İBB davasında 44'üncü celse: Ekrem İmamoğlu doğum gününde hakim karşısında
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu, 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 44'üncü celsesi Silivri’de devam ediyor. İmamoğlu'nun bugün doğum günü olması sebebiyle duruşma öncesi kutlama yapıldı. İmamoğlu, "Fazla uzatmayalım niye doğurdun diye anneme babama dava açarlar” dedi.
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 68'i tutuklu 414 sanıklı davanın duruşmasına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediliyor.
Bugün doğum günü olan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için mahkeme salonundaki izleyiciler tarafından duruşma öncesi bir kutlama yapılması bekleniyor ancak İmamoğlu’nun doğum gününü kutlamak üzere partililer tarafından Silivri’ye getirilen pasta duruşma salonuna alınmadı.
Partililerin aktardığına göre, jandarmaya bu konuya ilişkin dün geceden talimat verildi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, jandarma komutanı ile konu hakkında görüşme gerçekleştirdi.
Cahit Berkay, Sunay Akın, Nebil Özgentürk ve Mustafa Balbay da bugün İBB davasını takip eden isimler arasında.
19:30 | DURUŞMA SONA ERDİ
İBB davası bugünlük sona erdi. Yarın savunmalarla devam edecek.
18.30 | HÜSEYİN KÖKSAL'IN AVUKATI: "İMZASIZ VE TARİHSİZ BİR İHBAR MEKTUBU..."
Hüseyin Köksal’ın avukatı Baver Kaya, müvekkilinin 15 aydır tutuklu olduğunu ve bu süre sonunda ilk kez mahkeme huzurunda kendisini ifade etme imkânı bulduğunu belirtti. Soruşturma sürecinde savunma makamının dosyadaki birçok belgeye erişemediğini söyleyen Kaya, buna karşın bazı basın kuruluşlarında etkin pişmanlık ifadeleri ve MASAK raporlarının yer aldığını anlattı. Kaya, soruşturma sürecinde basında yer alan haberler nedeniyle sanıkların kamuoyu önünde suçlu gibi gösterildiğini, bunun savunma hakkını zedelediğini ifade etti.
Savunmasında soruşturmanın etkin pişmanlık beyanları üzerinden ilerlediğini ileri süren Kaya, tutukluluk, malvarlığına el koyma ve ceza tehdidi altında alınan ifadelerin delil değeri taşımadığını savundu. Kaya, bu beyanların CMK kapsamında reddedilmesini talep etti.
Kaya, müvekkiline yöneltilen suçlamaların Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. ihaleleriyle ilgili olduğunu belirterek, açık hava reklamcılığı alanındaki ihalelerin geçmişte de benzer şartlarla yapıldığını savundu. İçişleri Bakanlığı’nın 2021 yılında başlattığı incelemenin dayanağının imzasız ve tarihsiz bir ihbar mektubu olduğunu söyleyen Kaya, bazı ihaleler hakkında verilen soruşturma izinlerinin daha sonra Danıştay tarafından kaldırıldığını, buna rağmen aynı hususların iddianamede suçlama konusu yapıldığını ifade etti.
15:50 | ÖZEL'DEN DOĞUM GÜNÜ NOTU
CHP lideri Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun doğum gününü Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No’lu duruşma salonuna gönderdiği not ile kutladı:
"Canım Başkanım. Biliyorsun kalbimin bir yarısı seninle birlikte Silivri'de tutuklu. Çok zor günlerdeyiz ama biz başaracağız, biz kazanacağız. Yeni yaşın kutlu olsun. Seni özgürlükte kucaklayacağım günler uzakta değil. İyi ki doğdun. İyi ki dostumsun."

15.40 | "ÜÇÜNCÜ KUŞAK BİR TİCARET AİLESİNİN TEMSİLCİSİYİM"
Savunmasına hayat hikâyesini anlatarak başlayan iş insanı Hüseyin Köksal, 1978 yılında Trabzon’da doğduğunu, 1965’ten bu yana ticaret yapan bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olduğunu söyledi. 1995 yılında kurulan aile şirketi Karsal Örme’de üretimden yönetime kadar her kademede görev aldığını belirten Köksal, 2016 yılında babasının vefatının ardından şirketin yönetimini devraldığını ifade etti.
