İBB davasında 52. duruşma günü: Buğra Gökce’nin avukat savunmaları devam ediyor
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasında 52. celse görülüyor. Dünkü duruşmada tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce'nin savunması alındı. Bugünkü duruşma, sanık ve avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam edecek. Yarın tutukluluk incelemesi yapılacak.
CUMHURİYET Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 77'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 52. celsesi görülüyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada sanık ve avukatlarının savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
Davanın 52. günü itibariyla savunması henüz alınmamış 14 tutuklu kalırken duruşma bugün, savunmasını dün tamamlayan İPA Başkanı Buğra Gökce’nin avukatlarından Aynur Tuncel Yazgan’ın savunmasıyla devam ediyor.
18:45 - "TEK İLKE EDİNDİM: HUKUKA VE KAMU YARARINA BAĞLI KALMAK"
İddianamedeki 15 eylemle suçlandığını hatırlatan Gülten, "Tarafıma yöneltilen isnatlar; görev, yetki ve sorumluluk sınırlarım, idari hiyerarşideki konumum ve şahsıma atfedilebilecek somut bir işlem, talimat, müdahale veya kişisel tasarruf ortaya konulamadığından hukuki dayanaktan yoksundur" diye konuştu.
Meslek hayatını kısaca özetleyen Gülten, İBB’de göreve geldiği dönemden itibaren İstanbul genelinde 6 bin 158 denetimin gerçekleştirilmesini sağladığını, 257 yapı için ilçe belediyeleri kapsamında tutanak düzenlendiğini ve 88 yapıda yıkım gerçekleştirildiğini belirtti:
"Sayın heyetinize kısaca özetlediğim meslek hayatımdan da anlaşılacağı üzere, tüm meslek hayatım boyunca kendime tek bir ilke edindim: Kamu gücünü kullanırken ne kişisel korkularla hareket etmek ne de kişisel menfaat gözetmek; yalnızca hukuka ve kamu yararına bağlı kalmak."
"SORUŞTURMA BAŞLATAN GİZLİ TANIKLAR BUHARLAŞTI"
İfadelerine iddianamede yer verilmeyen gizli tanık Ladin’in beyanıyla hakkında inceleme başlatıldığını belirten Gülten, Ladin’in 32 adet silüet onayıyla ilgili dosyayı savcılığa sunduğunu, bu beyanın da bilirkişi incelemesiyle dayanıksız olduğu ortaya çıktığını söyledi:
"Emniyet aşamasında bana yöneltilen sorular arasında bulunan ve iddianamede buharlaşan gizli tanık Ladin’in anlatımı ile savcılığa verdiği liste üzerinden, iddianamenin kurgusu gereği 'imar süreçlerinde ve Mimari Estetik Komisyonu‘nda bir şeyler vardır' diyerek yola çıkıldı."
Gülten, hakkında ifade veren bir diğer gizli tanık Zeytin’in beyanlarının da ciddiye alınmadığını ancak ifadesinde ismini "Ramazan Gültekin" şeklinde telaffuz etmesi sebebiyle iddianamedeki örgüt şemasında da bu şekilde geçtiğini aktararak şöyle devam etti:
"Hakkımda somut bir ifade veremeyen bir başka gizli tanık ise Zeytin’dir. İfade veremeyen diyorum çünkü bu gizli tanık "Ramazan Gültekin" adında birinden bahsetmektedir. İddianamede yer alan örgüt şemasında da fotoğrafımın altında bu isim yazmaktadır. Kimliğimi dahi doğru tespit edemeyen; Ayrıca görev alanımın Boğaziçi ön görünüm bölgesine ilişkin olmadığını bilmeyen bir gizli tanığın beyanlarına, iddia makamı da itibar etmedi. Bu nedenle söz konusu anlatımlar kapsamında tarafıma herhangi bir suç isnadı yöneltilmedi."
Gülten, görevli olduğu birim kapsamında soruşturmaya neden dahil edilmiş olabileceğini ise şu sözlerle değerlendirdi:
"Sayın Başkan, belediyeler nezdinde yürütülen imar ve ruhsat süreçleri, doğası gereği ekonomik menfaatlerle doğrudan bağlantılıdır. Bu bağlamda hukuka uygun olarak verilen bir 'hayır' cevabı, çoğu zaman birileri için ciddi ekonomik kayıplar anlamına gelmektedir. Bu sebeple, hukuka uygun hareket edilmesine rağmen beklentileri karşılanmayan kişiler, kamu görevlilerini hedef alabiliyor. Bu kişiler kendi sorumluluklarını yerine getirmeden, hayalini kurdukları projelere ruhsat verilmediği ya da iskan düzenlenmediği yönünde kamu görevlilerine yönelik suçlamalarda bulunulduğu bir çok kez görülmektedir. Benim suçlandığım eylemlerde de benzer tutumların söz konusu olduğu anlaşılacaktır. Zira görevim gereği ben, kaçak yapılaşma ve mevzuatın uygulanması gibi birçok durumda ‘hayır’ demek zorunda kaldım ancak hiçbir zaman bir menfaat karşılığında ‘evet’ demedim."
