Özgür Özel 'yeni parti' dedi ve "Temmuz sonu resmî adım atılır" dedi
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de yaptığı açıklamalarla gündemi değerlendirdi ve 'yeni parti' ile ilgili ilk kez net bilgiler verdi.
CHP lideri Özgür Özel, yeni parti hakkında, "İsim ve logo çalışıyoruz. İsimde bir belirginleşme ortaya çıkmaya başladı genel olarak. Genel olarak bir genel kabul gören isim belli, logo daha çalışılıyor. Tüzük, program yazılıyor, kurucular kuruluna karar veriliyor. Temmuz ayının bitimi, ağustos ayının başlangıcıyla birlikte bu konuda resmî adımlar atılır" ifadelerini kullandı.
Mutlak butlan kararıyla CHP'de tedbiren göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ" ithamlarına da yanıt veren Özel, "Yıllarca Kemal Bey'e bu suçlamayı AK Parti yöneltiyordu. Yıllarca kendisine yapılan bu ithamı dönüp bana mı yapacakmış? Darbe gecesi burada net duran, darbe sonrası süreçte de FETÖ'cülerin hedefi olan, saldırısına uğramış birisine bu attıkları çamur yapışmaz. Üstüne yapışan varsa kendini sorgulayacak" dedi.
Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklanmasını da, "hem Özgür Özel'in canını yakacak hem de Özgür Özel'e mesaj olacak hem de Ankara'da felaketin ilk adımının atıldığı mesajını, korkusunu Ankara'ya yayacak, bundan siyasi menfaatler umacak bir adım" olarak değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun Çankaya Belediyesi operasyonu hakkındaki ifadelerini çok ayıpladığını dile getiren Özel, "Uzun bir sessizlikten sonra 'Şüphelerim var' lafı hiç yakışmadı, içimi yaktı" dedi. TBMM'de basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Özel, AKP'lilere seslenerek "Teessüf ederim; 15 Temmuz darbesinde gelip ‘Seni alnından öpeceğim’ deyip de bugün gelip butlanı seyreden AK Parti’nin içindeki herkese" ifadelerini kullandı.
Özel, canlı yayında Sözcü Televizyonu Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu'nun sorularını yanıtladı.
Özel'in açıklamalarından satır başları şöyle:
"15 TEMMUZ'DA MECLİS'İN AÇILMA FİKRİ BANA AİT"
"15 Temmuz'da Meclis'in açılma fikri bana ait. İsmail Kahraman da zaten Meclis'i açma fikri bende de vardı, muhalefetten böyle bir şey gelince buna karar verildiğini söylüyor, haklarını yemeyelim. Meclis'e geldiğimizde Kahraman Meclis'i açmıştı.
"O GÜN DARBEYE MUHATAP OLANLAR BUGÜN SANDIĞI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR"
Darbeye muhatap olduğunuzda direnmek önemli, milleti sokağa çıkarmak önemli de siz darbeye kalkışırsanız bu sefer darbeye muhatap olanlar miting yaptığınızda 'Milleti sokağa mı çıkarıyorsunuz?' diyor. Sandık ortadan kalkıyorsa sokak meşru haktır, 15 Temmuz akşamı bu hak kullanılmıştır. O gün darbeye muhatap olanlar bugün sandığı ortadan kaldırmaya çalışıyor.
"FETÖ'CÜLERİN HEDEFİ OLAN BİRİNE ATTIKLARI ÇAMUR YAPIŞMAZ, ÜSTÜNE YAPIŞAN VARSA KENDİNİ SORGULAYACAK"
Kemal Bey bayramlaşmada topladıkları kalabalığa hitap ederken bir FETÖ iması yaptı. Cevabı Balyoz mağduru, Ergenekon, askeri casusluk mağdurları 'Herkese FETÖ'cü diyebilirsiniz ama Özgür Özel ve arkadaşlarına diyemezsiniz. FETÖ'nün en acımasız günlerinde yanımızda onlar duruyordu' diye verdiler.