"EKREM İMAMOĞLU İLE OLAN DOSTLUĞUM NEDENİYLE YARGILANIYORUM"
Dosyada yer alan kişilerin büyük bölümünü tanımadığını söyleyen Köksal, Ekrem İmamoğlu ile ilişkisine de değindi.
İmamoğlu ile Trabzon’dan gelen uzun yıllara dayanan bir aile dostlukları bulunduğunu ifade eden Köksal, "Dedelerimiz, babalarımız, çocuklarımız birbirini tanır. Kendisini siyasi kimliğiyle değil, insani yönüyle tanırım. Dostumdur, abimdir. Bu dosyada yargılanmamın asıl sebebinin de Ekrem İmamoğlu ile olan dostluğum olduğunun farkındayım" diye konuştu.
"AHMET KÖKSAL SADECE BANA YARDIM ETTİĞİ İÇİN TUTUKLU"
Tutuklu sanıklardan Ahmet Köksal’ın kuzeni olduğunu belirten Köksal, Ahmet Köksal’ın dosyada bulunmasının tek nedeninin kendisine yardımcı olması olduğunu savundu.
"Bu dosyadaki çoğu kişi Ahmet’i tanımaz bile" diyen Köksal, "Çok iyi bir avukattır. Sadece birlikte çalıştığımız ve bana yardımcı olduğu için 15 aydır tutuklu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"15 AYDIR GÜNEŞ IŞIĞI GÖRMEYEN BİR HÜCREDE TUTULUYORUM"
Tutukluluk sürecini anlatan Köksal, 6 Mart 2025’te tüm mal varlığına el konulduğunu, 19 Mart’ta gözaltına alındığını ve 23 Mart’ta tutuklandığını söyledi.
İlk olarak rüşvet verme suçlamasıyla tutuklandığını ancak iddianamede bu suçlamanın yer almadığını belirten Köksal, "15 aydır güneş ışığı dahi görmediğim tek kişilik hücrede tutuluyorum. Tutuklanırken kuvvetli şüphe denilen suçlama iddianamede yok. Bunun hukuki bir açıklamasını bulamıyorum" dedi.
“ŞİRKETLERİMİN PARASINI KAÇIRMADIM, ÇALIŞANLARIMIN MAAŞINI ÖDEDİM”
Hesaplarına bloke konulduğunda kaçma ya da mal kaçırma yoluna gitmediğini savunan Köksal, önceliğinin çalışanları olduğunu söyledi.
"25 yılı aşkın süredir benimle çalışan insanlar var" diyen Köksal, şirketlerin mali imkânları ölçüsünde çalışan maaşlarını, piyasa borçlarını ve banka kredilerini ödemeye devam ettiğini belirtti.
"HAKKIMDAKİ HABERLERİN ÇOĞU İDDİANAMEYE BİLE GİRMEDİ"
Soruşturma sürecinde hakkında yürütülen yayınlara tepki gösteren Köksal, dosyadaki evrakların çarpıtılarak basına servis edildiğini ileri sürdü.
MASAK raporlarının yanlış yansıtıldığını savunan Köksal, "İBB’den şirketlerime para aktarıldığı söylendi. Oysa biz kamuya ödeme yapan tarafız. İBB’den ya da iştiraklerinden şahsıma veya şirketlerime gelen tek kuruş yoktur" dedi.
"ÖZEL JETLE PARA TAŞIDIĞIM İDDİALARI YALAN"
Hakkında özel jetle yurt dışına para taşıdığı yönünde haberler yapıldığını belirten Köksal, bu iddiaları reddetti.
"Hayatım boyunca yurt dışına özel jetle çıkmadım. Sadece tarifeli uçaklarla seyahat ettim. Uçuş kayıtlarım ortadadır" diyen Köksal, bu haberlerin kendisine psikolojik baskı oluşturduğunu savundu.
"ETKİN PİŞMANLIK HABERLERİ GURURUMA DOKUNDU"
Cezaevinde televizyon izlerken etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edildiğine ilişkin altyazılar gördüğünü anlatan Köksal, "Hayatım boyunca onurumu ve gururumu korumak için yaşadım. Suç işlemişim ve itiraf etmişim gibi gösterilmek gururuma dokundu" dedi.
"REKLAM SEKTÖRÜNE YATIRIM KARARI ALDIM"
Reklam sektörüne giriş sürecini de anlatan Köksal, 2019 yılında farklı sektörlerde yatırım fırsatlarını araştırdığını, reklam ve medya alanına yatırım yapmaya karar verdiğini söyledi.
