikel idi Sayın Başkan. O gün hepimiz tek tek kürsüye çıkıp kendi müvekkillerimizden önce meslektaşımız Yusuf hakkında tahliye talebinde bulunmuştuk. Ne derseniz deyin, o günkü hakimler —ki bugün nerede olduklarını biliyoruz— o meslektaşımızı tahliye ettiler. Mehmet Pehlivan’ın avukatlık faaliyeti nedeniyle, adeta infazı bitmiş bir şekilde tutuklu olduğunu hepimiz biliyoruz. Lütfen bunu daha fazla ötelemeden, Mehmet Pehlivan’ın da bu periyotta tahliyesine karar verin"

17:52 | "SUÇLAMALARA DAYANAK OLARAK GÖSTERİLEN RAPORUN İÇERİSİNDE MÜVEKKİLİMİZİN İSMİ GEÇMİYOR"

Eski İBB sosyal medya direktörü Ulaş Yılmaz’ın avukatı Hüseyin Ersöz, savcının tahliye talebine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Ortaya konulan objektif kriter tam olarak nedir? Hukuki ve fiili durumları aynı olan kişiler arasında bir ayrıma gidildiği görülmektedir. Oysa kişi özgürlüğünü ilgilendiren bir konuda bu değerlendirmenin tüm sanıklar için yapılması gerekir. Savcılık makamı 7 kişi için talepte bulunmuş olsa da heyetinizin bu değerlendirmeyi genişleterek tüm tutuklu sanıklar için uygulaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Ulaş Yılmaz’ın "İstanbul Senin" ile "Halen İstanbul" uygulamaları üzerinden suçlandığını anımsatan Ersöz, şunları söyledi:

"Sunduğumuz aşamalardaki tahliye taleplerine baktığımızda; müvekkilimiz bu 2 uygulamanın da hazırlanması, dizaynlarının yapılması, içeriklerinin oluşturulması ve uygulamaların hazırlanmasıyla ilgili hiçbir aşamada yer almamıştır. Bu dosyanın içerisinde 'İstanbul Senin' uygulamasıyla ilgili bütün isnatların temelini USOM raporu oluşturuyor. Soruşturma aşamasında inceleme şansımız olmayan bu USOM raporuna, kovuşturma aşamasında da delil klasörleri içerisinde rastlayamadığımızdan dolayı mahkemenizden bunu özel olarak talep etmek durumunda kaldık. Mahkemenizden raporu temin ettikten sonra sayfa sayfa, satır satır, cümle cümle incelediğimizde ne ‘Ulaş’ ne de ‘Yılmaz’ kelimelerinin geçmediğini gördük. Bir başka ifadeyle; müvekkilimiz hakkındaki suçlamalara dayanak olarak gösterilen raporun içerisinde müvekkilimizin ismi geçmiyor; isnat edilen suçlamalarla herhangi bir ilgisinin ve bilgisinin olmadığı da açık ve net bir şekilde görülüyor."

16:12 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya saat 17.30’a kadar ara verildi.

15:15 | AVUKATLARIN TUTUKLULUK SAVUNMALARI SÜRÜYOR

"SORUŞTURMA VE İDDİANAMEDEKİ İHALE FARKLI"

Tutuklulardan eski İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyonu Daire Başkanı Seyfullah Demirel’in avukatı Yeşim Gül, müvekkilinin ifadeye çağrılmak yerine gözaltına alınarak sürecin başlatıldığını ve soruşturma aşamasında kendisine yöneltilen ihalelerle iddianamede yer alan ihalelerin tamamen farklı olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"İddianame biliyorsunuz ki basına düştü. İncelediğimizde baktık ki soruşturmada bize sorulan ihaleler ortada yok; Bambaşka iddialar, bambaşka ihaleler var. Bu durumu izah etmeye çalıştık. 137 numaralı eylemden sorumlu tutulduk ancak müvekkilimiz Seyfullah Demirel bu süreçte kesinlikle orada geçen ihalede görevli dahi değil, daire başkanlığından ayrılmıştı."

