İhaleye girdim diye kimseye ifade vermedim

"İhaleye girdim diye kimseye ifade vermedim"

Mehmet Öztürk, Yıldıztepe ihalesi ve sonrası yaşanılanlarla ilgili olarak ilk kez konuştu.

"Yolsuzlukta Çankırı Modeli" başlığıyla ulusal basında yer bulan Yıldıztepe dosyasını Mehmet Öztürk İbrahim Zencirci ve Vedat Beki'ye anlattı.

Olayların yaşandığı günlerde Ilgaz İl Genel Meclis Üyesi olarak İl Özel İdaresinin Yıldıztepe'de açtığı ihaleye katılan Mehmet Öztürk, işin ilk başlangıcından itibaren geçen süreyi ve yaşanılanları kendi penceresinden samimiyetle ortaya koydu.

ZENCİRCİ - ÖZ BULUŞMASI
Sözcü18 Seçim Kervanı için dolaştığımız Ilgaz ve köylerinde çalışmamızı tamamladıktan sonra, halen serbest ticaret yapan Mehmet Öz'le telefonla görüşerek kendisinden randevu istedik. Talebimizi büyük bir mutlulukla yerine getiren Mehmet Öz, başta İbrahim Zencirci olmak üzere ekibimize büyük bir misafirperverlik gösterdi.

Yaklaşık 3 saat süren görüşme süresince sorduğumuz tüm sorulara samimi ve içten yanıtlar veren Öz, "Sizlerin yıllardır şahsımla ilgili olarak ortaya koyduğunuz iddiaların tamamını teker teker çürüteceğim" iddiasıyla başladığı görüşmesinden satırbaşı notları sizlere aktarıyorum.

İHALEYE BEN GİRMESEYDİM...

Söze Yıldıztepe'nin ilk ayağından giren Öz "İl Genel Meclisi üyesi olarak Özel İdarenin Yıldıztepe Mesire Alanı olarak belirlediği alanın ihalesine ben ve 3 arkadaşım ortak bir şirket kurarak girmek zorunda bırakıldık. Neden mi; ihaleye o günkü şartlarda Çankırı'dan ve Ilgaz'dan giren tek bir şahıs ya da firma yoktu. İhaleye girenlerin tamamı Çankırı dışından gelmişlerdi. Ben baskılar sonucu ihaleye girdim ve o günkü şartlarda 15 bin tl + kdv'ye ihaleyi aldım. Yaklaşık 360 dönümlük arazi üzerinde vatandaşın piknik yapması için gereken çalışmaları yaptık. Görevlisini ve çalışanını yerleştirdik. Yaptığımız işten para da kazanmadık ama bir Ilgazlı birey olarak bizlerden beklenen icraati sergiledik. Sergilemeye de mecburduk. Bugün olsa yine aynı davranışı sergilemekten kaçınmam."

SONRASI...
Karşımızda çayını rahat yudumlayan ve gözlerimizin içine baka baka konuşan bir zıpkı delikanlı modunda işadamı bulunuyordu. Kurduğu cümleler ve olaylara bakışıyla birlikte konuya hakimiyeti de gazeteci olarak beni de etkilemişti. İşadamı Mehmet Öztürk devam ediyor:

"Yıldıztepe'de Fidanlığa ait bir bina vardı. Orman Genel Müdürlüğü o binayı İl Özel İdaresine tahsis etti. Özel idare de orayı yeniden tefriş ederek otele çevirdi ve bizim sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Daha sonra burayı ihaleye çıkardı. İhaleye benim ortak olduğum şirket ile bir firma daha katıldı. Ve ortağı bulunduğum şirket orayı 40 bin 500 tl'ye kiraladı."

BU İHALEDEN SONRA FİLM BAŞLADI!

Mehmet Öztürk, konuşurken ben de o güne kadar sahip olduğum bilgileri kafamda film şeridi gibi geriye sararak çek etmeye çalışıyordum! Öyle anlaşılıyordu ki daha önce Bülent Uz tarafından şahsıma yapılan açıklamaların merkezine doğru yol alıyordu karşımda çayını yudumlayan ve de hiç kesintiye uğramdan konuşan adam!

"Biz ihaleyi aldık... Otelin turizme açılması gerektiği ortada... İlave 6 oda yapılması gerekiyor. Tesisin tefrişi şart. Bütün bu işler yapılırken bazı teklifler de gelmeye başladı. 'Siz otelin işletmesini bize verin' şeklinde. Bayram Kütükçü de çevremizde... O günlere gelinceye kadar Bülent Uz ile Şabanözü'nde hastane inşaatı yapmışlar. Kızılırmak'ta başka bir inşaat... Bülent Uz bana sürekli baskı yapıyor 'Abi orayı bana ver'! Ben hala karar vermiş değilim. Ve sonuçta biz, ortaklarımla yaptığım değerlendirme ile birlikte 480 bin tl'ye Bülent Uz'a orayı devrettik. Bir lira peşinat almadan!

40 bin tl taksitler halinde 2 çek ödemesi yapıldı. Toplam 80 bin TL ödeme gerçekleşti. 400 bin tl halen alacaklıyım. Davalar bugün de sürüyor... Ve Milliyet gazetesinde sizin de bildiğiniz o haberler çıktı! O gün itibariyle yasalarda il genel meclis üyesinin ihaleye girmeyeceği yönünde engelleyici bir hüküm yoktu. Benim Yıldıztepe'yi devretmemden sonra o yasa yürürlüğe girdi. Ben bugüne kadar il genel meclis üyesi olup da ihaleye girdim diye hiç bir devlet görevlisine ifade vermedim. Onlar da beni ifade vermeye davet etmediler."

BENİM HİÇ KİMSEDEN HAKETMEDİĞİM BİR TALEBİM OLMADI

Mehmet Öztürk bana dönerek "Siz Bülent Uz'un açıklamalarını yazdınız! Ne dedim size, bir de beni dinleyin! Nihayet beni dinleme zamanı geldi galiba" derken o günkü buluşmanın geç olduğunu da ima ediyordu... Doğrudur... Mehmet Öztürk ile bugün yaptığımız görüşme daha önce olabilirdi...

Öztürk devam ediyor: "Bülent Uz, ticari olarak battığını ya da Yıldıztepe'de zarara uğratıldığını sürekli ifade ediyor. Onun ticari olarak zarara uğramış olmasında Mehmet Öztürk'ün ne payı olabilir ki? Ticaretin içindeysen kar da edebilirsin zarar da! Çok fazla kazansaydı Mehmet Öztürk mü kazandırmış olacaktı? Bülent Uz bana ve ortaklarıma borçludur. Dün de borçluydu bugün de borçlu. Geçenlerde geldi. Bazı rakamlar telafuz etti ve bu dosyayı kapatalım dedi. Onun teklifine benim 'evet' demem mümkün değil! Ben de kendisine başka bir teklifte bulundum. Ancak şunu gönül rahatlığı içerisinde ifade edeyim ki Bülent Uz'un sizlere aktardığı bilgilerin çoğu gerçeğin çok uzağında.

(Devam edecek)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
13 Yorum