İBB davasında 90. gün... İmamoğlu'ndan iktidara sert tepki: 'Elimizdeki tüm varlıklara göz koyan...'
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 57'si tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 90'ıncı günü, Silivri’de devam ediyor. Dosyanın ilk etkin pişmanlıkçısı olan Murat Abbas’ın bugün savunma yapması bekleniyor.
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 57'si tutuklu 436 sanıklı İBB davasının Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda görülen 90'ıncı gününde devam ediyor.
Dün 11 tutuksuz sanığın savunma yapmasıyla 325 tutuksuz isimden 286'sı savunmasını tamamladı. 17 Ağustos’ta başlayan ikinci celse kapsamında 39 kişinin daha savunmaları alınacak.
MAHKEME BAŞKANI "TARİH" VERMİŞTİ
Dünkü duruşmada mahkeme başkanı, eylül ayının sonunda tamamlanması planlanan ikinci celseyi 15 Ekim tarihine kadar tamamlamayı hedeflediklerini açıkladı.
Mahkeme başkanı ayrıca, Ağaç AŞ’ye yönelik ek iddianame ile dosyaya tutuklu olarak dahil edilen 6 kişinin savunmalarına Perşembe günü başlanacağını açıklarken günün devamında ise dosya üzerinden bir tutukluluk incelemesi yapılması bekleniyor.
Dünkü duruşma gününde son savunmayı, 5 kez etkin pişmanlık ifadesi vermesinin ardından tahliye olan, dosyanın önemli isimlerinden İBB Harita Mühendisi Yakup Öner yapmıştı. Öner'in sorgusu ise tamamlanamadı.
İşte Silivri'de anbean yaşananlar...
19.00 | DURUŞMA SONA ERDİ
Abbas’ın sorgusu devam ederken mahkeme başkanı, avukatların Abbas'a sorularını yarın yöneltmesini isteyerek duruşmayı sonlandırdı.
Abbas ise "Ben savcılıkta ifade verdim, burada da soruları yanıtladım. Avukatların sorularına cevap vermeyeceğim" derken Mahkeme Başkanı "Olur mu öyle şey, yarın geleceksin" dedi.
Abbas, gazetecilerin "Yarın gelecek misiniz?" sorusunu ise "Bilmiyorum, avukatlarım takip edecek" diyerek yanıtladı. Abbas salondan ayrılırken bazı izleyiciler "İnsanlar aylardır senin yüzünden yatıyor. Allah katında hesap vereceksin, seni Allah’a havale ediyoruz" diyerek tepki gösterdi.
Bugün 3 kişinin savunması alınırken 325 tutuksuz sanıktan savunması tamamlanan kişi sayısı 289 oldu. Henüz savunma yapmayan 36 kişi kaldı.
Öte yandan davada yarın bir tutukluluk incelemesi daha yapılması bekleniyor. Bu kapsamda yeni tahliyeler olabilir.
18.00 | SANIKLARDAN SORU YAĞMURU
Savunması ve kısa çapraz sorgusunun ardından çok sayıda tutuklu sanık Abbas'a soru yöneltti.
Murat Ongun, Abbas’a, "Naylon faturaya şahit oldunuz mu?" diye sorarken Abbas, "Olmadım" yanıtını verdi. Ongun’un "Sistem diye bir ifade duydunuz mu?" sorusunu ise "Buna cevap vermek istemiyorum. Benimle ilgili değil" diye yanıtladı.
17.00 | İLK ETKİN PİŞMANLIKÇI MURAT ABBAS KÜRSÜDE
Değercan’ın ardından kürsüye, İBB dosyasının ilk etkin pişmanlıkçısı, Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas geldi.
Abbas, savunmasında etkin pişmanlık ifadelerindeki hususları tekrar ettiğini söyledi. Hakkındaki 21 eylem kapsamında suçlamaları kabul etmeyen ve görevi gereği çok sayıda belgeye imza attığını belirten Abbas "Yöneticilik sorumluluğundan kaçmıyorum. Ancak yöneticilik sorumluluğu ile bir suçun işlendiğini bilerek ve isteyerek o suça iştirak etmek birbirinden farklı şeylerdir" dedi.
