Spor yazarları Konyaspor - Fenerbahçe maçını değerlendirdi: 'Galatasaray derbisini kazanmaktan başka yol kalmadı'
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Ziraat Türkiye Kupası'nda Konyaspor'a 1-0 mağlup olduğu karşılaşmayı değerlendirdi.
TÜMOSAN Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Fenerbahçe'yi uzatmalara giden maçta 1-0 mağlup ederek adını son 4'e yazdırdı. Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi.
"BAŞKA YOL KALMADI"
Hilmi Türkay: 4 günde bu kadar yıkım yaşamak sadece Fenerbahçe’nin başarabileceği bir şeydi. Konyaspor karşısında ideal 11’inle sahadasın ve ilk yarıyı adeta çöpe atıyorsun. Sevgili Tedesco'ya komple rotasyon yap ya da bu maçta takımının daha iyi futbol sergilemesini sağla, bir dokunuşun olsun... İkisi de yok! Fenerbahçe bu maçı rakip kim olursa olsun çıkıp kazanmalı. Sahada uyursan, varlık gösteremezsen kupadan da elenirsin... Bir söz de hakeme... 120+2. dakikada bu pozisyona penaltı verilir mi? Bence verilmez... Zaten vücut dilinden anladığım hakem de penaltıyı biraz zorla verdi... Şimdi Fenerbahçe’nin elinde Galatasaray derbisini kazanmaktan başka yol kalmadı! Kazanır mı? Bu futbolla zor... (Cumhuriyet)
"MARCO ASENSIO DÖNMEDEN ZOR"
Serkan Akcan: Fenerbahçe’nin en büyük zaafı, Asensio yokken set hücumlarındaki etkisizliği ve çözüm üretememesi. Asensio, Fenerbahçe’nin hücum aksiyonlarını siyahtan beyaza değiştiren futbolcu. Sahaya büyük akıl katıyor, derine geldiğinde oyunun kurulumunu sorunsuz hale getiriyor, finalleri kalitesiyle doğru yapıyordu. Fakat, İspanyol yıldız olmadığında set oyununda neredeyse ‘sıfır’a iniyor, tüm planı geçiş üzerine kurmak zorunda kalıyor. Sanırım hafta sonunda Galatasaray derbisinin tüm senaryosunu da Asensio’nun varlığı ya da yokluğu üzerinden okuyacağız.
Kerem ilk yarıyı sol forvette Levent Mercan’ın önünde geçirirken Musaba sağ kenardaydı. Fakat bu dizilim Fenerbahçe’nin hücuma geçişlerini sınırladı. Üretilen pozisyon sayısı azdı, tehlikeli denecek gole yaklaşılanın sayısı ise sıfırdı. Buna karşılık Tedesco ikinci yarıya başlarken Kerem’i sağa Semedo’nun önüne, Musaba’yı ise sola çekti. Fakat değişen bir şey olmayınca Tedesco çareyi Talisca ile Fred’de aradı. Aslında bu değişim sonrası Fenerbahçe, Konya karşısında oyunun kontrolünü eline geçirebildi.
CHERİF GERİYE GİDİYOR
Genç santrforu Sidiki Cherif bir türlü vasatın üstüne çıkamıyor. Oynadığı her maç, aldığı her dakika gelişmesi gerekirken tersine geriye doğru gidiyor. Tekniği zayıf, bitiriciliği yetersiz, iyi görünen tek özelliği fizik kalitesi. O özelliğini de baskıda kullanamadıktan sonra Fenerbahçe’ye bir faydası yok. O yüzden Asensio döner Talisca santrfora geçerse Fenerbahçe’nin oyun kalitesi bir nebze yükselebilir. Fenerbahçe son yılların en şanssız dönemlerinden birini yaşıyor olabilir. Alanya, Kasımpaşa, Rize maçlarındaki son dakika golleriyle kaybedilen puanların ardından uzatmanın son dakikasında gelen penaltıyla Konya’ya kupada elenmek Tedesco için filmin senaryosunu zorlaştırıyor. (Fanatik)
"SEZONU KURTARMAK İÇİN TEK ÇARE DERBİ KALDI"
Banu Yelkovan: Konya'da akşamın uzunca bir bölümü, kaybedenin eleneceği bir çeyrek final maçı için fazla ağır, fazla renksiz, fazla heyecansız aktı. İki taraf da farklı sebeplerle bu maçı kazanmayı çok istiyordu ama kazanma arzusu mu daha ağır bastı, kaybetme korkusu mu tartışılır. İlk 60 dakika, Fenerbahçe’nin tanıdık bir özetiydi. Topu tutan, oyunu kontrol eden, rakip yarı sahada daha fazla görünen bir takım. Ama kontrol ile tehdit arasındaki ince çizgi, bir türlü geçilemedi. Fenerbahçe topa sahip olma oranına yansıdığı kadar, yani biraz, yüzde 53’e 47 kadar üstündü.
