İBB Davası'nda 92.gün: Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'dan gece yarısı sevkine sert tepki!

İBB Davası'nda 92.gün: Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'dan gece yarısı sevkine sert tepki!

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 92'nci günü, Silivri’de devam ediyor. Cumhuriyet, gelişmeleri anlık olarak Silivri’den bildiriyor.

SEÇİLMİŞ İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda görülen 92'nci gününde devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü yapılan son duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Sinan Sepetçi, Hasan Tahsin Sönmez, Turgay Tokdemir ve Ceyhun Avşar'ın tahliyesine karar vermişti.

Davada yer alan 325 tutuksuz sanıktan savunma yapacak 27 kişi kalırken Ağaç A.Ş.'ye yönelik düzenlenen ek iddianameden gelen 29 kişinin de bu hafta dinlenmesi planlanıyor.

İşte Silivri'de anbean yaşananlar...

14.00 | TARTIŞMALAR ÜZERİNE MAHKEMEYE ARA VERİLDİ - İMAMOĞLU: "ADALETİ ÖLDÜRMEK İSTİYORLAR AMA İNADINA YAŞATACAĞIZ"

Pehlivan’ın söz almasının ardından salonda bulunan avukatlar ve baro temsilcileri, Pehlivan’ın durumuna dikkat çekmek için söz istedi.

Mahkeme başkanı, avukatlara, gerekli açıklamaları meslek örgütleri olarak dışarıda yapabileceklerini söylerken avukatların ısrarı üzerine izleyiciler de avukatlara alkışlarla destek verdi.

Tartışmaların devam etmesi üzerine mahkemeye ara verildi ve salonun boşaltılması talimatında bulunuldu.

İmamoğlu salondan çıkarken izleyicilere seslendi: “Adaleti öldürmek istiyorlar ama biz inadına yaşatacağız.”

13.45 | PEHLİVAN KONUŞTU: "HEYETİNİZE TEŞEKÜR ETMEK İSTİYORUM"

Çolak’ın avukat savunmalarının ardından tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’a söz verildi.

Pehlivan, cezaevi değişikliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ben 16 aydır avukatlık faaliyetlerim nedeniyle tutukluyum. Mahkemenizden avukat olduğum için hiçbir zaman ayrıcalık istemedim. Diğer sanıklardan da daha fazla bir hakka sahip olduğumu, daha korunaklı olduğumu da iddia etmiyorum. Yaşadıklarım, tutukluluğum ve özellikle son yaşadıklarım bir avukatın başına geldiği için de daha ağır şeyler değil. Ağırlığı bir avukatın bile başına geliyorsa, kimsenin güvencesi olmadığı anlamına geldiği için var. Heyetinizin tutukluluğa devam kararı verdiği günün gecesinde uykumdan uyandırıldım. Dakikalar içerisinde 16 aylık hücremi toplatmam istendi ve nereye gideceğimi bilmeden bir cezaevi nakil aracına bindirilerek nakledildim. Elbette Adalet Bakanlığının bir tutukluyu başka bir cezaevine nakletme yetkisi vardır ama bu yetki sınırsız değil. Her yerde, her şekilde, istediği biçimde kullandırabileceği anlamına gelmiyor.

Nitekim benim yargılamam burada, Silivri'de ve haftanın 4 günü devam ediyor sayın başkanım. Ben az önce anlattığım şekliyle gecenin 3'ünde uyandırılarak götürülüyorum. Bunun eziyet olduğunu izah etmek için başka bir kelime bulmak istemiyorum, bulamıyorum. Eziyetini, belirsizliğini, işte ya da açık görüş hakkımı, kızımı görememek falan bir kenara koyuyorum. Hoş, 3 gündür koyamadım da bir kenara, koyduğumu varsayalım. Bu yol, mesafe, arada geçen zaman konusunu en iyi siz heyetiniz biliyorsunuz bunun nasıl bir eziyet olduğunu sayın başkanım.

Burada bir duruşmadan sonra siz demiştiniz ki sayın başkanım, bazı duruşma akşamları biz de burada kendimize ayrılan yerde kalıyoruz. Halbuki işte o konuşmanızda evinizin de buraya aslında çok uzak bir ilçede olmadığını söylemiştiniz. İşte şoförleriniz de var malum sebeplerden ötürü. Yani kısa mesafe ve konfora rağmen o aradaki zaman ve mesafenin üzerinizdeki yoruculuğu sebebiyle siz bile burada kalmayı tercih ediyorsunuz sayın başkanım, aksi takdirde siz de kalmışlığınız vardır. Ben bu sabah 3.5 saat kelepçeli bir şekilde buraya getirildim sayın başkanım. Sayın başkanım, burada sahiden tüm samimiyetimle heyetinizin hakkını teslim etmek istiyorum, teşekkür etmek istiyorum.