Murat Kapki ile üniversite yıllarından beri tanıştığını belirten Köksal, "Sektöre girmemde onun bilgi ve tecrübesinin etkisi oldu. Finansmanı benim sağlayacağım, sektörel bilgi katkısını ise Murat Kapki’nin sunacağı bir ortaklık modeli kurduk" ifadelerini kullandı.
“BVA REKLAM’A YATIRIMI BEN YAPTIM”
BVA Reklam’daki hisselerinin ilk aşamada Ahmet Köksal’ın üzerinde görünmesinin nedenini de açıklayan Köksal, o dönemde aile şirketi Karsal Örme’nin işleriyle yoğun şekilde ilgilendiğini söyledi.
"Şirket yönetimiyle ilgilenebilecek, güvendiğim birine ihtiyacım vardı. Ahmet benim kardeşim gibidir. Hisselerin onun üzerinde görünmesinin nedeni budur. Şirketlere yaptığım yatırımlar da verdiğim şahsi kefaletler de açıktır" dedi.
"URBAN MEDYA’YA MİLYONLARCA DOLARLIK FİNANSMAN SAĞLADIM”
2021 yılının sonunda Urban Medya’ya yatırım yaptığını anlatan Köksal, şirketin ciddi mali sıkıntılar içinde olduğunu gördüğünü söyledi.
Şirkete yaklaşık 3 milyon dolar finansman ve 3,5 milyon dolar yatırım desteği sağladığını belirten Köksal, "Bu yatırım için şahsi kefalet verdim, şahsi gayrimenkulümü ipotek ettirdim. Urban Medya’daki hisseler de yine iş yoğunluğum nedeniyle bir süre Ahmet Köksal’ın üzerinde kaldı" ifadelerini kullandı.
15:20 | VERİLEN ARANIN ARDINDAN İLK SAVUNMA BAŞLADI
Ahmet Köksal’ın avukatı Fatih Hacıfazlıoğlu, müvekkiline yöneltilen örgüt üyeliği suçlamasının Raffles Otel’de yapıldığı iddia edilen gizli toplantılara dayandırıldığını belirterek, duruşmada ifade veren Murat Kapki’nin bu toplantıların gerçekleşmediğini söylediğini aktardı. Köksal’ın Murat Ongun’u yalnızca birkaç kez uzaktan gördüğünü, Emrah Bağdatlı’yı ise hiç tanımadığını kaydeden Hacıfazlıoğlu, dosyada da bu kişilere ilişkin herhangi bir irtibat kaydının bulunmadığını savundu.
Hacıfazlıoğlu, müvekkilinin BVA Reklam’a ortak olduğu tarihin 2 Temmuz 2020 olduğunu, iddianamede suçlamaya konu edilen bazı ihalelerin ise bundan önce gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu ihalelerin yapılmasında müvekkilin hiçbir dahli yok" dedi. Köksal’ın şirketteki görevinin hukuki danışmanlık, sözleşme ve şartname incelemeleriyle sınırlı olduğunu, reklam sektörüne ilişkin bir tecrübesinin bulunmadığını ifade eden Hacıfazlıoğlu, şirketin ticari faaliyetlerinin başka isimler tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Savunmasında malvarlığı ve kara para aklama suçlamalarına da değinen Hacıfazlıoğlu, iddianamede yer alan taşınmazların büyük bölümünün miras yoluyla edinildiğini, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasına konu edilen işlemlerin ise Köksal’ın şirket ortağı olmadığı dönemde gerçekleştiğini belirtti.
14:40 I İMAMOĞLU'NDAN MÜJDAT GEZEN'E: 'MERAK ETME SENİN SİLİVRİ KAYIĞINDAN HİÇ İNMEDİM'
İmamoğlu salona gelirken, Müjdat Gezen’e "Müjdat abi seni çok seviyorum. Merak etme senin Silivri kayığından hiç inmedim" sözleriyle seslendi. Gezen de İmamoğlu’na "Ekrem, annene babana teşekkür ediyorum iyi ki doğmuşsun" diyerek yanıt verdi.
