MHP’nin Baraj Sorunu Var mı?

MHP 1999 seçimlerinde yüzde 18 oy oranıyla ikinci parti olmuş ve DSP ve ANAP’la birlikte koalisyon kurmuştu. 2002 seçimlerinde ise oy oranı yüzde 8,5’a düşmüş; 2007’de ise tekrar yüzde 14.5’a yükselmiştir. Seçim başarı grafiği yukarı-aşağı zikzaklı bir çizgi izleyen MHP’nin önümüzdeki Haziran seçimlerinde nasıl bir başarı yakalayacağı üzerinde bugün çeşitli spekülasyonlar yapılageliyor.

Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki, MHP’nin önümüzdeki dönemde de Meclis’te kesinlikle olması Türk siyaseti açısından önemlidir ve gereklidir. MHP’siz bir Meclis bir yönüyle eksik ve güdük kalır; dengeler açısından bu eksiklik ülke siyasetinin bekası açısından da olumsuz sonuçları beraberinde getirir.

Peki, Meclis’te kesinlikle olması gerektiğine inandığımız MHP önümüzdeki seçimlerde bunu başarabilecek mi, yoksa 2002’de olduğu gibi yine dışarıda mı kalacak? Şimdi tartışılan konu bu.

MHP’nin baraj sorunu olup olmadığının tartışılır hale gelmesinin sebebi yine MHP’nin kendisidir. Daha doğrusu MHP’li yöneticilerdir ve onların şimdiki politikalarıdır. Özellikle 12 Eylül referandumunda takındıkları tavır ve ardından referandumda ortaya çıkan sonuç MHP’yi ve yöneticilerini zor duruma sokmuş ve peşinden tartışmalar gelmiştir.

Anayasa paketi değişikliği için yapılan referandumda MHP’li idarecilerin bunu bir iktidar partisine güvenoyu oylamasına dönüştürmesi ve bu politika doğrultusunda bütün Ülkücülerden ve partililerden “hayır” oyu vermesini istemeleri yanlış olmuştur. Çünkü 12 Eylül darbesinden muzdarip binlerce Ülkücü, 12 Eylül referandumunu bu darbe ile bir hesaplaşma vesilesi olarak görmüş ve “Evet” oyu verme yönünde temayül göstermişti. Burada tuhaflık yoktu; sonuçta bu bir referandumdu; bazı anayasa maddeleri değişecekti. Lakin tuhaf olan MHP lideri ve diğer yöneticilerin “evet” oyu vereceğini söyleyen Ülkücüler hakkında söyledikleri idi. “Dönek”likten tutun da “müsveddeliğe”, “bülbüllüğe”, “kemik yalayıcılığına” kadar olmadık yakıştırma ve sıfatlarla “evetçi” Ülkücülere yüklenildi. Yani, alt tarafı bir referandumdu ama MHP’li yöneticiler bunu o hale getirdiler ki, sonuçta MHP’ye oy ve gönül veren çok sayıda Ülkücüyü de kızdırdılar, küstürdüler, üzdüler…

Soru şudur: 12 Eylül referandumunda “evet” oyu veren ve olmadık suçlamalarla karşılaşan Ülkücülerin sayısı nedir ve bunlar önümüzdeki seçimlerde yine MHP’ye oy verecekler mi?

Başka bir ifadeyle, referandumda parti direktiflerinin aksi yönünde tavır koyan Ülkücüler (ki sayılarının ve oy oranı potansiyelinin yüksek olduğu söyleniyor), Haziran’da MHP’ye o vermezlerse MHP barajı aşmakta zorlanır mı zorlanmaz mı?

Bu soruya “evet zorlanır” ya da “hayır zorlanmaz” şekilde cevap vermek için henüz erken. Haziran seçimlerine beş ay daha var. Bu süre içinde MHP’li yöneticiler bu “evetçi” Ülkücülerin gönüllerini tekrar kazanmak için neler yaparlar bilmiyorum. Ayrıca ülkenin temel sorunlarına yönelik plan, program ve stratejileri neler olacaktır; vatandaşın huzuruna ne gibi çözüm önerileri ve vaatlerle çıkacaklarını da bilmiyorum. Önümüzdeki beş aylık sürede bu hususlara yönelik atılımlar gerçekleştirirler ve sağlam bir seçim stratejisi izlerlerse baraj sorunu diye bir şey söz konusu olmaz. Aksi takdirde, korkulu rüya görmeleri kaçınılmazdır.

Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
8 Yorum