Bakanlık beni bir başka bir şehirde başka bir cezaevine nakletti. Heyetiniz hemen cezaevine yazı yazdı ve sanığı duruşmada hazır edin dedi. Ben bu yazıdan şunu anladım, bakanlık beni duruşmadan uzaklaştırmak istedi, heyetiniz beni duruşmaya geri çağırdı."

Mahkeme Başkanı, konuşması sürerken Pehlivan’a "Bize cezaevi nakil bildirimi yapıldığı anda biz talep beklemeksizin yazdık, hazır edilmesini. Bugün sabah da aradık. Bu şekilde günlük her duruşmada da bu şekilde getirilmenin çok sağlıklı olmadığı kanaatiyle bununla ilgili de görüşme de yapacağız. Bizlik bir durum değil de ancak biz sorunu çözmek için elimizden geleni yapacağız" yanıtını verdi.

"SİZ TUTTUNUZ, BAKANLIK VURDU"

Daha sonra Pehlivan, sözlerine şöyle devam etti:

"Tam olarak o sebeple söze başlarken samimiyetle heyetinizin hakkını teslim etmek, teşekkür etmek istedim. Bakanlık yazınızın ve bir talep olmaksızın cezaevine yazdığınız yazının bakanlığın bu uygulamasına katılmadığınızı gösteriyor. Bunu önemsediğim için de tutanaklara geçmesini, kayıtlara geçmesini istedim ve samimiyetimi de belirtmek istedim. Ama sayın heyet, hakkımızdaki hükmü kuracaksınız. Hakkımız, hukukumuz size, size emanet. Evet, heyetinize teşekkür ediyorum ama siz tutuk devam kararı vermeseydiniz bakanlık gece 3'te beni o hücreden alıp götüremezdi sayın başkanım.

Gündüz siz karar verdiniz, gece onlar geldi. Hani ben kendi çocukluğumdan hatırlıyorum, kızıma da anlatıyorum, bir parmak sayma oyunu var bilmiyorum hatırlar mısınız, biri tutmuş, biri pişirmiş, biri yemiş diye devam eden. Ben bu tabloda şunu görüyorum, biri tutmuş, biri vurmuş sayın başkanım. Siz tuttunuz, bakanlık vurdu.

Ama sayın başkanım ben ayrımcılık da istemiyorum. Hangi cezaevine gideceğim, sabah beni getiren jandarma arkadaşlara sordum, onlara gelen talimata göre oraya gideceğim. Bu belirsizlik sizin için belli iki bir anlam ifade etti ki bunun sağlıklı olmadığını da ilettiniz. Son söz olarak da hem nakil sürecinde hem tutukluğumun en başından beri hem cezaevinde kaldığım süre boyunca hem nakil sürecinde Barolar Birliği'nden baro başkanlarımıza, eski baro başkanlarımız, yine bu dönem kıymetli hocalarımız hepsi bana dayanışma gösterdi ve bu süreçte onlar sayesinde geçiyor, onların hepsine teşekkür etmek istiyorum."

11.50 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar alkışlarla salona girdi. Bugünkü duruşma gününe yoğun katılım gösteren avukatlar, gece yarısı Çorlu'dan Kandıra cezaevine götürülen meslektaşları, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan salona girerken “Savunma susmadı, susmayacak” sloganı attı.

Pehlivan, duruşma başlamadan geçen hafta duruşma bittikten sonra Çorlu'dan Kandıra'ya sevk edilmesine ilişkin söz istedi. Mahkeme başkanı ise önce savunmaları alacağını, ardından söz vereceğini söyledi.

Sanık kürsüsüne ilk olarak dosyanın firari isimlerinden Emrah Bağdatlı'nın kardeşi Özge Bağdatlı geldi.

İddianamenin farklı kısımlarında Emrah Bağdatlı’nın kardeşi olarak geçtiğini belirten Özge Bağdatlı, “Kendisi öz abimdir. Yeğenlerimi ziyarete gitmem, ailece bir araya gelmemiz bile suç olarak gösterilmiş” dedi. Sekiz yıldan uzun süredir kirada oturduğunu belirten Bağdatlı, malvarlığında herhangi bir artış olmadığını da sözlerine ekledi.

Daha sonra kürsüye gelen Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak ise tansiyon problemi nedeniyle savunmasını oturarak yaptı.

Seçim çalışmaları için kullanıldığı öne sürülen Dijital Deneyim Müzesi ile ilgili suçlamalara cevap veren Çolak, “Projenin başlamasında da devamında da işin sahibi değildim ve kararları da ben almadım. Herhangi bir suç işleme kastıyla hareket etmedim. Kendime veya herhangi bir kişiye haksız menfaat sağlamak amacıyla işlem yapmadım. Kültür A.Ş.'den Dijital Deneyim projesi uygulaması projesinin istenmesini, alanda keşif yapılarak alanında uzman bilirkişiler tarafından rapor talep edilirse bunun sorunsuz olduğu görülecektir” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.