13:10 | İMAMOĞLU'NDAN KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ
Ekrem İmamoğlu, duruşmaya ara verildikten sonra salondan ayrılırken izleyicilere seslenerek şunları söyledi:
"Hepinizi çok seviyorum. Sabah söylediğim gibi, doğumuma vesile olan anneme babama soruşturma açmadılar henüz… İyi ki açmadılar… Ama her an açabilirler… Burada az önce bir arkadaşımız bayıldı. Aslında birçok insan büyük bir zalimlikle karşı karşıya. Burada çok kıymetli gazeteci dostlarıma teşekkür ediyorum. Uğur (Dündar) Abi nezdinde, hepsini saygıyla selamlıyorum. Sanatçı dostlarımızı görüyorum. Siyasi partilerden gelen dostlarımızı görüyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hepiniz dostlarımız, çalışma arkadaşlarımızsınız.
Burada büyük bir zalimlik yaşanıyor. Büyük bir zulüm altında, onur ve haysiyet mücadelesi veriliyor. Ama hiç kimse bir tek delille burada yatmıyor. Ama buna rağmen, buna laf eden, başından beri bu sürecin savcılığını yapan iktidarın başındaki zihniyete ve aynı dili kullanan, benim canım partimin başındaki kayyıma, bu insanlara ‘hırsız, rüşvetçi’ diyen iftira atan insanlara sözlerini bu masum insanlar adına aynen iade ediyorum."
13:05 | DURUŞMAYA ARA
İBB davasının bugünkü duruşmasında ilk ara verildi.
12:20 | "YILMAZ KAMUYU DOLANDIRMAMIŞTIR"
OMR Organizasyon’un sahibi Ömür Yılmaz’ın avukatı Coşkun Atılgan, OMR’nin cirosunun yüzde 92’sinin özel sektörden, yalnızca yüzde 8’inin kamudan geldiğini belirtti. Yılmaz’ın 2022’de teklif verdiği 14 işten 7’sini, 2023’te ise 20’den fazla işten 6’sını aldığını; Bu işlerin tamamlandığını, hak edişlerinde ve iş bitirmelerinde sorun yaşanmadığını savundu.
Avukat, iddianamenin Yılmaz yönünden tanık beyanlarına dayandığını belirterek, bu beyanların bir kısmının müvekkilini tanımayan kişilerin duyum ve değerlendirmelerinden, bir kısmının ise sanık konumundayken yeniden ifade veren kişilerin anlatımlarından oluştuğunu söyledi.
Atılgan, dolandırıcılık suçlaması yönünden 'hile ve desise'nin nerede olduğunun ortaya konulmadığını, Yılmaz’ın aldığı işleri eksik, ayıplı ya da geç yaptığına dair bir iddia bulunmadığını savundu. "Ömür Yılmaz kamuyu dolandırmamıştır" diyen Atılgan, kamu zararına ilişkin somut bir talep ya da tespit bulunmadığını belirterek müvekkilinin tahliyesini talep etti.
11:30 | ÖMÜR YILMAZ SAVUNMA YAPTI
Kültür A.Ş.‘nin Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak’ın savunma kürsüsünde fenalaşarak salondan çıkarılmasının ardından, organizasyon firması sahibi Ömür Yılmaz savunma yaptı.
Sahibi olduğu OMR Organizasyon Medya Reklam firmasını Eylül 2020’de kurduğunu söyleyen Yılmaz, "2021 yılında Medya A.Ş.'de ihale kazandım. 2022 Kültür A.Ş.'den ilk kez ihale aldım. Bu ihaleleri hep piyasanın altında yaptım. Usulsüzlük yapmadım. 2023’te 6 ihale kazandım. Haksız kazanç elde etmedim. 2024’te Kültür A.Ş.'de birçok ihaleye teklif verdim ama kazanamadım" dedi.
Tüm işlerinin fotoğraflarının kayıtlı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bırakın sisteme fazla para çıkarmayı, bazı tedarikçiler benden parasını çok geç aldığı için zor durumda kaldı. Bir tanesi de burada. Bana sürekli borcumu hatırlatıyor" diye belirtti.
İddianamede yer alan iddialara ilişkin savunma yapan Yılmaz, hakkındaki suçlamaların temelini oluşturan OMR Organizasyon'un Emrah Bağdatlı'nın kontrolünde olduğu, Murat Ongun'un talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve gerçeği yansıtmayan faturalarla sisteme para aktardığı iddialarını reddetti. Şirketin kuruluşundan bu yana tek ortağı ve yetkilisinin kendisi olduğunu belirten Yılmaz, kimsenin yönlendirmesi altında faaliyet göstermediğini savundu.
