• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • İzmir : 8 °C
  • Çankırı : 4 °C
  • Antalya : 11 °C
  • Eskişehir : 7 °C

Nuh'un Gemisini bulduk içine bile girdik!

Nuhun Gemisini bulduk içine bile girdik!
Ağrı Dağında araştırma yapan Türk ve Hong Konglu

araştırmacılar Nuh’un Gemisi’ni bulduklarını hatta içine girdiklerini öne sürdü. Hong Kong’da, Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven’in de katıldığı bir basın toplantısı düzenleyen grup, Nuh’un Gemisi’ne ait olduğunu söyledikleri ip, tahta parçası ve çivileri de dünyaya gösterdi

Tarihin en çok merak edilen efsanelerinden biri olan Nuh’un Gemisi’nin, bulunduğu iddia edildi. Hong Konglu ve Türk bilim adamlarından oluşan 15 kişilik bir grup, Ağrı Dağında 4 bin metre yükseklikte, 12 metre boyunda, 5 metre yüksekliğinde bir ahşap yapı bulduklarını, hatta içine girip araştırma yaptıklarını da açıkladı. Grup, ahşap yapıdan alınan ahşap parçalarının karbon testi yardımıyla 4 bin 800 yıllık olduğu, bunun da kutsal kitaplarda anlatılan Nuh Tufanının tarihiyle uyuştuğunu savundu. South China Morning Post gazetesine göre Hong Konglu Evangelical Media, Noah’s Ark Ministry International ve Türk bilim adamlarından oluşan grup, Pazar günü Hong Kong’da yaptıkları basın toplantısında büyük iddiayı açıkladı. Grup, Nuh’un Gemisi’ne ait olduğunu öne sürdükleri parçaları, gemide hayvanların bir arada tutmak için kullanılan ipleri ve çivi benzeri birçok parçayı da gazetecilere gösterdi.

YERİ GİZLİ TUTULUYOR
Basın toplantısına, gruba çalışmalarının başından beri destek veren Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven, Ağrı İlk Turizm Müdürü Muhsin Bulut ve Doğubeyazıt Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü İbrahim Şahin de katıldı. Toplantıda, şu anda yeri gizli tutulan Nuh’un Gemisi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesine alınması ve üzerinde bilimsel araştırma yapılması çağrısı da yapıldı. Grup, yapının yerinin Türk yönetiminin bölgede arkeolojik kazı için gerekli önlemleri alana kadar gizli tutulacağını da söyledi.

GEMİYE GİRDİK
Hong Konglu grup, aşırı muhafazakar evanjelist Hristiyan kuruluşları olan ’Media Evangelism’ ve Uluslararası Nuh’un Gemisi Birliği, NAMI’den oluşuyor. Türk hükümetinin destek verdiği ilk Nuh’un Gemisi araştırma grubu olduklarını söyleyen grubun lideri Man Fai Yuen, basın toplantısında şöyle konuştu: “Bizim girdiğimiz bölüm, tarihte anlatılan gemiye çok benziyor. Biz, bu ahşap yapının içini bulan ve görüntüleyen ilk ekip olduk. 38 milimetre uzunluğundaki bir tahta parçasına, İran’da karbon testi yaptırdık. 4 bin 800 yıl öncesine ait bir selvi ağacına ait olduğu ortaya çıktı.” Tevrat’a göre Nuh’un Gemisi, gofer ağacından yapılmıştı. Yuen, bu iki ağaç arasındaki benzerliklerin test edildiğini de söyledi.

