Çankırılı usta gazeteci Şakir Palancıoğlu

Çankırı Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyesi olan Hacı Şakir Palancıoğlu, sıkı bir Kuvay-ı Milliyeci idi... At koşumları ürettikleri için Palancıoğlu lakabıyla anılan aile, Soyadı Kanunu'yla birlikte bu lakabı soyadı olarak aldı.

Tiftik ticareti yapan Hacı Şakir Efendi’nin İstanbul’da bir bürosu bulunmakta ve yurt dışına da tiftik göndermekteydi. Ahmet Bukan’ın (Çankırı Belediye Başkanı ve Milletvekili) büyük babası Tahir Bukan, oğlu Nurettin’e İngiltere’de bulunduğunda, Hacı Şakir Palancıoğlu damgalı tiftiklerin İngiltere’de çok beğenildiğinden övgüyle bahseder…

İngilizler, çok kaliteli mal gönderdiği için Hacı Şakir Efendi’ye bir de fayton hediye ederler. (1) Çankırı’nın öne çıkan ticari şahsiyetlerinden İsmail Zincircizade ile bir süre ortaklık yapmıştır.

metin-yilmaz-sakir-palancioglu-resim-03.jpg

Palancızade Hacı Şakir Efendinin torunu olan Gazeteci Şakir Palancıoğlu, 1929 yılında Çankırı'da doğdu.

Gazeteciliğe 1951 yılında Çankırı'da yayın yapmakta olan Kadri Korman’ın Devrim Gazetesi'nde muhabir olarak başladı. Daha sonra, yerel Doğruyol Gazetesi'nde günlük yazılar yazdı. Şakir Palancıoğlu İstanbul’da ikamet ettiğinde bile Çankırı’ya yazılarını posta yoluyla göndererek “Köşemden” başlığı altında yayınlamış ve memleketine olan ilgisini hiç kesmemiştir.

Şakir Palancıoğlu, Turgut Zincircioğlu’nun hala oğludur. Turgut Abiyle yaptığım görüşmede aldığım notlar şöyle(2):

"Palancıoğlu Hacı Şakir Efendi, Dedem Zincircizade İsmail Efendi ile bir müddet ortaklık yapmış. Ortaklık döneminde çocukları İhsan Palancıoğlu ile Mesrure Zincircioğlu’nu evlendirmişler. Bu evlilikten kuzenlerim Ulviye Abla ve Şakir Abi dünyaya gelmiş.

Babası İhsan Efendi öldüğü için annesi halam Mesrure Hanım ve ablası Ülviye Hanım ile beraber anne tarafından dedesi olan Zincircizade İsmail Efendi’nin Çankırı’daki bugünkü Pazar Pazarı'nın girişindeki konakta 1944 yılına kadar birlikte oturdu. İlk ve ortaokulu Çankırı Taş Mektep’de bitirdi.

1944’de ailece İstanbul’a gittiğimizde, Nişantaşı Şişli Terakki Lisesi'ne yazıldı. Biz, ailece Şehzade Yusuf İzzettin Efendi’nin Büyük Çamlıca’daki Sarayında 3 sene oturduk. Oturduğumuz yer, Şakir Beyin okuluna çok uzaktı ve bu nedenle “leyli” yani yatılı okuyordu. Cumartesileri gelir, pazartesileri geri giderdi. Liseden sonra Beyazıt’taki İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültes'ine kaydoldu. Mezuniyeti sonrası Erzurum Aşkale’de Yedek Subay Tankçı olarak askerliğini yaptı. Askerliği sonrası İstanbul’a döndü ve Sirkeci’de bulunan babadan kalma “Afyon Eskişehir Oteli"nin işletmesinin başına geçti. 1966 yılında İstanbul Özel Gazetecilik Yüksek Okulu'nda Öğretim Üyesi İffet Halim Oruz'un yardımcısı olarak dersler verdi. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 

Bab-ı Ali’de birçok gazete ve dergide çalıştı. Özellikle 60'lı ve 70'li yıllarda ünlülerle yaptığı röportajlarla önemli gazetecilik başarılarına imza attı. Kadın Mecmuası ve Çağdaş Türkiye Dergilerini çıkardı.

Âşık Veysel’le çok yakın dosttu. Âşık Veysel’i İstanbul’a geldiğinde otelinde misafir ederdi. 1953 senesinde de Kabataş Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yapan Çankırılı şairimiz Zeki Ömer Defne ile yakın dostu olan Âşık Veysel’i bir araya getirdi.

metin-yilmaz-resim-03.jpg

1957 yılında Emel Hanyalıoğlu hanımefendi ile evlendi. Bu evlilikten Alev isminde bir kızı dünyaya geldi. Alev hanım Çıntay Beyle evli olup, Mert isminde bir erkek evlatları vardır.

21 Ocak 2012 tarihinde 83 yaşında İstanbul’da hayata gözlerini yuman Sürekli basın kartı sahibi Palancıoğlu, Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilmiştir.

(1) Fikri Demirok anlatımı

(2) Turgut Zincircioğlu anlatımı

Bu yazı toplam 3335 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.