İddianamede kamu zararına dolandırıcılık kapsamında yer alan 82, 84, 86, 90 ve 91 numaralı eylemlere ilişkin savunma yapan Yılmaz, söz konusu ihalelerde işlerin eksiksiz yerine getirildiğini, kamu zararına yol açmadığını ileri sürdü. Eylem 82 kapsamında OMR'nin aldığı 7,5 milyon liralık işte yaklaşık 3,4 milyon liralık iş eksilişi yapıldığını ve 4,1 milyon lira fatura kesildiğini, 14,8 milyon liralık diğer işte ise iş artışı sonrası yaklaşık 15,5 milyon lira fatura düzenlendiğini anlattı. Şirketinin zarar değil, tahsil edemediği alacaklar nedeniyle mağdur olduğunu öne süren Yılmaz, diğer eylemler bakımından da aynı açıklamaların geçerli olduğunu söyledi.
Yılmaz, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bazı isimlerin ve tanıkların beyanlarını da kabul etmedi. Vedat Şahin'in OMR'nin Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı'nın kontrolünde olduğu, alt taşeronlara düşük bedelle iş yaptırıp yüksek tutarlı faturalar düzenlediği yönündeki sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Yılmaz, Şahin'in bu beyanlarını daha sonra geri çektiğini savundu.
Gökhan Köseoğlu'nun Emrah Bağdatlı'nın OMR'yi yönettiği ve şirketlerin yüksek kârlarla fatura kestiği yönündeki ifadelerinin çıkarıma dayandığını öne süren Yılmaz, Köseoğlu ile samimiyetinin bulunmadığını söyledi.
Kamil Taşçı'nın şirketinin İBB işlerinin büyük bölümünü aldığı yönündeki sözlerine karşılık ise 40 ihaleye katıldığını ancak yalnızca 14'ünü kazanabildiğini, bunların da sadece 2021, 2022 ve 2023 yıllarında gerçekleştiğini ifade etti. Mete Maden'in firmasıyla ticari ilişkisi bulunduğunu doğrulayan Yılmaz, yapılan işler karşılığında usulsüz fatura düzenlenmediğini savundu.
Deniz Dörtyol'un kendisine milyonlarca lira para teslim edildiği yönündeki beyanlarını da reddeden Yılmaz, Dörtyol'u tanımadığını ve hiç görüşmediğini söyledi. 2024 yılında Kültür A.Ş. veya Medya A.Ş.'den herhangi bir ihale almadığını vurgulayan Yılmaz, 2024 cirosunun 50 milyon lira olduğunu, buna rağmen kendisine 110 milyon lira para verildiği yönündeki iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu dile getirdi.
MASAK raporlarına dayandırılan para hareketleriyle ilgili soruların da hatalı olduğunu savunan Yılmaz, şirketini 2020 yılında kurmasına rağmen kendisine 2012-2017 yılları arasındaki işlemlerin sorulduğunu söyledi. Şirket içi para transferlerinin de şüpheli işlem gibi değerlendirildiğini belirten Yılmaz, emniyette kendisine yöneltilen bazı hesap hareketlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
2021 yılında Medya A.Ş.'den 1, 2022 yılında Kültür A.Ş.'den 7, 2023 yılında ise 6 ihale kazandığını, sonraki yıllarda ise ihaleleri kazanamadığını belirtti. Katıldığı 40 ihalenin yalnızca 14'ünü aldığını, işlerinin büyük bölümünün özel sektörden geldiğini söyledi. Murat Ongun'u hiç görmediğini ve kendisiyle tek bir telefon görüşmesi dahi yapmadığını ifade eden Yılmaz, Emrah Bağdatlı ile ise sektörel ve sosyal çevre nedeniyle görüştüğünü, Galatasaray maçlarında ve ortak arkadaş ortamlarında bir araya geldiklerini anlattı.
11:10 | ERDİNÇ ÇOLAK KÜRSÜDE FENALAŞTI
Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, "Sayın heyet, bugün 403. gün. 403 gündür bir beton tabutun içindeyim. Bu süre zarfında eğer dünya turuna çıkmış olsaydım büyük ihtimalle şu an dünya turunu tamamlamış olurdum. Ama ben sadece burada yaklaşık 2 saat konuşmak için 403 gün bekliyorum. Yaklaşık 9 bin 600 saat. Ve şu an burada 2 saat bir savunma vereceğim. Yetmezmiş gibi, gidip, yaklaşık bir 3 saat daha bu beton tabutun içinde bekliyor olacağım. Aslında benim için yapmanız gereken çok basit bir şey var: Kamu İhale Kanunu'na bakın. Bilirkişi, raporunu sunduğunda, ona bakmış olsaydınız belki bugün burada tutuklu olmayacaktım. Ama buna rağmen siz beni burada tutuklu olarak tutuyorsunuz. Benim sağlık sorunlarım olduğunu da iyi biliyorsunuz" dedi.