SAHASINDA 11 MAÇTIR YENİLMİYORDU
Maçtan önce, "Kaybedecek bir şeyimiz yok. Kazanmak için oynayacağız" demişti İlhan Palut. Bu sezon önce Rize’de, şimdi Konya’da sarı lacivertlilere rakip olan Palut’un takımı, Muleka’nın sakatlanıp yerini Kramer’e bıraktığı 65. dakikaya kadar biraz daha net, sonrasında biraz daha işini şansa bırakarak oyuna ortak oldu. Sahasında oynadığı son 11 maçta mağlubiyet yüzü görmeyen, son haftaların formda ve ligde gayet rahatlamış takımı olarak gözünün Avrupa’ya giden en kısa yolda olması son derece rasyonel bir hedefti. Ama hedefin büyüklüğü, oyunun temposunu büyütmeye yetmedi. Ya da belki Palut tam da bunu istedi. (Hürriyet)
"HER ŞEYİYLE KÖTÜ"
Gürcan Bilgiç: Tek maçlık serilerin klasik stratejisini seyrettik. Konyaspor kendi sahasında olmasına rağmen maçı penaltılara kadar dengede tutmaya niyetli, hiç risk almadan, pozisyon futbolu oynamayı tercih etti. 90 dakika bittiğinde gol pozisyonu yoktu. Fenerbahçe'nin fırsatı var, kaleyi tutan şutu yok. Fenerbahçe'de planlar için söylenecek söz yok; çünkü plan yok. Tedesco oyunu futbolcuların inisiyatiflerine bırakmış. Birisi bir şey yapar taktiğini vermiş, ağır ve bilinçsiz oyunun seyircisi olmuştu. Kante-Guendouzi ikilisi oyuna hükmetti, kararları verdi. İkisi olmasa kaleye bile gidemezlerdi, akıl edemezlerdi. Fransızlar "ne yapalım" diye başlarını kaldırdıklarında öylece duran takım arkadaşlarını gördüler.
İsmail Yüksek'i savunduk hep beraber. Milli Takım'ın en iyisi nasıl oynamaz diye yorumlar da yaptık. Kendisi özel olarak hocasını haklı çıkarttı. Ne koştu ne koşturdu. "Kral" moduna almış kendisini, "ekstra" olduğunu falan zanneder gibiydi. Kerem, Rize maçında da dün de "ölü topları", daha da "öldürme" göreviyle oynadı. Böyle bir oyuncu maçı tek olumlu hareket yapamadan bitiriyor. Rize maçının "travması" vardır elbette üstlerinde. Bu havayı değiştirecek olanlar ne yaptı, hangi odalarda sohbetler oldu merak ediyorum.
Maç biterken VAR'ın tuzağına düşürdüğü genç bir hakem kararı, sonucu belirledi. Semedo rakibini tutuyor, VAR'daki arkadaş "çekti" diyor. İlhan Palut tuzağı kurdu, oyuncuları uyguladı. MHK'nin emir erleri gereğini yaptı. Sahada da saha dışında da savruluyor koca takım. (Sabah)