Söz konusu eyleme karşı savunma yapmayacaklarını belirten Gül, ayrıca dosyada somut delil bulunmadığını, suçlamaların varsayımlara dayandığını belirterek Demirel’in tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep etti.

"AİLE BİREYLERİNE YÖNELİK GÖZALTI"

Davanın önemli isimlerinden, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi olan Zafer Keleş ve oğlu Murat Keleş’in avukatı Yağmur Kavak ise müvekkillerinin tutukluluk süreçlerinin yoğun baskı ortamında gerçekleştiğini, özellikle etkin pişmanlık uygulamaları üzerinden aile bireylerine yönelik gözaltılarla dolaylı baskı kurulduğunu belirtti. Murat Keleş hakkında somut hiçbir delil bulunmadığını ve mahkeme ile savcılık tarafından sorguda dahi soru yöneltilmemesinin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Kavak, buna rağmen medyada gerçeğe aykırı haberler yapıldığını söyledi. Zafer Keleş’in ise yalnızca etkin pişmanlık ifadesine dayanılarak tutuklandığını ancak bu ifadenin iddianamede herhangi bir eyleme dönüştürülmediğini ve tutukluluğun hukuki dayanağını yitirdiğini savunan Kavak, "Müvekkillerimizi birer sayıdan ibaret görecek her türlü yaklaşımla mücadele ısrarımızı sürdüreceğiz. Sayın Heyet; bayram geçti, bahar geliyor, torunlar büyüyor. Bu haksızlık zincirinin artık kırılması gerekiyor" diye konuştu.

"BÖYLE ÖRGÜT MÜ OLUR?"

İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy ise CHP’ye yönelik kapatma davasında da yer alan ve hiç hayata geçirilmemiş bir uygulama olan İBB Hanem üzerinden kurulan eylem 13 kapsamındaki kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydetme, yayma ve örgüt üyeliğinden suçlarına ilişkin konuştu. Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır somut hiçbir delile dayanmadan tutuklu bulunduğunu, dosyadaki tüm verilerin dijital olarak zaten ilgili kurumlarca kayıt altına alındığını ve delil karartma ihtimalinin fiilen mümkün olmadığını ifade etti. Özellikle kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi suçlamasının teknik ve hukuki olarak hatalı yorumlandığını savunan Berksoy, "Sayın Başkanım, birbirimizi sadece burada gördük; şu anda baz kayıtlarımıza baksak bizim sizinle baz kaydımız daha fazla çıkar. 5 tane baz kaydı bir insanın örgüt üyesi olduğunu mu gösterir? Bir insan nasıl bir örgüt üyesi ki hiyerarşisindeki bir insanla bir tane telefon görüşmesi yok? Örgüt yöneticisi olduğu belirtilen Hüseyin Gün ile müvekkilim arasında bir tane telefon görüşmesi yok. Böyle örgüt mü olur? Böyle örgüt üyeliği mi olur?" ifadelerini kullandı.

İBB HANEM TARTIŞMASI: "HİÇ HAYATA GEÇMEDİ, SUÇLAMA ÇELİŞKİLİ"

Mahkemenin hazırladığı listede 21. sırada yer alan eski İPA çalışanı Esra Huri Bulduk’un avukatı Ruşen Ali Nergis, tutuklu sanıkların savunmaları alınmadan tahliye taleplerine geçilmesine tepki gösterdi. Tahliye talep edilen 7 kişiden 5’inin, duruşmada savunma yapan ilk 17 kişi arasında yer aldığına dikkat çeken Nergis, bu durumun savcılığın tahliye değerlendirmesinde sorgu sırasının etkili olduğunu gösterdiğini belirterek, müvekkilinin 21. sırada olmasının olumsuz değerlendirilmemesini talep etti.

