İbrahim ZENCİRCİ

İbrahim ZENCİRCİ

Çankırı'nın nesi meşhur?

Nerede olursak olalım, iki-üç Çankırılı bir araya geldiğimizde, hemen çenemize vurur, “Bizim memleketin ahan da şunu meşhur, ahan da bunu meşhur” diyerek, başlarız bizim ezberlediğimiz, başkalarının hiç duymadığı meşhurlarımızı saymaya.

 

Aslında Çankırılı'ya Çankırı propagandası yapmayı pek severiz. Hele bir de yabancı birisini gördüğümüzde öyle bir kabarırız, öyle bir şişiniriz ki bizi tutabilene aşk olsun.

 

Sıralarız hemen, ilk aklımıza gelen nelerimiz meşhursa.

 

Tuzu, tozu, kızı

Kafiye olsun diye söylenmiştir. Aslı yoktur. Kültür ve Turizm Müdürlüğü tanıtım fuarlarında, yıllardan beri bıkmadan, usanmadan, (belki de, ellerinde Çankırı tanıtımını yapacakları başka malzemeleri yok) kızlarımızın çeyizini sergiledikleri için uydurulduğunu sanıyorum.  

 

Eleği, kasnağı, gözer’i…

Kasnak, gözer şöyle dursun, eleğime de, elekçiliğime de laf söyletmem arkadaş

 

Küpecük Peyniri…

O tat eskilerde kaldı, artık ne küpecük kaldı, ne de küpecik peyniri.

 

Göveç, Sarımsaklı Et…

Göveç her yerde var, sarımsaklı et eski Cihan Lokantasının sarımsaklı eti gibi değil, hiç tavsiye etmem. Makam aşçısı da iyicene turistik olmuş, göveç yerine şov yapıyor. Hem TV’deki “Sonradan Gurme” yemek programında da hiç görmedik.

 

Duz (Tuz) Mağarası…

Yüzyıllardır var, son yıllarda mağarada heykel yaptık, lamba yaptık, mazot kokusu içinde piyano resitali bile yaptık, o güne kadar; Çankırı, Çankırı olalı böyle zulüm görmemişti, arkadaş.

 

Bal’ı…

Aman kimseler duymasın! Ben eski vali, yeni vekil Ali Haydar’ın yalancısıyım bizim memlekette “arısız bal yapıyorlarmış” Sus, sus, sus. Aman diyeyim kimseler duymasın.

 

Goca Meşe'si…

Yeni vekil, eski valimizin “büyük keşfi.” Ben görmedim, o da benim ayıbım olsun.

 

Yıldız Depesi…

O da sonradan keşfedilen yerlerden. İl genel meclisi üyesine verilen ihalesi ve devrine aracılık eden İlbay Paşa'sı ile ulusal basında; “Çankırı’da Yeni Yolsuzluk Konsepti” başlığı ile haber olmuştu. Gazatalara çıktık.

 

Germece Gavunu

Hep kelek çıkıyor, Kızılırmak’ınki de aynı.

 

Garaköprü Hıyarı…

Nerde; o eski Karaköprü hıyarları, (deveğe basma laaan) deveğine basınca acı olur. Kara köprü hıyarı göstermek gibi olmasın, aha böle “kol” gibi olurdu.

 

Yaren Oğlanı…

Bana soruyorlar; “Niye, yaren oğlanı diyorsun bize” diye.

 

Ben de diyorum ki; “Meclisinizde baş köşede, büyük ve küçük baş ağaların başlarının üzerinde ne yazıyor?”, “Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi” Aha işte orada yazan “oğlan” bizim “yaren oğlanı” diyorum. Haksız mıyım?

 

İsterseniz bu konulara hiç girmeyelim. Bizim “yaren oğlanları” bir aralar köçekliğe pek hevesliydiler, Allah’tan bu günlerde televizyonlarda, ortalıkta pek gözükmüyorlar. Uyandırmayalım bizim “yaren oğlanlarını” 

 

Lafı fazla uzatmaya ve de herkesin bildiği meşhurları saymaya gerek yok.

 

Çankırı’nın nesi meşhur değil ki? 

 

Ama bu günlerde Çankırı’nın bir şeyi öyle meşhur oldu ki, izleyicisi, takipçisi, tıklayıcısı yüz binlerle ölçülüyor. Boru değil rakamlarla sabit.

 

Tıklayan, tıklayana. Öyle meşhur olduk yani… Patladı gitti…

 

Bundan sonra; Çankırı’nın nesi meşhur diye soran olursa, hep bir ağızdan;

“Pampişi, pampişi, pampişi” diye bağıracağız.

 

Rahmetli “Holluk İsmayil"in kendisini kızdıranlara ilendiği gibi beddua etmek istiyorum.       

 

“Kan, kan kusasın, pampişlere gelesin, pampişlerin altında kalasın inşallah”

 

Ey ben, daha başka ne diyeyim?

Bu yazı toplam 10927 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.