İddia edilen hileli mekanizmayı işlemlerin gerçekleştirildiği tarihlerde bilmediğini ve buna bilerek iştirak etmediğini söyleyen Abbas, "Hiçbir firmayı kayırmak veya herhangi bir kişiye haksız kazanç sağlamak amacıyla hareket etmedim. İddia edilen hileli organizasyonun bir parçası olmadım" dedi.
Abbas ayrıca ev hapsinin 18. ayına girdiğini belirterek adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi. "Hayatımı sürdürebilmek ve geçimimi sağlayabilmek için yeniden çalışmak zorundayım" diyen Abbas, hakkındaki suçlamalardan beraatını ve başta ev hapsi olmak üzere tüm adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
15.50 | SAVUNMALAR SÜRÜYOR
Verilen aranın ardından duruşma devam ederken sanık kürsüsüne gelen ilk isim, reklam şirketi sahibi Eray Demir oldu.
Kültür A.Ş.’den ödemelerini almakta zorlandığı dönemde arandığını belirterek, "2024 yaz sonuna doğru telefonla aranarak tarafıma fatura ileteceklerini ve bu faturanın ödenmesi gerektiği söylendi. Ne faturası dediğimde ise Emrah Bağdatlı’nın yönlendirdiği söylendi" dedi.
'Çiğdem' isimli bir kişinin kendisini aradığını söyleyen Demir, 27 Eylül’de 60 bin, 12 Kasım’da 45 bin 288 lira olmak üzere toplam 105 bin lira ödeme yaptığını belirterek, "Ben bu ödemeleri sadece ticari faaliyetimin aksamaması için yapmak zorunda kaldım. Ödemelerimi alamamak, biraz daha gecikmesi durumunda ticari faaliyetlerim çıkmaza girecek, bu durum beni iflasa kadar sürükleyecekti. Mağduriyetimden faydalanıp beni mağdur ettiler" ifadelerini kullandı.
MURAT ONGUN SÖZ ALDI
Daha sonra soru sormak için söz alan Murat Ongun, Demir’in kaşesinin etkin pişmanlıktan faydalanan reklamcı Muhittin Palazoğlu’nun şirketlerinin bulunduğu adreste bulunduğunu hatırlatırken Demir, “Bir diğer reklamcı Deniz Dörtyol’u ziyaret için gitmiştim plazaya. Kendisiyle orada görüşmemize istinaden unutmuş olabileceğimi düşündüm” dedi.
Ongun’un “Siz kendisiyle iş yapmıyorsunuz, arada bir ziyaretinizde cebinizde kaşeyle gidip o kaşeyi orada unutuyorsunuz, öyle mi?” sorusuna da “Unuttuğumu söylemiştim zaten” yanıtını verdi.
Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya ise Demir’in savcılık ifadesinde ödemeleri “iş bağlantılarını sürdürebilmek ve sektörel varlığını koruyabilmek için yaptım” dediğini ancak savunmasında "Hangi şirkete fatura kesileceğine kadar bize açıkça söylendi" beyanında bulunduğunu hatırlatarak “Bu algı beyanı ile kesin beyan arasındaki çelişkiyi nasıl açıklıyorsunuz?” sorusunu yöneltti.
Demir, “Bir cevap vermek istemiyorum” diye yanıtladı.
Daha sonra kürsüye gelen etkinlik şirketi sahibi Mustafa Değercan da Kültür AŞ’den hakediş ödemelerini almak için firari Emrah Bağdatlı’ya yönlendirildiğini ve BYZAG firması yetkilileriyle iletişime geçerek kendilerine ödeme yaptığını söyledi.
Savunmasının ardından söz alan Murat Ongun, Değercan’ın şirket kaşesinin etkin pişmanlıkçı Deniz Dörtyol’un ofisinde bulunduğunu belirterek “Arkadaşınıza ziyarete giderken yanınızda şirket kaşesi mi taşıyordunuz?” sorusunu yöneltti.
Değercan, “Kaşe vardı çünkü şirketimi ona devrettim” diye yanıtlarken Ongun, “Şirketi operasyondan sonra devrettiniz. Ama ziyaret tarihi 2025 başı” derken Değercan “Ofisinin orada olduğunu biliyorum, o yüzden oraya gidiyordum” diye konuştu.
15.00 | DURUŞMAYA İLK ARA VERİLDİ
Öner’in sorgusu ve ardından avukatlarının savunmalarının ardından duruşmaya ilk ara verildi.
