İbrahim ZENCİRCİ

İbrahim ZENCİRCİ

Odun!

Elekçi İbram Handırı’dan kestiği odunları eşeğine yüklemiş, İmaret’ten yukarı, Odun Pazarına doğru giderken, mukallit Kengrilinin biri önünü kesmiş; "Elekçi yükün nedir?" diye sormuş.

Elekçi İbram, "odun" demiş. Kengrili, "ben sana godum" diyerek elekçi ile eğlenmiş.

Bir gün Elekçi İbram, bu mukallit Kengrilinin, dik kulaklı şeer eşeğinin iki yanına sardığı, yükünden dolayı gıcır, gıcır gıcırdayan ‘heyleri” yüklemiş, Uzunyol’dan İmarete doğru geldiğini görünce hemen yanına gitmiş;

"Efendi ağa yükün nedir" diye sormuş.

Kengrili kendinden emin, bıyık altından gülerekten; "Karaköprü Hıyarı" demiş.

Elekçi İbram, "ben sana godum" diye cevap vermiş.

Kengrili, "e elekçi hiç uydu mu?" deyince.

Elekçi İbram cevabı yapıştırmış, "uysa da godum, uymasa da godum"

 

Bu meselin kıssadan hissesi;

Hani bir zamanlar birileri, “odunu aday yapsam seçtiririm” demiş ya, işte bu günlerde de, memleketin birinde birileri de odunun cinsine, cibilliyetine bakmadan.

"Kestane, gürgen, palamut altı yaprak, üstü bulut. Gel burada sen derdi unut, orman ne güzel, ne güzel", demeden.

Kimselere sormadan soruşturmadan, içi boş, esnek, yer yöne kıvrılan ve de kıvıran, arsız, her yerde biten "osuruk" ağacını aday göstermek istermiş.

Şehrin ileri gelenleri ve de önde gidenleri; "Aman beyefendi hiç olur mu, ‘osuruk’ ağacından aday?" demişler.

Beyefendi; "Diğerleri odun da bu odun değil mi? Bunun neyi eksik?" diye sormuş ileri gelenlere ve önde gidenlere.

Beyefendi devamla, “Siz odunun cinsini, cibiliyetini, benim seçtirme yeteneğimi, onu bunu boş verinde, siz bu odunu seçiyor musunuz, seçmiyor musunuz?

Siz ‘gocuklu celep kaldırınca sopasını’ sürüye katılanlardan mısınız?

Onu bana diyiverin hele bi yol" demiş.

Uydu mu?

 

Merak edene:

Bu meselde anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür, hayal edilmiş olmaları gerçek olmadıkları manasına gelmez, sadece hayal edilebilir olduklarını gösterir

Mukallit: Taklitçi

Hey: Meyve ya da sebze taşımaya yarayan büyük sepet, küfe.

___________________________

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

Madde 19: Herkesin düşün ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır; bu özgürlük düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her araçta arama, elde etme ve yayma hakkını içerir.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti

MADDE 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
MADDE 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Bu yazı toplam 1836 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.