"ADAM BURADA 80 MİLYAR DOLARLIK RANT ANLATTI AMA BURADA BİZ TUTUKLUYUZ"
Ramazan Gülten savunmasında son 15-20 yılda İstanbul’da yapılaşmaya açılan alanlar ile kentin nasıl ranta teslim edildiğini ve silüetinin nasıl bozulduğunu örnekler ile ortaya koydu.
Mahkeme Heyet Başkanı araya girerek "İstanbul'un tüm imar durumunu dinleyecek miyiz? Bunların bizimle ne ilgisi var?" diye sordu. Diğer sanıklar heyete tepki gösterdi.
Ramazan Gülten son örneğini tamamladıktan sonra "Burada kesebiliriz" dedi. Heyet Başkanı ise yarın devam edileceğini söyledi.
Aykut Erdoğdu salondan ayrılırken "Adam burada 80 milyar dolarlık rant anlattı ama burada biz tutukluyuz" dedi.
Ekrem İmamoğlu ise gazetecilere, "Ramazan'ın söylediklerini bütün Türkiye'ye anlatın rica ediyorum" dedi ve ardından seyirci sıralarına dönerek "Özgür başkanlar bizim onurumuzdur hepinizi öpüyorum" diye ekledi.
18:20 - GÜLTEN: "YEDİ AY NE İLE SUÇLANDIĞIMI BİLMEDEN GEÇTİ"
Üsküdar sahilinde yapılan bir yıkımda saldırıya uğramasıyla kamuoyunun yakından tanıdığı İBB İmar Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten, savunmasına başladı. Gülten, tutuklu bulunduğu süreçte kızı Maya dünyaya gelirken kızının doğumuna katılmasına da izin verememişti.
Gözaltına alındıktan sonra kendisine, daha önce İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından karara bağlanmış iddiaları içeren bir tevdi raporu ile gizli tanık beyanlarının sorulduğunu belirten Gülten, "Hayatının tamamını kamu hizmetine adamış bir şehir plancısı ve bürokrat olarak 7 ay ne ile suçlandığımı bilmeden geçti. Düzenlenen iddianamede hakkımda irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütüne üyelik gibi son derece ağır suçlamalar ileri sürüldüğünü öğrendim" diye konuştu.
İBB soruşturmasına dahil edildikten sonra yaşadığı mağduriyeti de anlatan Ramazan Gülten, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben 20 yıldır şehir plancısı ve 17 yıldır ise kamu emekçisiyim. Mesleki bilgi ve birikimimi, beni yetiştiren Cumhuriyet’e ve halkıma faydalı olabilmek için kullandım. 20 yıllık meslek hayatımın sonunda, krediyle edindiğim İstanbul Maltepe’de bir evim ve bir aracım bulunmaktadır. Eşimle birlikte, maaşlarımızla güçlükle ödediğimiz borç ve kredileri, tutuklandıktan sonra maaşımın düşmesi nedeniyle ödeyebilmek için evimi satışa çıkarmak zorunda kaldım. Ancak hakkımda çıkan haberler ve karalamalar nedeniyle, İBB dosyasından tutuklu olduğumu öğrenen alıcılar vazgeçti. Evi satamayınca aracımı sattım. Tüm mal varlığım bundan ibarettir. Evimizde yapılan aramada ise yalnızca 1 çeyrek altın ve 100 dolar bulunmuş ancak aramayı gerçekleştiren polisler bunları tutanağa dahi geçirmemiştir."
17:55 - AVUKAT DOSYADAKİ ÇELİŞKİLERİ AKTARDI
Aradan sonra Metin Bal’ın avukatı Faruk Emre Akı savunmasını yaptı.
"Bugün dosyaya yeni bir evrak sunulmuş. İBB, yaptığı araştırmada Kültür A.Ş. açısından bir kamu zararı tespit edilemediği sonucuna varmış" diyen Akı, iddianameyi de eleştirdi.
Dosyadaki HTS kayıtlarıyla ilgili de konuşan Akı, şunları aktardı:
"Dosyada Metin Bal’ın yanında tutuksuz bir müvekkilim de var. Onun için HTS raporu düzenlenmiş ve 500 metre yarı çaptaki baz kayıtları alınmış. Metin Bey için ise 300 metre yarı çaptaki baz kayıtları dosyaya eklenmiş. Bu işte bir standart olması gerekmiyor mu? Standart bir ölçüt düzenlenmezse, örneğin Ekrem Başkan’ı da herkesle yan yana getirebilirsiniz."