Yaşadığı ciddi sağlık sorunlarından bahseden Çolak, "Benim 2 tane kalp operasyonu geçirdiğimi, 7 tane kalp stentim olduğunu, 1 kalp damarımın değiştiğini, hipertansiyon hastası olduğumu ve o beton tabutun içinde ölmemek için günde 16 tane ilaç içmem gerektiğini biliyorsunuz Başkanım. Bu da yetmezmiş gibi benim devlet memuru olmadığımı da biliyorsunuz. Şirketimden 1 kuruş para almadığımı, aynı zamanda nafaka ödemem gerektiğini ve benim burada cezalandırırken, evlatlarımı da dışarıda cezalandırmış oluyorsunuz. Hakkımda ne MASAK raporu, ne HTS kaydı var ne de herhangi bir gizli tanık veya başka bir tanık tarafından verilmiş olumsuz bir ifade bile yok Başkanım" ifadelerini kullandı.
Ardından, özgeçmişini anlatan Çolak, "Balıkesirliyim. 2 tane evladım var. İstanbul Üniversitesi'nde 4. üniversiteme başladım. 2002-2006 yıllarına kadar Balıkesir'de yazılım geliştirdim. Server ve network sistemleri kurulumu ile desteğini verdim. 2006 yılında Endüstri Mühendisliği'nden iş teklifi aldım ve proje sektörüne geçiş yaptım" diye konuştu.
"Başkanım, biraz şekerim yükseldi..." ifadeleriyle savunmasına devam edemeyen Çolak, bu cümleyi kurduktan sonra fenalaştı ve en yakınındaki sanık sandalyesine oturtuldu. Hemen yanına gelen Çolak’ın avukatı, "Her cezaevi aracında böyle oluyor..." dedi.
Diğer tutuklu isimler ve jandarma Çolak’ın başında bekliyor, sağlık görevlilerinin salona gelmesi bekleniyor. Erdinç Çolak, daha sonra salona gelen sağlık ekipleri tarafından salondan çıkarıldı.
Aykut Erdoğdu, Çolak hakkında, "Cezaevi aracında da hep böyle oluyor. Kan ter içinde kalıyor" dedi. Çolak'ın avukatlarının iddiasına göre ise Erdinç Çolak bayram boyunca diyabet ilaçlarına erişemedi.
Gelişmelerin ardından duruşmaya 15 dakika ara verildiği duyurulmuştu ancak Mahkeme Başkanı daha sonra ara vermekten vazgeçti. Diğer tutuklu isim olan reklamcı Ömür Yılmaz kürsüye gelerek savunmasına başladı.
İBB Davası 12.hafta 44.gün
— Gamze Altunay (@gamzealltunay) June 3, 2026
Ekrem İmamoğlu’nun doğum günü, pankart ve pastalar içeri alınmadı.
Dilek Kaya İmamoğlu: buradaki son doğum günü olsun inşallah, öyle umut ediyorum. pic.twitter.com/70x0SSp0U2
11:00 | İYİ Kİ DOĞDUN PANKARTLARI
Ekrem İmamoğlu salona gelirken seyirci sıraları "İyi ki doğdun" pankartlarını kaldırdı.
İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, "Canım sevgilim iyi ki doğdun" diye seslendi. Salona girişi sırasında Ekrem İmamoğlu ise, "Fazla uzatmayalım 'niye doğurdun?' diye anneme babama dava açarlar" dedi.
Ekrem İmamoğlu’na mahkeme salonundaki doğum günü sürprizine jandarma müdahale etmek istedi. pic.twitter.com/cZdXrT3wdI
— İstanbul Büyükşehir Haber (@ibbhaaber) June 3, 2026
Dilek İmamoğlu, duruşma salonuna girmeden önce basın mensuplarına, "Buradaki son doğum günü olsun inşallah, öyle umut ediyorum" ifadelerini kullandı.






