Müsavat Dervişoğlu: 'Cumhuriyetimizin geleceği açısından büyük endişe taşıyoruz'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararına ilişkin "Sayın Erdoğan kendisini, ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir. Bu çerçeveden bakıldığında; CHP’ye yapılan operasyon, Türkiye’yi yönetenlerin hem çaresizliğini hem de bir sonraki adımını göstermektedir. Bu bir 'siyasetsizlik' durağıdır" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP'nin 38'inci kurultayı için verilen 'mutlak butlan' kararı ve CHP Genel Merkezi'nin polis zoruyla tahliye edilmesine ilişkin konuşan Dervişoğlu, AKP'nin yargı vesayetiyle ayakta kalmaya çalıştığını belirtti. Dervişoğlu, "Sayın Erdoğan da kendisini, ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir. Bu çerçeveden bakıldığında; CHP’ye yapılan operasyon, Türkiye’yi yönetenlerin hem çaresizliğini hem de bir sonraki adımını göstermektedir. Bu bir 'siyasetsizlik' durağıdır" vurgusu yaptı.
Dervişoğlu, "Unutmayın ki, bu milletin sabrının da bir sınırı vardır. Ve milletin sandıkta attığı demokrasi tokadı başka hiçbir şeye benzemez" dedi.
"CHP'YE BAŞKAN TAYİNİNE ŞAŞIRMADIK, BU AŞAMA GERİDE KALDI"
Dervişoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Çağımız belirsizlik çağı diye isimlendiriliyor. Bizim yaşadıklarımız ise, bu çağ içerisinde ancak bir utanç dönemi olarak tarif edilebilir. Cumhurbaşkanı Hükumet Sistemiyle, sistematik hale gelen bir utanç dönemidir bahsettiğim. Şayet aksi olsaydı, 30 yıllık Bilgi Üniversitesi iki satırlık bir cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılıp, birkaç gün sonra yeniden açılmazdı.
Aksi olsaydı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi kapılarının kırılarak, içeriye zorla girilmesine, mahkeme kararıyla bir partiye genel başkan tayin edilmesine biraz olsun şaşırırdık. Ancak şaşırmadık, çünkü bu aşamayı çoktan geride bırakmış durumdayız.
Aslında, neye şaşıracağımızı da şaşırmış durumdayız. Haksızlıklara şaşırmıyoruz. Adaletsizliklere şaşırmıyoruz. Yolsuzluklara şaşırmıyoruz. Ahlaksızlıklara şaşırmıyoruz. Yargının vesayetine şaşırmıyoruz.
"CUMHURİYETİMİZİN GELECEĞİ AÇISINDAN BÜYÜK ENDİŞE TAŞIYORUZ"
Milletin beklentilerinin hilafına alınan gece yarısı kararlarına şaşırmıyoruz. Hukuki mi yoksa siyasi mi olduğu tartışılan sabah operasyonlarına şaşırmıyoruz. Velhasıl bize olağanüstülüğü olağan diye kanıksatmaya başladılar. Daha ne olacak da şaşıracağız acaba? Bu tam bir çürümüşlük halidir ve içinde bulunduğumuz yüzyılda Türkiye’nin hak ettiği bir durum değildir.
Bizler, milletimizin iradesinin üzerinde başka bir irade tanımayan, adaletin ertelenemez bir hak olduğuna inanan İYİ Partililer olarak, son günlerde yaşananları büyük bir endişe ile takip ediyoruz.
Üniformalı darbe dönemlerini aratmayan, hatta belki de maalesef aratan olaylara şahit oluyor, Cumhuriyetimizin geleceği açısından büyük endişe taşıyoruz. Çünkü bugün orta yerde, üzülerek ifade ediyorum ki: 'sözgelimi' bir Cumhuriyet vardır.
Cumhuriyetimizi maalesef, bir kayyımlar cumhuriyetine dönüştürmek istiyorlar. Birinin milliyetçilere, bir başkasının Atatürkçülere, bir terör hükümlüsünün de Kürtlere kayyum atandığı bir düzendir bu.
Bu sayede, Sayın Erdoğan da kendisini, ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir. Bu çerçeveden bakıldığında; CHP’ye yapılan operasyon, Türkiye’yi yönetenlerin hem çaresizliğini hem de bir sonraki adımını göstermektedir. Bu bir 'siyasetsizlik' durağıdır.