Nergis, iddianamede yer alan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamalarına ilişkin iddialara da değinerek, müvekkili hakkında "İstanbul Senin" üzerinden bir suç isnadı bulunmadığını, yalnızca "İBB Hanem" ile ilgili cezalandırma talep edildiğini söyledi. "İBB Hanem"in hiçbir zaman hayata geçirilmemiş ve yalnızca belediye personeline yönelik tasarlanmış bir çalışma olduğunu vurgulayan Nergis, iddianamedeki veri sızdırma iddiasının fezleke, ekler ve USOM raporuyla çeliştiğini ifade etti.

“‘İBB HANEM’ VE ‘İSTANBUL SENİN’ UYGULAMALARI BİLİNÇLİ ŞEKİLDE KARIŞTIRILDI”

İBB’de yazılım mühendisi olarak çalışan Iraz Bayrak’ın avukatı Mehmet Burak Arıcı, müvekkilinin iddianamede sıkça anılmasının suç değil, projedeki "köprü" rolünden kaynaklandığını söyledi.

Arıcı, uygulama geliştirme sürecinde tüm çalışanların Bayrak ile temas kurduğunu, bu nedenle isminin dosyada çok geçmesinin doğal olduğunu belirtti. İddianamede yer alan "CHP’den hukuka aykırı veri temin edildiği" iddiasına da değinen Arıcı, dosyada bu yönde hiçbir beyan, tanık, ifade ya da delil bulunmadığını vurguladı. USOM teknik raporunda dahi bu iddiaya yer verilmediğini belirten Arıcı, müvekkilinin herhangi bir siyasi partiyle bağlantısı olmadığını ifade etti.

"İstanbul Senin" uygulaması üzerinden yurtdışına veri sızdırıldığı iddiasına da karşı çıkan Arıcı, Bayrak’ın bu projede yer almadığını, işe 2021’de başladığını, oysa projenin 2019’a dayandığını belirtti. "İBB Hanem" ve "İstanbul Senin" uygulamalarının bilinçli şekilde karıştırıldığını savundu.

"TEKNİK HATA İDDİANAMEYE DÖNÜŞTÜ: ‘NE YETKİ VAR NE SUÇ’"

İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü’nde veri uzmanı olarak çalışan İsmet Korkmaz’ın avukatı Elif Nur Gürler, müvekkilinin yalnızca talimat doğrultusunda veri raporlayan bir çalışan olduğunu, veri üzerinde karar alma ya da yönetme yetkisi bulunmadığını söyledi.

İddianamede dayanak alınan USOM raporundaki tespitlerin teknik olarak hatalı yorumlandığını belirten Gürler, "İstanbul Senin" uygulamasındaki konum verisinin sürekli değil, tek seferlik analiz amacıyla işlendiğini ve bu çalışmanın da başka bir çalışan tarafından yapıldığını ifade etti.

Yurt dışına veri aktarımı iddiasına da karşı çıkan Gürler, "Segment" isimli sistemin yanlış tanımlandığını ve iddianamede teknik kavramların hatalı kullanıldığını söyledi. Verilerin satıldığına dair ise dosyada hiçbir somut delil bulunmadığını vurguladı.

"İBB Hanem" projesine ilişkin suçlamalara da değinen Gürler, müvekkilinin bu projede yönetim, denetim ya da veri yükleme yetkisinin olmadığını, verilerin içeriğinin de kendisine “sosyal hizmet verisi” olarak aktarıldığını belirtti.

Aynı fiilin isnat edildiği diğer şüpheli hakkında adli kontrol uygulanırken müvekkilin tutuklu yargılanmasının "orantısız" olduğunu savunan Gürler, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığını ve tutukluluğun "keyfi" olduğunu belirterek tahliye talep etti.

15:00 | DURUŞMA DEVAM EDİYOR

Savcının tahliyeye yönelik mütalaasının ardından duruşma, tutuklu sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediyor.

12:49 | MÜTALAA AÇIKLANDI: 7 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

İBB davasında duruşma savcısı 1 saatlik aradan sonra tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıkladı.

