Kılıçdaroğlu: Su üzerinden bir toplum ayrışır mı?

Kılıçdaroğlu: Su üzerinden bir toplum ayrışır mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait su markası Hamidiye'nin THY ve bir kamu bankası tarafından artık satın alınmayacak olmasına bir tepki de Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden sonra milletvekili ve eşleriyle birlikte ilk toplantılarını yaptıklarını söyledi. Bu tür toplantıda birlikte dayanışma kültürünü geliştireceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, 4 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladığı konuşmasında, şöyle dedi:

“Bugün dünya öğretmenler günü. Bizi yetiştiren, ufkumuzu açan, hayat standartlarımızı yükselten öğretmenlerimize şükran borçluyuz. Bütün öğretmenleri saygıyla anıyoruz. Öğretmenler hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Ailemizin olmazsa olmazı. Bir toplumun olmazsa olması. Onları anmak ve bütün sorunlarını çözmek için var gücümüzle çalışmak hepimizin görevi. Dünya öğretmenler gününde öğretmenlerimiz önünde saygıyla eğiliyoruz ve şükranlarımızı sunuyoruz. KHK ile görevlerine son verilen öğretmenler. Çocuklarımızı eğitmek yetiştirmek için çaba harcaayn ama KHK ile görevlerine son verilen öğretmenler. Bütün arzumuz adaletsizliğin sona ermesi. Adalet varsa hepimiz için olmalı. Bir grup için adalet, bir grup için adaletsizlik olmamalı. Toplum kaynaşacaksa düşüncelerimizi rahatça ifade edeceksek mutlaka KHK ile görevlerine son verilen herkesin durumunun yeniden gözden geçirilmesi lazım. Dün Ankara’da ve İstanbul’da bir toplantı yapacaklardı. Dün o toplantıları da yasaklandı. Yasal bir toplantıda bir araya gelip yaşadıkları sıkıntıları kamuoyuyla paylaşacaklar. Neden yasaklıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? İktidar olanlar korkar mı? İktidar olanların korkmaması lazım. Özgürce her alana, düşünceye saygı göstermeleri lazım. KHK ile görevlerine son vermişsiniz ama onlar bir araya gelerek dertlerini anlatmak istiyorlar. Belki de bizim bildiğimiz haksızlıkları anlatacaklar. Eğer demokrasi varsa sadece bizim için değil, KHK ile görevlerine son verilen, sivil ölüme mahkum edilen insanların da demokrasiye ihtiyacı var. Onlar da düşüncelerini bir şekliyle dile getirmeliler.”

‘MİLLETVEKİLLİĞİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ İÇİN ÇALIŞMAYA BAŞLADIK’
Seçimlerde güzel bir sonuç elde ettiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu ancak bazı illerde bekledikleri sonucu alamadıklarını söyledi. Seçimlerde, partinin her kanadında görev yapan üyeler ile önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçimlerin birinci etabı tamamladık. Bu seçimlerde hepimiz beraber çalıştık. Birlikte çalışmanın sonuçlarını elde ettik. Şimdi sıra geldi ikinci etaba. Yine birlikte çalışacağız. Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak. Yine aynı inanç ve aynı kararlılıkla çalışıp çaba harcayacağız. Ne zaman diyeceksiniz? Zaten başladık. Yerel seçimlerin bittiği günün ertesinde başladık. Eylül ayında 24 ile, arkadaşlarımız gitti. Buralarda toplumun bilinen kesimleriyle kanaat önderleriyle güzel görüşmeler yaptılar. Ondan sonra bir rapor hazırladılar. Raporlarda sonuçlar; birincisi yaşanan ekonomik kriz bütün illerde derinden hissediliyor. Arkadaşlarımızın vardığı birinci sonuç bu. Tarımın ağırlıkta olduğu çiftçiler perişan. Gerçekten perişanlar. Aldıkları borçları ve yüklenen faizleri ödeyemiyorlar. Her ne kadar bazen alacaklar erteleniyor ama her erteleme yeni faiz getiriyor. Hani bir seçim öncesi diyorlardı traktörün deposunu doldurursan yarısı bizden, yarısı sizden. Bu gidişle traktör kalmayacak. Bunlar raporlar da ayrıntılar var.”