Şimdi yok FETÖ'cü YouTuberlar... YouTube'da yayın yapanların neredeyse hepsi Kemal Bey'in karşısında. Bunların yüzde 99'u normal, bağımsızken bunların içinde yüzde 1,2 tane yurt dışından yayın yapan varsa o da böyle bir değerlendirme yaptıysa bu bana destek, benimle ilişki olarak değerlendirilebilir mi? Ona bakarsanız yıllarca Kemal Bey'e bu suçlamayı AK Parti yöneltiyordu. Yıllarca kendisine yapılan bu ithamı dönüp bana mı yapacakmış? Darbe gecesi burada net duran, darbe sonrası süreçte de FETÖ'cülerin hedefi olan, saldırısına uğramış birisine bu attıkları çamur yapışmaz. Üstüne yapışan varsa kendini sorgulayacak.
"HÜSEYİN CAN GÜNER SİYASİ BİR OPERASYONUN ANKARA AYAĞININ İLK ADIMI"
Çankaya Belediyesi'ni yalnız bırakmış değiliz. Hüseyin Can Güner siyasi bir operasyonun Ankara ayağının ilk adımıdır maalesef. Burada yapılan operasyon siyasi bir operasyondur. Güner özel seçilmiş bir isimdir. Yapılan Özel'in yıllardır yanında olan, avukatlığını yapmış olan, 16 yaşından beri partiye gidip gelen, kritik görevleri üstlenen, hem Özgür Özel'in canını yakacak hem de Özgür Özel'e mesaj olacak hem de Ankara'da felaketin ilk adımının atıldığı mesajını, korkusunu Ankara'ya yayacak, bundan siyasi menfaatler umacak bir adımdır.
Ne polis ne savcılık ne hâkimlik sorgusunda, hiçbirinde bırakın tutuklanmasını, gözaltına alınmasını, çağrılıp ifadesini almayı gerektirecek hiçbir şey yok. Aynı dosya defalarca müfettişler tarafından incelenmiş hatta Sayıştay bu rapora bu ihalenin iptalinin kamu yararı yarattığını söylemiş. O yüzden Hüseyin Can'ın muhatap olduğu durum bir yolsuzluk soruşturması, mali suç dosyası değil; siyasi bir operasyondur.
"KILIÇDAROĞLU'NUN UZUN BİR SESSİZLİKTEN SONRA 'ŞÜPHELERİM VAR' LAFI HİÇ YAKIŞMADI, İÇİMİ YAKTI"
(Kılıçdaroğlu'nun Çankaya Belediyesi operasyonu hakkındaki ifadeleri) Çok ayıpladım. Çok içimi yaktı. Bir de Hüseyin Can Çankaya Belediye Başkanıyken kendisini arar, konuşurdu. Saygıda hiç kusur etmedi. Hikâyesini biliyordu. Hüseyin Can çocuklukta yetim kalmış bir ceza infaz koruma memuru annenin çocuğu. Annesi hala Ayaş'ta gardiyan, 33 yıldır. Hüseyin Can'da en ufak leke olmadığını en iyi bilmesi gerekenlerden bir tanesi Sayın Kılıçdaroğlu. Uzun bir sessizlikten sonra 'Şüphelerim var' lafı hiç yakışmadı, içimi yaktı.
"ARAYA 50 GÜNLÜK BİR ADLİ T ATİL SOKMAYA ÇALIŞIYORLAR BU SIRADA BELKİ BEN PARTİDEN AYRILIRM, PARTİ KURARIM DİYE"
(Mutlak butlan kararı çıkan kurultay dosyası) Dosya şu anda Yargıtay'da değil, dosya kararı veren mahkeme Adalet Bakanlığı'nın açık baskısıyla. Böyle bir kararı veremeyeceğini bütün Yargıtay konuşuyor, diyor ki; istinaf sonuç doğuracak tedbir kararı alır mı? Bu tedbir kararı sonucu etkiliyor, bu da Yargıtay'ı yok saymak demek. İstinaf kararını alan mahkeme dosyayı 55 gündür elinde tutuyor. 15 güne uzatıp, ikinci bir 15 gün yaratıp, NATO'ya kadar hastayım diye izin alıp, NATO'yu boş geçirip şimdi yeniden rapor almışlar. Düğmeye basmak oradaki müdürün görevi. O görevi hakim üstüne almış düğmeye basmasın diye. O yüzden dosya Yargıtay'a gitmiyor. Aldığı karar güvenmiyor, inanmıyor, korkuyor Yargıtay bozacak diye. Bir dosyayı elde tutup Yargıtay'a yollamamak ne demek? HSYK canına okur normalde. Koca bir siyasi partinin hak aramasının önüne geçiyorsun. Bir üst mahkemeye gitme hakkının fiilen engellenmesi nasıl bir suçtur? Bunu 55 gündür yaptığı gibi birkaç gün daha yapıp araya 50 günlük bir adli tatil sokmaya çalışıyor bu sırada belki ben partiden ayrılırım, parti kurarım diye böyle bir sonuç doğurmaya çalışıyor.
"TEMMUZ AYININ BİTİMİ, AĞUSTOS AYININ BAŞLANGICIYLA BİRLİKTE RESMÎ ADIMLAR ATILIR"
(Yeni partinin kurulması) Götürdüğümüz imzalara rağmen kurultayı yapmıyorlar. Bunun bir mahkeme süreci var. Yargıtay süreci var, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduğumuz Parti Meclisi'nin düştüğü ve 40 gün içinde kurultay yapılmasıyla ilgili bir süreç var. Bunların hepsi 10-15 günlük işler. Ondan sonra Merkez Yönetim Kurulu'nu toplayıp karar vereceğiz. Seçilmiş il başkanlarım ile konuşacağım, Parti Meclisi'miz ile konuşacağız. Bir yandan bir grup arkadaşımız yeni partinin kurulumuyla ilgili, bir grup arkadaşımızın mevcut bir siyasi partinin hazırda bulundurulmasıyla ilgili her ihtimale karşı... Tüzük yazılıyor, program yazılıyor, kurucular kuruluna karar veriliyor. Temmuz ayının bitimi, ağustos ayının başlangıcıyla birlikte bu konuda resmî adımlar atılır.
"İNAT ETMİŞ VE KURULTAYA GİTMEMİŞ YAPININ MİLLETİN KALBİNDE VE GÖNLÜNDE OLMADIĞI ORTADA"
(Kılıçdaroğlu'nun "Paralel yapıya izin vermem" ifadeleri) Parti bir grup başkanı seçti, kural bu. Meclis de grup başkanı ve milletvekillerini muhatap alır. Bu kuralın işletilmesinden önce milletin gönlünde bir paralellik yok. Seçilmiş bir de seçilmemiş, atanmış, bir CHP var. Maalesef CHP'yi bu ikileme getiren, o görevi kabul eden kendisi. İnat etmiş ve kurultaya gitmemiş yapının milletin kalbinde ve gönlünde olmadığı ortada. Madem parti bölünmesin istiyor ki partiyi bölmeyeceğiz. Seçilmiş CHP olarak bir yere gideceğiz, butlana oy vermek isteyenler butlana oy verecek.
"KEMAL BEY'İN HİÇBİR ŞEY İŞİNE GELMİYOR ÇÜNKÜ HİÇBİRİNDEN SEÇİLEMEEYCEĞİNİ BİLİYOR"
Delegeler gerçek iradenin en iyi şekilde yansıması için seçiliyor değil mi? Delege beni dört kez üst üste seçti. Kemal Bey'in hiçbir şey işine gelmiyor çünkü hiçbirinden seçilemeyeceğini biliyor, 'Yapmam seçimleri' diyor. En büyük arınma en büyük denizde yüzmekle olur. Kemal Bey'e söylüyorum, arınma için gidelim 2 milyon üyemize, Kılıçdaroğlu ile Özel yarışalım, kaybeden çekilsin, partiyi salsın. Yüzde 90'ın altında oy alırsam tamamen çekileceğim. Sayın Kılıçdaroğlu zaten yaptığımız son kongrede yüzde 50'nin altında oy aldı ilk turda, herkes çekilmelisiniz dedi. Çekilmediği için delege bize oy verdi. Mesele seçim kaybetmemiz değil, gereğini, özeleştiriyi yapmamamızdı.
"GENEL KABUL GÖREN İSİM BELLİ, LOGO DAHA ÇALIŞILIYOR"
(Yeni partinin isminin belli olup olmadığı) İsim ve logo çalışıyoruz. İsimde bir belirginleşme ortaya çıkmaya başladı genel olarak. Genel olarak bir genel kabul gören isim belli, logo daha çalışılıyor. Şimdilik 'Yeni Parti' diyelim. Yani isim olana kadar yeni parti diyelim."





