İlker Başbuğ tahliyesini istedi

İlker Başbuğ tahliyesini istedi

Başbuğ, Başbakan'ın sözüyle tahliye istedi.

Genelkurmay eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne tahliye dilekçesi sundu. Davanın 5 Ağustos'ta karara bağlanmasının ardından Başbuğ'un "bir tedbir olarak tutukluluk halinin devamına" karar verildiğini hatırlatan Avukat Sezer, müvekkilinin yasa gereği aylık olarak yapılması gereken tutukluluk incelemesinin yapılmadığını, bu nedenle tahliye dilekçesi verdiklerini belirtti.

Henüz gerekçeli kararı açıklanmayan ve Yargıtay'a gönderilmeyen dava dosyasının, Yargıtay'a gönderilene kadar, hükmü veren mahkeme tarafından, tutuklama kararına ilişkin inceleme yapılması gerektiğinin belirtildiği dilekçede, söz konusu dosya açısından tedbir niteliğinde de olsa tutukluluk halinin devam ettirilmesinin özellikle temel hak ve özgürlükleri ihlal eden bir mahiyet arz ettiğini de sözlerine ekledi.

"AYDA BİR TUTUKLULUK HALİ İNCELENMELİ"
Mahkemenin en geç 30'ar günlük sürelerle tutukluluk halinin devam edip etmeyeceğini incelemesi gerektiğine vurgu yapılan dilekçede, "Ceza Muhakemesi Kanunu 232/3 maddesi 'Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur' hükmü ile hiçbir takdir yetkisi tanımaksızın hükmün gerekçesinin 15 gün içerisinde dosyaya konulmasını zorunlu görülmüştür. Oysa mahkemeniz, aradan geçen 5 aya yakın sürede gerekçeli kararı dosyaya koymamış, tutuklu sanıkların tutukluluk halini de incelememiştir" denildi.

Dilekçede, "Mahkemenizin bugüne kadar verdiği tutukluluğun devamına dair kararların, kısaca, hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemeniz kararının hukuka aykırı olduğuna dair tespitin yalnızca sanık Mustafa Balbay'a ilişkin olduğu da düşünülemez" ifadeleri yer aldı.

BAŞBAKAN'IN 'ÇETELER VAR' SÖZÜ ÖRNEK GÖSTERİLDİ
İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini belirten avukat Sezer, “Gelinen noktada Türk Silahlı Kuvvetlerine ve personeline yönelik asılsız iddialar ve suçlamalar yöneltildiği herkes tarafından kabul ve beyan edilmektedir. Mahkemenizin görmekte olduğu tüm davaları birleştirmeden önce görülmekte olan 2010/106 E. Sayılı davanın katılanı olarak tarafı durumunda bulunan ve tanık olarak göstermiş olduğumuz Başbakan Sayın Erdoğan'ın, günümüzde devlete, emniyete ve yargıya sızmış olduğunu beyan ettiği ve daha önce de devlet içinde devlet şeklinde nitelendirdiği konuda mahkemeniz tanık olarak beyanlarını alsaydı bugün asıl suçlular ortaya çıkarılır onların gerekçeli kararı yazılmakta olurdu" dedi

ADLİ KONTROL DE UYGULANABİLİR
Tahliyesini talep eden avukat İlkay Sezer, müvekkiline tahliyesi halinde 'adli kontrol tedbirinin de' uygulanabileceğini belirtti. İlker Başbuğ tahliye başvurusunu internet paylaşım sitesi hesabından da şu sözlerle duyurdu "Bugün artık tüm kamuoyunun çok iyi bildiği hukuk ihalelerini gerekçe göstererek tahliye talebinde bulunduk"

DARBEYE TEŞEBBÜS SUÇUNDAN MÜEBBET
İlker Başbuğ, İnternet Andıcı soruşturması kapsamında Şubat 2012'de dava açıldı. Bu dava Ergenekon davası ile hukuku ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle birleştirildi. 5 Ağustos 2013 yılında davayı karara bağlayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, İlker Başbuğ'u 'Hükümeti yıkmaya teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasına' çarptırıldı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Önceki ve Sonraki Haberler