ÖZELLEŞTİRME İŞSİZLİĞİ ARTIRDI
Özelleştirilen fabrikaların ardından işsizliğin arttığını savunan Kılıçdaroğlu, “Bunlar var olan işsizliği derinleştirmiş. Özelleştirmenin amacı neydi? Daha fazla büyümek daha fazla istihdamdı. Ama tam tersi ortaya çıktı. Acı olan bir tablo Konya’dan geldi. Beşinci büyük ilimiz biliyorsunuz. Konya bir cazibe merkezi. İş dünyası kendi ekonomik çalışmalarıyla kenti büyütmüşlerdir ama Konya son 2 yıldır göç veriyor. Bu bile hepimizin düşünmesi gereken bir tablo. Anadolu’da ki illerin üretiminden koparıldığını görüyoruz. Bu da raporda dile getirilen olay. Tabi elektrik ve doğalgaza zam, kışın uzun sürdüğü Erzurum gibi illerimizde çok ciddi sorunlar doğuracak. Çok sayıda firmanın konkordato ilan ettiğini arkadaşlarımız raporlarda belirtiyor. 24 ilde işsizlik sorun. İktidar bunları görmüyor. Çünkü sarayda işsiz yok. Birden fazla maaş alacaklar. Bir yerlerden aldıkları 10 bin liralar onların ihtiyacını karşılamıyor. Yeni yeni paralar, büyük maaşlarla geçiniyorlar. Vatandaşın işsizliği onları pek fazla ilgilendirmiyor” dedi.

TÜRKİYE’NİN YENİ BİR ÇIKIŞA İHTİYACI VAR
Kılıçdaroğlu, bu illere kendisinin de giderek, kanaat önderleriyle birebir görüşme yapacağını söyledi. İllerdeki kanaat önderlerinin beklentilerini ve parti olarak ne yapmak istediklerini anlatacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

“Bizden ne bekliyorlar da planlarımız nedir, hedeflerimiz ilkelerimiz nedir onları anlatacağız. Yeterli mi hayır. Nasıl yapacağımızı da anlatacağız. Türkiye’nin bir çıkışa ihtiyacı var. Bütün bir tablo karamsar bir tablo ben bunu biliyorum. Karamsar tabloya teslim olma gibi bir durum söz konusu değil. Biz bunu aşmak zorundayız ve aşacağız. Biz bunu birlikte aşacağız. Siyasi görüşü ne olursa olsun, geldiğimiz nokta, bu karanlık süreci aşma noktasıdır. Aşma noktasında en çok güven duyacakları parti de, hiç kimse endişe etmesin o parti de, CHP’dir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Elbette ki kanaat önderlerimize soracağız. Bizim ne eksikliğimizi gördünüz? Yanlışımızı gördünüz? Bizzat onlardan dinleyeceğiz. Böylece düne kadar pek çok kesimle ilişki kurmadınız diye gelen eleştirileri bir anlamda bir tarafa bırakacağız. İşsiziyle de sanayicisiyle de çiftçisiyle de görüşeceğiz.”

SU ELEŞTİRİSİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Hamidiye suyuna karşı alımların durdurulmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Suda bile bizi ayrıştırdılar. Su azizdir, su tüm canlıların ihtiyaç duyduğu mabettir. Kuran’da su geçer. Nasıl olurda suda ayrışırız? Nehir suyu, deniz suyu, gül suyu, kaynak suyu deriz. Bizim hayatımızın parçasıdır. Su üzerinden ayrışma olur mu? AK Partili ve ülkücü kardeşlerimize sesleniyorum; Su üzerinden bir toplum ayrışır mı Allah aşkına ya. Neymiş? Hamidiye sularının sahibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ymiş. Ne yapalım? Hamidiye suyu içmeyelim. Nedir bu Allah aşkına? Su konusunda toplum ayrışır mı, bölünür mü? Su ya istediğini içersin. Bu noktaya getirdiler toplumu. Biz bu noktadan toplumu alacağız ve bir bütün haline getireceğiz. Suyu kim üretirse üretsin. İhtiyaç duyduğumuz anda içeceğiz. Bu nedir? Toplumda kin öfke duygularını dışarı yansımasıdır. ‘Sen kazandın, gör ben sana neleri yapacağım.’ Oysa demokrasilerde kazanmak kadar kaybetmekte normaldir” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Önceki ve Sonraki Haberler