İBB davasında 53. gün: Dördüncü tahliye günü Ramazan Gülten'in savunmasıyla devam ediyor
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu, 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 53'üncü günü, dün savunmasına başlayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten ile devam ediyor. Gülten, iddianamede örgüt üyeliğine dayanak olarak gösterilen tek delilin HTS kayıtları olduğuna dikkat çekti.
İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 53’üncü günü başlıyor.
Bugün, davada dördüncü kez tutukluluk incelemesi yapılacak. Yeni tahliyelerin olması bekleniyor.
Davaya, dün savunmasına başlayan ancak yarıda kalan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten'in savunmasıyla devam ediliyor.
13:00 | İLK ARA VERİLDİ
İmamoğlu’nun ardından Fatih Keleş’in örgüt üyeliği ile ilgili Gülten’e sorduğu sorunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. İmamoğlu salondan çıkarken babasının ve kayınpederinin salonda olduğunu belirterek "Çok güçlüyüz, çok güçlüyüz, çok güçlüyüz" dedi.
Aranın ardından Gülten’in avukat savunmaları alınacak.
12:45 | "BU ÜLKEDE NAMUSLULAR, NAMUSSUZLARDAN BİN KAT CESUR OLMALI"
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakim ve savcının kısar sorularının ardından Gülten’e görev süreci ve hakkındaki suçlamalarla ilgili sorular yöneltti. İmamoğlu, Gülten’e kendisinden herhangi bir usulsüz imar talimatı alıp almadığını sordu.
Gülten, İmamoğlu ile geçmişte bir tanışıklığı olmadığını belirterek, kendisine yöneltilen soruya "Kanunsuz olarak nitelendirilecek hiçbir şey olmadı" yanıtını verdi.
İmamoğlu, Üsküdar sahilindeki yıkım sürecine de değinerek Gülten’in kamu görevlisi olarak saldırıya uğradığı olayı hatırlattı. Kaçak yapıların kaldırılması için çalışma yürütüldüğünü söyleyen İmamoğlu, bu süreçte Gülten ve ekibinin görev yaptığını ifade etti.
Duruşmada Gülten’e İstanbul’daki imar süreçleriyle ilgili sorular yönelten İmamoğlu, "7 yıllık görev sürenizde size tek bir kişiye özel alan oluşturulması, tahsis, ihale ya da usulsüz imar işlemi için talimat geldi mi?" diye sordu. Gülten, "Asla gelmedi" yanıtını verdi. Ayrıca bazı kişilerin İmamoğlu’nun adını kullanarak kendilerine ulaştığını ancak bu taleplere itibar etmediklerini söyledi.
İmamoğlu, kendisi hakkında yöneltilen örgüt suçlamasına da değinerek, belediye yönetiminde kişisel çıkar doğrultusunda hareket edilmediğini söyledi. İmar artışı veya ruhsat süreçleri konusunda da Gülten’e soru yönelten İmamoğlu, "Tek bir parsel için ‘bunu yapın, ruhsattan geçirin’ diye önünüze bir dosya koyduk mu?" dedi.
Gülten bu soruya da “Hayır Başkanım” yanıtını verdi.
"KAÇAK GAZETECİLİK YAPILIYOR"
İmamoğlu ayrıca, imar süreçleriyle ilgili yönelttiği soruda iktidara bazı basın kuruluşlarının kullandığı binalarla ilgili de iddiada bulundu. İmamoğlu, Yeni Şafak gazetesinin Topkapı’daki şehir parkı üzerindeki binasının kaçak olduğunu belirterek "Kaçak binada gazetecilik yapıyor" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu savunmasının sonunda Gülten’e teşekkür ederek, "Bu ülkede namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır. İyi ki varsın Ramazan Bey" ifadelerini kullandı.
12:20 I "BU ANLAYIŞ, ÖRNEK OLDU"
Savunmasının son bölümünde Ernest Hemingway’in İhtiyar Balıkçı romanından örnek veren Gülten, İBB’de yaptıkları çalışmaları şu sözlerle anlattı:
"Belediyeciliğin yalnızca beton, kaldırım ve asfalttan ibaret sayıldığı bir dönemde; kreşlerle, kent lokantalarıyla, engelli kamplarıyla, halk süt, askıda fatura uygulamalarıyla, meydanlarla ve yaşam vadileriyle dayanışmayı, eşitliği ve adaleti büyüten bir anlayış ortaya konmuştur. Bu anlayış, ulusal ve uluslararası ölçekte de yerel yönetimlere örnek olmuştur."
“KIZIM 11 AYLIK OLDU, BİR SÜRÜ İLKİNİ KAÇIRDIM”
Cezaevindeyken dünyaya gelen kızı Maya hakkında konuşan Gülten, doğuma katılmak için verdiği dilekçelerin yanıtsız bırakıldığını açıkladı. Ramazan Gülten, bu süreci şöyle anlattı:
"Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra, avukat görüş kabininde öğrendim. Sonraki hafta şansımıza açık görüş haftasıydı, henüz bir haftalık olan kızımla bir saatliğine tanışabildik. Biberonunun içeri alınabilmesi için bile mücadele etmek zorunda kaldık.
Bugün kızımız Maya 11 aylık. Bir sürü ilkini kaçırdım. Saymakla bitmez. İlk kez baba dediğini ise mahkeme salonunda eşimin haykırışıyla öğrendim. Önümüzdeki pazar ilk Babalar Günü’müz. Sırada ilk yaşı, ilk adımları ve daha nice ilkleri var. Bütün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma 2 masal kitabı hediye edebilmek oldu."
11.30 I İRTİKAP, İHALE VE DOLANDIRICILIK İDDİALARINA KARŞI SAVUNMA
Dün yarım kalan savunmasına devam eden Gülten, ilk olarak kendisine irtikap suçlaması yöneltilen eylemlerle ilgili konuştu.
Gülten, bu kapsamda suçlama konusu yapılan silüet onaylarının tek bir kişinin takdirine bağlı olarak değil, çok disiplinli teknik bir değerlendirme ve müzakere sürecinin sonucu olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Silüet onay süreçleri üzerinden irtikap suçu inşa edilmeye çalışılması, maddi olgulara dayanmayan, varsayıma dayalı bir kurgudan ibarettir. Nitekim iddianamenin değerlendirme bölümünde, silüet onaylarının sözde örgütün irtikap yöntemi için sıkça başvurduğu bir araç olduğu yönünde peşin bir kabul ve önyargısıyla hareket edilmiş. Oysa iddianamede yer almayan, adeta buharlaşan gizli tanık Ladin’in savcılığa sunduğu 32 adet silüet onayına ilişkin proje listesi bilirkişi incelemesine konu edilmiş yapılan inceleme sonucunda herhangi bir hukuka aykırı işlem bulunmadığı açıkça ortaya konulmuştur."
Hakkında ileri sürülen bir diğer suçlamanın ise ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık iddiaları olduğunu belirtilen Gülten, "Bu kapsamda iddianamede, idare tarafından yapılan gelir getirici ihalelerde, belediye encümen üyesi olarak ihale komisyonlarında üye sıfatıyla bulunmam veya zaman zaman vekâleten bu görevi üstlenmeme yer verilmiş. Ancak iddianamede, hangi fiilimin ihaleye fesat karıştırma veya nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin tek bir somut tespit bulunmuyor" diye konuştu.
"ÖRGÜT ÜYELİĞİNDE TEK DELİL HTS’LER"
Savunmasının son kısmına yaklaşırken hakkındaki örgüt üyeliği iddialarına yönelik de konuşan Gülten, "Benim örgüt üyeliğim iddiasının dayanağı olarak gösterilen hususlar; beş yıl İmar Müdürü, bir yıl İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak yürüttüğüm görevlerin gereği olan iş ve işlemlerden ibaret" ifadelerini kullandı.
İddianamede örgüt üyeliğine dayanak olarak gösterilen tek delilin HTS kayıtları olduğuna dikkat çeken Gülten, "Birlikte görev yaptığımız kişilerle, kamu hizmetlerinin aksamaması için iletişim kurmamızdan daha doğal bir şey yok" derken söz konusu kayıtlardan biri olan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:
"Örneğin bu HTS kayıtları arasında tarafıma soru olarak yöneltilen görüşmelerden biri de Sayın Ekrem İmamoğlu ile yaptığım görüşmedir. Bu görüşmenin içeriğini özellikle hatırlamamın sebebi, benim için son derece özel bir tarihe denk gelmesidir. Daha önce de ifade ettiğim üzere, 30 Mayıs 2023 tarihinde Üsküdar sahilindeki kaçak yapıların yıkımı sırasında saldırıya uğramıştım. Olay sonrasında hastaneye giderken Ekrem Başkan beni arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmiş ve bir ihtiyacım olup olmadığını sormuştur. Dolayısıyla ‘delil’ olarak ileri sürülen HTS kayıtları, içerik itibarıyla kamu görevinin olağan akışı içinde yapılan bu tür görüşmelerden ibarettir."