14.00 | "ERTAN YILDIZ SÜSLEYİP SÜSLEYİP SÖYLEMİŞ, BEYANLARINA İTİBAR ETMEDİM"
Öner'in sorgusu devam ederken söz alan İBB Spor Kulübü Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce ise Öner’e dosyada yer alan iş insanı Süleyman Atik ile komşuluk, arkadaşlık ve iş ilişkilerini sırasıyla sorarken Öner, bu sorulara da "Cevap vermek istemiyorum" dedi.
Ardından söz alan Ceyhun Avşar’ın avukatı Abuzer Uzun da müvekkilinin yalnızca 140. eylem kapsamında etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız’ın beyanları doğrultusunda tutuklu olduğunu belirtti.
Öner’e Ertan Yıldız’ın, Avşar'ın suçlandığı eylemlere ilişkin duyduklarının tamamını kendisinden duyduğunu söylediğini hatırlatan Uzun “Ertan Yıldız, aslına bakarsanız 140. eyleme ilişkin duyduklarının tamamını sizden duyduğunu söylüyor. Siz ona bir şey anlattınız mı?” diye sordu.
Öner ise Ertan Yıldız’ın ifadelerine yönelik değerlendirmesinde “Ertan Bey, birçok hususu süsleyip süsleyip söylemiş. Ben ifadelerini okudum. Çok itibar ettiğim bir beyan değildi” yanıtını verdi.
13.00 | 10 KEZ TEKRARLANAN ‘CEVAP VERMEK İSTEMİYORUM’ CÜMLESİ
Ardından İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, Öner’e belediyecilik döneminde kamuya kazandırılan projeleri, 2019 öncesinde benzer bağış uygulamalarının bulunup bulunmadığını ve İmamoğlu’nun kendisini hangi gerekçelerle görevlendirdiğini sordu.
Öner, "Hayatım boyunca hiçbir zaman üçüncü kişilere menfaat sağlanan bir masada bulunmadım" derken 2019 öncesi işleyişten haberdar olmadığını söyledi.
Pekin’in daha sonra Öner’in gözaltı, tutukluluk ve ifade süreçlerine ilişkin yönelttiği 10 farklı soruya Öner, "Cevap vermek istemiyorum" yanıtını verdi.
Bunun üzerine Pekin, cevap verilmeyen sorularla alınan ifadelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Pekin, sanık sorgusunun ardından CMK 215 kapsamında beyanda bulunma hakkının da tanınması gerektiğini söyledi.
Mahkeme Başkanı ise duruşmanın sanık sorgusu aşamasında olduğunu, Öner’in cevaplarına ilişkin soru sorma hakkının bulunduğunu ancak ayrıca açıklama yapması için mikrofon verilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.
12.45 | "TANIMADIĞIM İNSANLARI NASIL GÖREVLENDİRMİŞ OLABİLİRİM?"
Daha sonra söz alan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ise Öner’in dün savcı sorgusunda Şahan’ın İBB’deki iştiraklerindeki kadroları dizayn ettiği ve kendisinin önünü kapadığı şeklindeki beyanlarını sordu.
Şahan, Öner’e "Burada insanların nasıl işe aldıklarını dinledik, süreçlerini dinledik. Pek çoğu zaten İBB’ye bir önceki yönetimden gelme. Bende telefonları bile yoktur. Samimiyetle soruyorum, benim bu değerlendirmeyi herhangi bir somuta dayanarak mı yapıyorsunuz bu dizayn etme meselesini?" sorusunu yöneltti.
Öner ise "Bunlar benim izlenimlerimdir. Bunları ispat edecek halim yok. Bunlar sadece söylemsel ifadelerimdir ama ben hala bu şekilde düşünüyorum. Burada ne ben bunu ispat edebilirim ne siz olmadığını ispat edebilirsiniz. O tamamen gözlemsel bir durum" yanıtını verirken Şahan da Öner’e tepki göstererek "Yakup Bey, tanımıyorum diyorum insanları. Telefonları yok diyorum insanların. Somut olay da ortaya koyamıyorsunuz. Dün de görev almanıza benim engel olduğumu söylediniz" dedi.
