Bir zamanlık mevkii için ayak öpülmez!

Cehenneme giden bir kişi zebani ile beraber ateş çukurları içinde azap çeken insanları dolaşmaktadır. Her çukurun başında bir tane elinde büyükçe bir tokmağı olan görevli var. Ateşin şiddetinden kaçmak için yukarıya doğru tırmanmaya çalışanın başına bir tane vuruyor ve çukura tekrar düşmesini sağlıyor. Gezerlerken başında görevlisi olmayan bir çukura gelmişler ve şahıs zebaniye sormuş;

- Burada neden görevli yok,

Zebanin cevabı ilginç olmuş;

- Buraya attıklarımız öyle insanlar ki ne zaman içlerinden bir tanesi yükselmek istese diğerleri paçasından tutup geri çekiyor işte o yüzden görevli bırakmaya gerek görmedik.

Fıkra bu ama alınması gereken ders çok.

Başarılı olanın paçasını aşağıya çekmektense bizler biraz daha fazla çalışıp başarı gösterelim anlayışı toplumumuzda artık neredeyse yok olmaya yüz tutmuş durumda. Çalışmak, daha çok gayret göstermek yerine kartvizitle gelinen yerlerde bir takım insanların ya da tüzel kişiliklerin arkasına sığınarak sindirilmişliğimizin intikamını almak. Salyalar saçarak başkalarına haksız yere saldırmak, kolayca insanlara çamur atmak, başkaları tarafından oturtulan koltukların diyetini ödemek adına aslı olmayan dedikodulara pirim vermek ya da bu dedikoduların bizzat merkezinde olmak ne kadar kolaylaştı.

Hepimizin dilinde memleket severlik, vatanseverlik kelimeleri ne kadar sık dökülür oluverdi. Yapılan iş anlamlı olsun veya olmasın ne yapıyorsam memleket için yapıyorum yalanının arkasına sığınıveriyoruz. Memleket severlik aslı olmayan işlerle uğraşarak, insanları karalayarak, basamakları hak etmeden çıkarak, zora gelince de birilerinin arkasına sığınarak mı oluyor. İşin tuhaf tarafı artık bu konu o kadar ileri boyutlara taşındı ki toplum içinde getirim sağlama adına sanki çok doğalmış gibi görünür oldu. Arada bir çevremize bakarak, ister çuvaldız isterseniz iğne kullanın kişisel tercihinizdir, insanları gözlemlemek, neler yaptığını iyi tespit etmek lazım.
Acaba üniversite bitirip de meramını anlatmak için dilekçe yazmaktan aciz kişi olabilir mi, ya da yazdığı dilekçeyi nereye vereceğini bilmeyen mürekkep yalamışlar var mıdır? Bir şeyler yalandığı dilin kuvvetli olduğu ayan beyan ortadadır, anlamak içinde sihirbaz olmak gerekmemektedir. Önemsizler ve öz memleket severler ne zaman önemli hale getirilirse işte o zaman dedikodudan tutunda sahte vatanseverlere kadar birçok silik tip sırf dilini biraz daha fazla kullanmak adına vatanseverim diyerek ortada gezinmeye başlar.

İster kamu isterse özel sektörde çalışılsın, insanların başarıyı yakalayabilmeleri için her zamankinden daha çok çalışması, araştırma yapması, kendisini yenileyebileceği bilgi ve deneyimini artırmak için çaba göstermesi gerekliliği bir kenara bırakılmış, alın teri ile kazanılması gereken nafakalar unutulmuştur. Şahsi menfaatler ve birilerine şirin gözükmek adına parendeler atmak için karanlık köşelerde yapılan mesnetsiz ve ispatsız suçlamalar, diyalog kurulmadan, oldubittiye getirilerek tek taraflı yapılan tespitler neticesinde verilen kararlar ayağına dolaşmaya başlayınca da sağa sola yalpalamalar ve hezeyan içinde yapılan iftiralar başlıyor. Menfaat için küçülmemek lazım……Sırf biz avcıların haklı sesini bir parça daha geniş kitlelere duyurmak adına hiçbir maddi karşılık temin etmeden av güncelerini paylaştığım bu köşe sebebiyle beni ve yakın arkadaşımı bir takım mesnetsiz iftiralar ve birilerinin yandaşı olarak suçlayanların, kimlerin uşağı oldukları ortadadır. Düşünür ne kadar da yerinde söylemiş. “Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır. Bu nedenle; bir lokma ekmek için şerefini ayakaltına almaya, bir zamanlık mevkii için ayak öpmeye, bir günlük menfaatlerin için faziletini karartmaya, değmez.”

2010-2011 av sezonunun bittiği şu günlerde biten av sezonu hakkında yazı yazamadığım için avcı dostlarımdan özür diler, biz avcıların balık avcılığına yöneleceğimiz önümüzdeki günlerde Amatör/Sportif Balık Avcılığını Düzenleyen 2/2 Numaraları Tebliğe uygun olarak avlanmalarının önemini vurgulamak isterim.

Bütün avcı dostlara rasgelsin…..

İsmail YILMAZ’dan Not;
- Üyesi olduğum STK’ları; Çankırı Avcılık ve Atıcılık İhtisas Kulübü, Çankırı Şehit ve Gazi Aileleri Derneği, Çankırı Amatör Olta Balıkçıları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği
- Beni yakından tanımak isteyen herkesi çayımı içmeye davet edebilirim ya da çayını içmek için ziyaretine gelebilirim. isoyilmaz2009@hotmail.com
- 1. maddede saydıklarım haricinde şu anda ve geçmişte hiçbir siyasi parti oluşum ya da stk üyeliğim yoktur. .

Bu yazı toplam 1579 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.