Türk Milletinin, değiştirilemez, devredilemez ve tartışılamaz hakkı olan tercih yapma hakkının dahi elinden alınabileceği bir yola itilmek istenmekteyiz
Bizler, bugün başımızı kuma gömmüyorsak, selden kütük kapmanın derdine düşmüyorsak, sebebi, İYİ Parti’nin kuruluş süreci, ilkeleri ve değerleridir. Bu süreçten doğan sorumluluğumuzdur. Dahası, bugüne kadar dile getirdiğimiz endişelerin ve yaptığımız uyarıların her birinin adım adım gerçekleşmiş olmasıdır. Bizler sadece kendi tarlasını değil, memleketin her karış toprağını dert edenleriz. Dün böyleydik, bugün böyleyiz, yarın da böyle olacağız. Derdimiz kendimiz değil, milletimiz olmaya devam edecek.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN AĞIR HASAR GÖRMESİNE RAZI OLAMAYIZ
Aziz Milletim; Vesayet ile mücadele ettiğini iddia ederek milletimizin teveccühüne mazhar olan Ak Parti iktidarının, yargı vesayetiyle ayakta kalmaya çalıştığının farkındayız.
Ancak, Türk Milleti’nin olanları sessizce takip ettiğinin, yeri ve zamanı geldiğinde, devletine ve Cumhuriyetine bunları yaşatanları şaşmaz iradesiyle cezalandıracağının da bilincindeyiz. Unutulmasın ki, darbeler ve hukuksuzluklar yaşamış bu ülkede son sözü daima Büyük Türk Milleti söylemiştir.
Bunca derdin, bunca sıkıntının ortasında, ocağını tüttürmeye çalışan milletimiz, siyasi çalkantıların ve hukuksuzluğun sebep olduğu bedellere mahkûm ve mecbur değildir. Demokrasimizin ve hukukun yaşadığı her sarsıntı, milletimizin sofrasını küçültmekte, ülkemizin geleceğine yeni ipotekler koydurmaktadır.
İktidar partisi dışında, hemen tüm siyasi partilerin ortaklaştığı bir husus var ki, o da Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türk siyasetinin önemli bir kurumu ve parçası olduğu gerçeğidir.
Siyaseten kimi zaman ayrışsak da böyle bir kurumsal yapının ağır hasar görmesine razı olamayız. Bu yaklaşımımız, demokratik ahlâkımızın bir gereğidir.
Biz, siyasi rakiplerini çeşitli yol ve yöntemlerle imha etmek yerine, onlarla yarışmayı tercih eden bir siyasi iklimin inşa edilmesinden yanayız. Demokrasi dışı her girişimi reddedip kınamamızın da sebebi budur.
Bu kapsam içinde; dün, milletimizi üzen gelişmelerin yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde ortaya çıkan tüm sorunların, kurumsal bir bütünlük içinde aşılacağına olan inancımızı ifade etmek isterim.
MİLETİMİZ RAHATSIZDIR, ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR
150 yıllık demokratik birikimimiz ve tecrübelerimizle, bu olumsuz dönemin asgari hasarla atlatılacağına yürekten inanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti, Türk Milleti de kendinden olmayana karşı bile adalet aşığı bir millettir.
Yaratılan kaosu aşmadaki en önemli gücümüz de budur. Bu yüzden, gidişattan endişeliyiz ama gelecekten asla umutsuz değiliz!
Kurulduğu günden bu yana türlü ayak oyunlarına ve tuzaklara maruz kalmış İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak inançla ifade etmek isterim ki, Türkiye’nin, her sorunu aşacak ve her kırılmayı onaracak evlatları da tecrübesi de vardır.
Hem iktidara hem kurumlarımıza hem de meselenin taraflarına çağrımız odur ki, milletimiz rahatsızdır ve bir an önce çözüm beklemektedir. Bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmesi ertelenemez bir mecburiyettir.
Yargıyı bağımsız, demokrasimizi güçlü kılmanın yolu, milletimizin geçmişte yaşanan kötülüklere karşı aldığı tavrı hatırlamaktan geçmektedir.
Unutmayın ki, bu milletin sabrının da bir sınırı vardır. Ve milletin sandıkta attığı demokrasi tokadı başka hiçbir şeye benzemez."