Öner ise "Siz engel oldunuz demiyorum. Benim yol yürüyüşüme engel oldunuz. Teknik olarak beni kendinize rakip gördüğünüz için hiçbir zaman önüm açılmadı" ifadelerini kullandı.
12.30 | "SİSTEM DERKEN YOLSUZLUĞU DEĞİL YÖNETİM MEKANİZMASINI KASTETTİM"
Daha sonra Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun da Öner’e soru sormak için söz aldı.
Öner’e iddianamedeki iki eylemde kendisinden herhangi bir talimat ya da baskı görüp görmediğini soran Ongun’a yanıt veren Öner, bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Ongun daha sonra iddianamenin büyük kısmında yer alan ve para toplama mekanizması olarak yaratıldığı öne sürülen ‘sistem’ kelimesiyle ilgili Öner’e soru sordu.
Ongun, "Bu 'sistem' kelimesi sizin ifadenizde küçük harfle yazılmış ama sanki bir yolsuzluk mekanizması anlatılır gibi anlatılan başka ifadelerde büyük harfle yazılmış. Nedir bu sistem?" dedi.
Bunun Üzerine Öner "Ben daha çok, işleyen bir mekanizma anlamında kullandım" diye yanıtladı.
Öner'in yanıtı sonrası sorusuna devam eden Ongun, "Yani siz öyle iddia konusu olduğu gibi bir yolsuzluk mekanizmasını kastetmiyorsunuz burada?" diye sordu.
Öner ise "Hayır. Ben yönetim mekanizmasından bahsettim” diye konuştu.
11.50 | DURUŞMA BAŞLADI: İMAMOĞLU'NDAN İDDİA MAKAMINA TEPKİ
Tutuklu ve tutuksuz sanıkların, avukatların, gazetecilerin, izleyicilerin ve mahkeme heyetinin yerini almasının ardından duruşma başladı.
Duruşma, Yakup Öner'in sorgusuyla devam ederken soru sormak için ilk sözü Ekrem İmamoğlu aldı.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Kıymetli halkımıza sesleniyorum. Dün iddia makamı, kendi yazdıkları rakamları alt alta toplayarak, 40-50 milyon dolar diyerek, sanki burada bir yolsuzluk rakamını belirlemiş, tespit etmiş gibi algı süreci yapmıştır. Bizim belediyeciliğimiz Beylikdüzü ve İstanbul modeliyle tarihe geçmiştir.
Tarifsiz değerlere ulaşan ve kamuya değerler kazandıran, kamuya hizmet eden, halk için, kamucu vatandaşın yanında icraatçı bir belediyecilikle milletimizin kalbini kazanmıştır. İstanbul'da da 3-5 kişinin menfaatini ve bir avuç eşi, dostu değil, tarih yazan liyakatli kadrolarla yalnızca oy verene değil, 16 milyona hizmet vermenin büyük onurunu ve gururunu yaşadık. Altyapıdan üst yapıya milletin parasını millete harcayarak tarih yazdık."
Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'nun sözlerini soruya bağlamasını talep ederken İmamoğlu sözlerini şöyle noktaladı:
"Elimizdeki tüm varlıklara göz koyan hükümet Galata Kulesi'ni, Yerebatan Sarnıcı'nı, belediyenin Boğaz kıyısındaki yapılarını, Gezi Parkı’nı hatta Saraçhane binasını ve daha yüzlercesini elimizden alma işlemi yaparken vergi borcu ve SGK borcunun üzerimize çullanarak bizi engellemeye çalışırken, biz İstanbul'a Beylikdüzü'ne hizmet üretmeye devam ettik. Vergi borcumuzu, SGK borcumuzu sıfırlarken hizmette zirve yaptık. Kamu lehine tarih yazdık. Yazılan İstanbul modeli bu şehri, bu şehri güzel İstanbul'u aşarak, başta deprem bölgesi olmak üzere ,Türkiye'nin her bölgesinde muhteşem hizmetlere katkı sunmuştur. 12 yıllık başarımıza Allah şahittir, millet şahittir.
Ben burada yaratılan dedikoduyla, tehditle oluşturulan sanık ifadelerini ve bunun üzerinden yürütülen algı operasyonlarını, sanık hallerini, bütün bunları yaratan senaryoyu yazanları reddediyorum. Milletimizin içi rahat olsun, tek bir haram kuruş boğazımızdan geçmemiştir Sayın Başkan."