Savcılık, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Evren Şirolu, Ekrem İmamoğlu'nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, iş insanı Ali Üner, İETT özel halk otobüsü işletmecisi Ebubekir Akın ve İSPER büro personeli Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

Mahkeme Heyeti’nin kararı, avukat beyanlarının ardından 2 gün sonra, perşembe günü belli olacak.

İBB Davasının ilk 13 gününde şu isimler savunma yapmıştı:

1) Eski CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu

2) CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi, iş insanı Bulut Aydöner

3) CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük

4) Etkin pişmanlık ifadesi veren ancak yeterli görülmemesi nedeniyle tahliye olamayan Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat

5) Ağaç AŞ personeli Fatih Yağcı

6) Ali Üner

7) Evren Şiroğlu

8) Hüsnü Yüksel Tunar

9) Murat Or

10) Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas

11) Altan Ertürk

12) Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan

13) Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık

14) Murat Keleş

15) Ceyhun Avşar

16) Ebubekir Akın

17) Mehmet Karataş

11:16 | MÜTALAA AÇIKLANACAK

Mahkeme Başkanı duruşmaya 1 saat ara verdi. Duruşma savcısı verilen aranın ardından 107 tutuklu sanık hakkındaki mütalaasını açıklayacak.

11:00 | DURUŞMA BAŞLADI

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar alkışlar eşliğinde salona getirildi. Mahkeme Heyeti’nin de gelmesiyle birlikte duruşma başladı.

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan için duruşmanın başında söz aldı.

İstanbul Barosu Başkanı olarak söz aldığını vurgulayan Kaboğlu, kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını vurguladı. Kaboğlu, suçluluğu hakkında kuvvetli şüphe bulunan kişilerin ancak kaçma, delil karartma gibi şüpheler olduğunda tutuklanabileceğine dikkat çekti.

Avukat Mehmet Pehlivan’ın iki kişinin beyanı sonucu tutuklandığını ve tutukluluğunun hala devam ettiğini söyleyen Kaboğlu, "Somut bir delil bulunmamaktadır" dedi.

Henüz yargılamanın başında olunduğunu aktaran Kaboğlu, "İtirafçı beyanlarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Bu beyanların kuvvetli suç şüphesi oluşturup oluşturmadığı ise ciddi bir tartışma konusudur. Ayrıca kayıtlara geçen ifadelerde, iddia makamının dahi net bir nitelendirme yapamadığı görülmektedir. 'Tehditvari', 'tehditkâr' gibi muğlak ve hukuki karşılığı net olmayan ifadelerle ceza yargılamasına dayanak oluşturulmaya çalışılmaktadır" şeklinde konuştu.

Kaboğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Somut olayda, Mehmet Pehlivan’ın kaçtığına ya da delilleri kararttığına ilişkin hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Aksine, çağrı üzerine ifade vermeye giden bir avukatın, daha sonra bu şekilde tutuklanması; hem hayatın olağan akışına hem de kanunun ruhuna aykırıdır. Yargının görevi araçsallaşmak değildir. Araçsallaşan bir yargı, Anayasa madde 9’da tanımlanan yargı yetkisinin özünü zedeler.

Bu şartların ortaya konulmaması dahi hukuk devleti ilkesine aykırıyken; bir kişinin, üstelik bir avukatın, müvekkilinin savunmasını organize ettiği gerekçesiyle tutuklanması Anayasa’nın açık hükümleriyle bağdaşmamaktadır."

PERŞEMBE GÜNÜ ARA KARAR KURULACAK

Duruşma; bugün, yarın ve perşembe günü, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek.

Avukatlar, mahkeme heyetinin belirlediği savunma listesine göre sırayla savunma yapacak. Her avukatın yaklaşık 15-20 dakika kadar savunma yapması bekleniyor. Perşembe günü ise mahkeme heyeti, saat 20:00 gibi tutuklu sanıklar hakkında ara karar kuracağını bildirdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.