• BIST 96.129
  • Altın 277,664
  • Dolar 5,7441
  • Euro 6,3649
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 26 °C
  • Çankırı 21 °C
  • Antalya 32 °C
  • Muğla 25 °C

Hamişi var mı hamişi?!

Yavuz PEHLİVANOĞLU

O günlerde bizim köyde Amerikalılar'ın aya çıktığına inanmayan o kadar çok adam vardı ki. İlginçtir yılan tılsımlı ilacın müşterileri de yine aynı adamlardı. Yılan tılsımlı ilaçları satanlar şimdi ne iş yaparlar ben bilmem ama her seçim zamanında bir kişinin etrafında toplanan binlerce insanı gördükçe hep o her derde deva ilaç satıcısı ve Amarikalılar'ın aya çıktığına inanmayan bizim köylüler gelir aklıma nedense...

Tamahkarlık; İlginç bir hastalık, bedelini ödemeden ya da, gerçek bedeli ödeyenden çok aşağı bir bedelle veya hiç bir bedel ödemeden bir mala, dünyalara sahip olmak dünyanın en muhteşem sahip olma arzusudur ve bana göre bir hastalıktır. Bir eroinmanın, bir alkoliğin bağımlılığından farkı yoktur, ucuz ve bedava tutkusu insanın bana göre en muhteşem tutkularından biridir.

Hepimiz bilir ve severek anlatırız bildiğimiz Karadeniz fıkralarını. Biraz geç de olsa yazımı Karadenizli Temel'in meşhur fıkralarından biri ile açmak istiyorum. (Bu arada müstehcen bölümünü de nasıl anlatacağımın derdine düşmüş durumdayım, biline!)

Efendim, Temel'in evlenme yaşı gelmiş, uflayıp puflayıp dururmuş.. Baba İdris durumu fark etmiş ve Temel'i yanına çağırmış...

- Temelll!! Gel la buraya otur dizime demiş... Baba dize oturma yaşını ben çoktan geçtim buyur demiş temel...

- Ula hakkaten sen büyümüşün o zaman seni everelim, deyince Temel'in gözleri birden bire ölü hamsi modundan, avına dalan bir kartal gözünü dönmüş...

- Seni tinleyurummm babacuğummmm deyivermiş uslu bir aslan gibi babasına mısdıklanmış..

- Ula Temel ben bunu bu güne kadar nasıl fark etmedim, vay benim hamsi kafam falan deyip Temel'in ne kadar güçlü olduğunu, kartal bakışlı aslan penceli, fil kadar güçlü olduğunu, tilki kadar akıllı yılan kadar tehlikeli ve sesiz olduğundan falan dem vurup ve demiş ki;

- Bu günden itibaren sana kız bakıyorum, deyip Temel'i savlamış işe.. 

Ölü Temel canlamış saldırmış işlere..

Aradan altı ya da yedi ay geçmiş Temel yine boncuklamaya başlamış.. Baba İdris durumu yine fark edip ve Temel'i çağırmış yanına..

- Gel a bakayum otur şu taşın üstüne, sana bir kız buldum ula Temel deyince, Temel yine canlanmış 
ama baba İdris biraz mahcup biraz suskun:

- Kızın bir kolu yok, demiş..

Temel birden bire 'istemem kolsuz bir kızı' deyip babasını önerisini reddetmiş.

Baba 'o zaman yeniden sana bir kız bakayım' deyip Temel'i yine yellemiş..

Temel garip yeniden başlamış işlere saldırmaya... 

Arada bir altı ay daha geçmiş Temel yine mızırdamaya başlayacakken baba yine Temel'i çağırmış.. Yine durumu anlatmış. Bu sefer de 'kızın bir bacağı yok' demiş..

Temel yine itiraz etmiş... Babası Temel'e bu oyunu kolu yok, bacağı yok, gözü yok, dilsiz falan 4 ya da 5 sene oynamış ve Temel'in boncuklaması başlayınca yine çağırmıs Temel'i 'ula Temel sana bir kız buldum amaaaa' deyince, Temel azgın bir boğa, yırtıcı bir kurt, avına pence vuran bir aslan azgınlıgı ile; 

- Hamişi var mı hamişi??? deyivermiş...

Bir gün bu millet uyanır, masa üstünde veya kürsüde kendisine martaval okuyup umut vaat eden umut tacirlarine gereken cevabı verir mi vermez mi bilmiyorum ama umut ediyorum..

Ama adliyesi giderken pazardan marul domates, yılan tılsımlı ilaç alma derdine düştükçe, kürsülerden bir kağıt parçası karşılığı dünyaları alabileceği umudunu verenlere alkış tuttuğu sürece, sanat okulu elinden alınıp yerine üç katı büyüklükte imam okulu verileceği vaadine alkış tuttukça, elindeki suyu kilometrelerce uzağa bedavaya verip, koca danayı türbede kesip 'su ver allahım' diye yalvardıkça, bir somun ekmek için 2 metre kare yeri ekip bir yıl bekleyip bir ekmeklik buğdaya talim ederken, tırnak kadar çipe ekmeğin iki katı parayı ödediği ve bu paranın nerden geldigini sorgulamadığı sürece...

Bunları onlara hatırlatıp anlatan ben Yavuz Pehlivanoğlu'nu kendilerinin düşmanı, traşını olmuş gravatını takmış, iskarpinlerini boyamış, saçlarını taramış, mis kokularını sürmüş tılsımlı ilaç satıcılarını dört gözle meydanlarda beklediği sürece zor be anam...

Biliyor musunuz; Aslında ben de inanmıyorum artık Amerikalılar'ın aya çıkabildiğine.

Bu yazı toplam 655 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05333732940