Müvekkilinin, üç kez etkin pişmanlık ifadesi verdikten sonra tahliye edilen Deniz Dörtyol’un avukatsız bir şekilde verdiği ifadelerle tutuklandığını belirten Akı, şöyle devam etti:
"Metin Bal’ın suçlandığı 11 ihale, 2024 yılı öncesi. Ancak Deniz Dörtyol 2024’ten öncesine ilişkin konuşmuyor bile. Yalnızca ismini vermiş."
Akı’nın savunmasının ardından İBB İmar Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in savunması başladı.
15:41 | KÜLTÜR A.Ş. ÇALIŞANI METİN BAL'IN SAVUNMASINA GEÇİLDİ
Kültür A.Ş. çalışanı Metin Bal, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. "Hakediş hesabı yapmadım, onayını vermedim, sözleşme imzalamadım, bana verilen görevleri yerine getirdim" diyen Bal, itirafçılardan Gökhan Köseoğlu'nun ifadesinin kendisinin lehine olduğunu, usulsüz işlem yapmadığını söylediğini ancak iddianamede aleyhineymiş gibi yorumlandığını kaydetti.
Katıldığı ihalelerde hiçbir usulsüzlüğe şahit olmadığını, kimseden talimat almadığını, kimseye öncelik sağlamadığını belirten Bal, "İddianamede hakkımda hiçbir somut delil olmadığını belirtmek istiyorum" dedi.
15.12 | Duruşma verilen aranın ardından yeniden başladı. Savunmasına devam eden avukat Yazgan, Gökce'nin örgüt üyesi olup olmadığını varsayımlar üzerinden anlatmaya çalıştıklarını belirterek, "İddianame içinde Buğra Gökce'ye 'İPA Yönetim Kurulu Başkanı olarak sen örgüt adına şu suçu işlemişsin' diye bir açıklama yok" ifadelerini kullandı.
Yazgan, Buğra Gökce'nin tahliyesini ve beraatini talep etti.
14.35 I YAZGAN’IN SAVUNMASI DEVAM EDİYOR
Verilen aranın ardından tutuklular, duruşma için tekrar salona getirildi. Daha önce Silivri’deki duruşmaları takip eden 92 yaşındaki yurttaş Ali Karasu da izleyici kısmında yerini alırken Ekrem İmamoğlu, Karasu’yu izleyici sıralarında görürken "Ali Amca ellerinden öpüyorum" diye seslendi. Karasu da "Sen dünyasın, dünya" diyerek İmamoğlu’na seslendi.
İPA Başkanı Buğra Gökce’nin avukatlarından Aynur Tuncel Yazgan, savunmasına devam ediyor.
12:50 I İLK ARA VERİLDİ: "BENİM İÇİN KOMAR ÇİÇEĞİ TOPLA"
Savunmasının ilk kısmında idare hukukuna yönelik konuştuğunu belirten Yazgan, savunmasının ikinci kısmında ceza hukuku yönünden konuşacağını belirtirken Mahkeme Başkanı, duruşmaya ilk arayı verdi.
İmamoğlu, araya giderken izleyiciler arasında Trabzon Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ı görürken "Hepinize çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. İyi ki varsınız. Gazetelerimizi takip ediyorum. Öyle söyleyeyim. Mustafa Bey, hoş geldin. Trabzon’un yaylalarına çık, benim için komar çiçeği topla, komar çiçeği. Tamam mı?” diye seslendi.
11:00 I SAVUNMA BAŞLADI
İPA Başkanı Buğra Gökce’nin avukatlarından Aynur Tuncel Yazgan savunmasında Ergenekon, Balyoz, Şike, KCK gibi davalarda proje bazlı çalışmalar yapıldığını ve bunun 2005’te yürürlükten kalktığını belirterek "İnşallah bu soruşturma da bir mevzuat artığı ve kötü uygulamalarının örneği olan bir proje değildir. Buna canı gönülden inanmak istiyorum" diye konuştu.
Buğra Gökce’nin ihaleleri iptal etmemekle suçlandığını ancak bilirkişi ve tevdi raporlarıyla birlikte iddianamede de Gökce’nin suçlandığı ihaleleri iptal etmesinin gerekli olduğunun yazılmadığını belirten Yazgan, “Savcılık dava açarken Buğra Bey ile aynı kararda imzası olan AKP’li encümen üyelerini ayırdı. Onların hiçbiri bu dosyada şüpheli değil. İddianame ayrımcı davranıyor” diye konuştu.