KALINTIYI BUZUL KORUDU
Araştırmaya katılan ve daha önce birçok kez Ağrı Dağında araştırmalar yapan Hollandalı Gerrit Aalten gemiyle ilgili verileri değerlendirirken, “Elimizde efsanevi Nuh’un Gemisi’ni bulduğumuza dair güçlü kanıtlar var” diye konuştu. İstanbul Üniversitesi’nden arkeolog Prof. Oktay Belli de, bu ahşap yapının bir insan yerleşim biriminden kalmasının mümkün olmadığını, 3 bin 500 metreden daha yüksek bir yerde, bugüne kadar hiç insan yerleşimi bulunmadığını söyledi. Grubun bir diğer üyesi Sütçü İmam Üniversitesi Jeoloji Bölümünden Dr. Ahmet Özbek de buzulların ve volkanik maddelerin düşük ısıda bu bölgenin bozulmadan kalmasına yardım etmiş olabileceğini söyledi. Basın toplantısında hazır bulunan Ağrı İl Turizm Müdürü Muhsin Bulut, “Bu dünyayı şoke edecek bir haber. 2 bin yıldan fazla süredir tarih ve görgü tanıkları bize bir geminin tufandan kurtularak Ağrı Dağı’na oturduğunu söylüyor. İnsanlar bunun Nuh’un Gemisi olduğuna inandı. Ben bu grubun nihayet bu gemiyi bulduğuna ve bunun Nuh’un Gemisi olduğuna inanıyorum” dedi. Ağrı Vali Yardımcısı Murat Güven de, gruptan 4 Hong Konglu’ya Ağrı’nın fahri hemşehriliği verildi.

ORTAK BİLDİRİ YAYINLANDI
Uluslararası Nuh’un Gemisi Birliği (NAMI) ile Türk yetkililer, basın toplantısından sonra açıkladıkları bildiride Nuh’un Gemisi’nin bulunmasının ideolojik farklılıkları da bitireceği savunuldu. Bildiride, ”Burada imzası bulunanlar Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi için bilimsel araştırmalar yapılmasında anlaşmıştır. Buradaki sonuçlar, insanoğlunun ortak inançları ve tarihleri için çok önemlidir. Nuh’un Gemisi’nin keşfinin yüzyıllardır süren ulusal ideolojik farklılıkları bitireceğine inanıyoruz." denildi.

ARAŞTIRMALAR 2008’DE BAŞLADI
Grubun Türk lideri Ahmet Ertuğrul da, bölgedeki bu yapıdan 2008 Haziran’da kendisine gelen bir bilgiyle haberdar olduğunu belirterek, “Hemen bir ekip topladım ve yola koyuldum. Ahşap yapıyı bulduk ve içine girdik. Fotoğraflarını çektim. Yıllardır NAMI ile çalıştığım için de keşfimden onları haberdar ettim” diye konuştu. Bunun üzerine Ekim 2009’da bölgeye bu kez kameralarla giden Hong Konglu ve Türk uzmanlar, volkanik kül ve buzlar altında bulunan ve el yordamıyla kazılan ahşap yapının içine girdi ve görüntüledi.

15 KİŞİLİK EKİP
Hong Konglu ve Türk bilim adamlarından oluşan 15 kişilik bir grup 3 yıllık araştırmalarının sonunda önemli veriler elde etti.

GEMİDEN PARÇALARLA TOPLANTI!
Bilim adamları Hong Kong’daki basın toplantısında ortaya çıkardıkları çok çarpıcı verileri de açıkladılar. Ahşap yapının girilen bölümünün 5 metre yüksekliğinde, 12 metre genişliğinde olduğunu açıklayan uzmanlar yapının kutu şeklinde değil, bir gemi gibi eğimli olduğunu vurguladı. Araştırmacı Panda Lee, “Orada bir metre eninde, yarım metre boyunca küçük bir kapı vardı. Bu kapı da, başka bir bölüme açılıyordu” diye konuştu. İki metre boyunda, iki metre eninde ve iki metre yüksekliğindeki bu kutu şeklindeki bölümün, hayvanların konulduğu bölüm olduğuna inanan araştırmacılar, burada çivi, ip ve askı parçaları da buldu. Grup, yeterli oksijenleri olmadığı için bu bölüme giremediklerini de söyledi.

TARİHİN EN MERAK UYANDIRAN EFSANESİ
Nuh’un Gemisi, efsaneye göre Tanrı’nın insan ve diğer canlıların ırkının devam etmesi için büyük tufandan önce Nuh’a yapmasını emrettiği büyük gemidir. Nuh’un ailesi ve dünyada bulunan diğer hayvanlar gemiye binerek tufandan kurtulmuş ve soylarını devam ettirebilmiştir. Bu hikâye Tevrat ve Kuran’da da anlatılır. (Kaynak: Vatan/Eren Çelik)
 

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim