İBB davasında 60. celse: Murat Ongun'un savunması devam ediyor

İBB davasında 60. celse: Murat Ongun'un savunması devam ediyor

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 60. duruşma günü, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla başladı.

SİLİVRİ’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam eden duruşma bugün, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun'un savunmasıyla sürüyor.

Savunmasına dün başlayan Ongun, "İddianame ülkemizde seçkin ve özel insanların, biz fanilerle kanun önünde eşit olmadığını kanıtlıyor. İddianame bağıra bağıra 'siyaset yapıyorum’ diyor" ifadelerini kullanmıştı.

Ongun, Beliz Özkan adında bir avukat tarafından eşinin tahliyesi için 1 milyon dolar istendiğini de öne sürerken, suçlandığı eylemlere ilişkin ayrıntılı savunma yaptı.

9 Mart’ta başlayan davada tutuklu savunmalarının alındığı ilk duruşmanın, 20 Temmuz’daki adli tatil öncesi ara karara bağlanması bekleniyor. Ongun'un ardından bugün avukatlarının da savunma yapması beklenirken, davada geriye Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, İnan Güney ve Ekrem İmamoğlu'nun savunması kaldı.

11:15 I FİRARİ EMRAH BAĞDATLI İLE İLGİLİ KONUŞTU

Ongun, savunmasında ilk olarak dosyada firari konumda bulunan iş insanı Emrah Bağdatlı hakkında beyanlarda bulundu. Bağdatlı ile gazetecilik döneminden başlayıp medya çevresinde gelişen 20 yıllık bir dostluğu olduğunu belirten Ongun, Bağdatlı’nın prodüksiyon ve etkinlik alanında 15 yıldan fazla tecrübesi olduğunu söylerken "On binlerce vatandaşın huzuruna çıkan İBB etkinliklerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi konusunda fikir danıştığım, pek çok insan vardı. Onlardan bir tanesi de yakın arkadaşım Emrah’tı" diye konuştu.

Bazı gizli tanık ve etkin pişmanlıkçı ifadelerinde Bağdatlı’nın Medya A.Ş.’de odası olduğunun öne sürüldüğünü belirten Ongun, bunun doğru olmadığını belirtti. Ongun, Bağdatlı’ya İBB’den düzenli iş verildiği iddialarına yönelik de "Dün AKP döneminde 5 ayda 600 milyon lira ihale alanlardan bahsettim. O adamlar geziyor, Emrah'ı şeytan yaptılar. Savcılığınızın fenomen zanlısı Emrah Bağdatlı ve ortağının bizlerden 2,5 yılda kayıtlı kuyutlu resmi olarak aldığı işlerin toplamı 7,5 milyon lira" ifadelerini kullandı.

"E şimdi ben de yapılacak işte bir arkadaşımın daha önce edinmiş tecrübesi, bilgisi varsa ona danışmayayım mı? İş yapmak için firmalara ihtiyacımız olduğunda insanlara danışmayayım mı?" diyen Ongun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Soruşturmanın başında 2,5 ay İBB'nin en küçük şirketi Medya A.Ş. üzerinde tepinildi, benim üzerimde tepinildi. Doğal olarak benle yakınlığı nedeniyle Emrah'ın üzerinde tepinildi. Medyaya, gazetelere aynı yönde yazılar yazdırıldı. Burada söyledi bu tanıklar, bunları gazetelerden okuyarak gelip itirafçı oldular. Beni ve Emrah'ı suçladılar, ondan sonra da çekip gittiler. Ben ve Emrah şeytan olduk. Ben bu kaygıyı da haksız görmüyorum ve eleştirmiyorum ama ben savcıların hayali olarak bize çizdiği istikamette devam edemem. Şu an herkes Emrah'tan fellik fellik kaçıyor da normalde onu tanıyana 'Emrah' dedin mi herkesin yüzünde tebessüm oluyor. Adam neşeli, esprili, sevimli bir insan. Bu katı, bu bulanık, bu kötü dünyada, herkesin birbirini karaladığı dünyada benim için neşeli bir insan. Ben neşeli insanları da seviyorum. Ama HTS kayıtlarına bir baksınlar bakalım, 2011-2020 arası Emrah ile kaç kez görüşmüşüm? