Sedef Kabaş hakkında 11 yıl 8 ay hapis istemi

Sedef Kabaş hakkında 11 yıl 8 ay hapis istemi

Gazeteci Sedaf Kabaş hakkında hazırlanan iddianamede zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 7 yıla kadar hapis talep edilirken, Süleyman Soylu ve Adil Karaismailoğlu’na yönelik sözleri nedeniyle de 4 yıl 8 ay hapsi istendi.

“Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Sedef Kabaş hakkında iddianame tamamlandı. Kabaş hakkında zincirleme şekilde "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 7 yıla kadar hapis talep edildi. Ayrıca Kabaş’ın aynı televizyon programında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na da hakaret ettiği öne sürüldü.

Gazeteci Sedef Kabaş, 14 Ocak'taki Tele1 yayınında, Türkiye'nin kutuplaştırıldığına, bunun arkasında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin politikasının olduğuna dair bir atasözüne atıfta bulunmuştu. Kabaş, sözlerinden 8 gün sonra, AKP'li isimler ve sosyal medya trollerinin paylaşımlarının ardından 22 Ocak'ta gece yarısı evi basılıp gözaltına alınmıştı.

FETÖ VARİ ŞEKİLDE EVİ BASILMIŞTI

Kabaş'ın, Tele1 yayınındaki sözleri üzerine gece yarısı gözaltına alınıp tutuklanması bir dönemin Fetullahçı uygulamalarını hatırlatmıştı.

Yaklaşık 20 gündür tutuklu olan Kabaş hakkındaki iddianameyi; soruşturmayı başlatan, gözaltı kararı çıkaran ve ifadesini aldırıp tutuklamaya sevk eden Savcı T.K.U. yazdı. İddianamede, ihbarcının Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü olduğu görüldü. Müşteki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatının ise Ahmet Özel olduğu davada, ayrıca mağdurlar arasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun olduğu belirtildi.

"ERDOĞAN'IN ŞEREF VE SAYGINLIĞININ
ZEDELENDİĞİNİ" SAVUNDU

10 sayfalık iddianamede, Kabaş hakkında zincirleme şekilde "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 7 yıla kadar hapis talep edildi. Savcı T.K.U., Kabaş’ın bir atasözünü canlı yayında sarf etmesiyle Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığının zedelendiğini savundu.

Ayrıca iddianamede, Kabaş’ın aynı televizyon programında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’na da hakaret ettiği öne sürüldü.

"SAYIN SOYLU'NUN SOYADINA İHANET
EDERCESİNE" SÖZÜNÜ HAKARET SAYDI

Hâkimler ve Cumhuriyet Savcıları Hakkında Uygulanacak Atama ve Nakil Yönetmeliği'ne aykırı bir şekilde İstanbul'a atandığını ortaya çıkan Savcı T.K.U.’nun, Kabaş’ın Soylu’ya hakaret ettiğini yorumladığı cümle ise dikkat çekti.

İddianamede, Soylu hakkında Kabaş’ın “Sayın Soylu'nun soyadına ihanet edercesine” takındığı üslup herkese terörist ilan etmek herkesi hain ilan etmek yani gerçekten merak ediyorum bırakın siyaseti bırakın makam mevkileri yarın öbür gün hiçbiri orada olmayacak iktidarlar gelip geçici ya bunların hepsi kayda geçiyor…” dediği belirtildi.

Henüz bir yıllık dahi olmayan ve usulsüz bir şekilde İstanbul’a atandığı ortaya çıkan savcı bu cümlede geçen “Sayın Soylu soyadına ihanet edercesine” ifadeleri hakaret olarak yorumladı. Savcı T.K.U. Kabaş’ın bu sözleri üzerine “Şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığını küçük düşürmeye yönelik söz ve beyanlarla kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçunu işlediği anlaşılmıştır” yorumunu yaptı. 

"YALAN HABERLERDEN MEDET UMUYORLAR DEMEK" HAKARETMİŞ

Öte yandan, Kabaş’ın bir diğer bakan Karaismailoğlu’na “alenen hakaret etti” dediği sözler ise “O nasıl bir üslup nasıl bir konuşma tarzı bir bakansınız siz ya bir bakansınız o üslup yani o suçlayıcı tavır ve hiçbir argüman üretmeden o iddiaların karşılığında bir veri üretmeden trollerin ortaya koyduğu ya da ürettiği yalan haberlerden medet umarcasına bir zavallılık sergilemek yani gerçekten” idi.

Savcı T.K.U. Kabaş’ın konuşmasında geçen “Yalan haberlerden medet umarcasına bir zavallılık sergilemek” sözlerinin alenen hakaret olduğunu, ifade ve basın özgürlüğünden yararlanılamayacağını savundu.

YARGININ İÇLER ACISI HALİNİ GÖSTEREN SAVCININ ATAMASI

Henüz bir yıllık dahi olmayan savcı T.K.U.'nun geçmişine yönelik bir ayrıntı daha ortaya çıkmıştı.

Kabaş hakkında soruşturmayı başlatan, gözaltı kararı çıkaran ve ifadesini aldırıp tutuklamaya sevk eden savcı T.K.U., 2018 yılında hukuk fakültesinden mezun olmuştu. 2018-2019 yılları arasında avukatlık stajı yapan T.K.U., ardından hakimlik savcılık sınavına girdi. T.K.U. daha sonra savcılık stajına başlamıştı. Stajını bitiren T.K.U., Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 30 Eylül 2021 kararı ile Osmaniye'ye atandı. Ardından HSK, 6 Ekim 2021 tarihinde Adli Yargı Kararnamesi'ni açıklamıştı. Kararnamede, T.K.U.'nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandığı görülmüştü.

Yani T.K.U. 6 gün içerisinde Osmaniye'den İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanmıştı. 

İNSAN HAKLARI ÜZERİNE AVRUPA KONSEYİ'NİN
DESTEKLEDİĞİ SERTİFİKAYA SAHİPMİŞ

Savcı T.K.U. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de bağlı olduğu Avrupa Konseyi tarafından verilen "HELP" sertifikasına sahipti.

Savcı T.K.U.'nun sahip olduğu "HELP" sertifikası İnsan Hakları alanındaki eğitimin ardından veriliyor. Avrupa Konseyi'nin "HELP" programına dair açıklamalarında, katılımcıların mağdurlar da dahil olmak üzere, insan haklarının korunmasında eğitim almasının sağlandığı belirtiliyor. Katılımcılara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi üzerine yoğun bir eğitim veriliyor.

Yani Kabaş hakkında soruşturmayı başlatan, gece yarısı gözaltı kararı çıkaran ve ifadesini aldırıp tutuklamaya sevk eden savcı T.K.U.'nun, Avrupa Konseyi tarafından insan haklarının korunması ve AİHM'in içtihatları üzerine "yüksek kaliteli" olarak adlandırdığı "HELP" sertifikasını sahip. Ayrıca, o savcıya, AİHM içtihatları da öğretilmişti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Önceki ve Sonraki Haberler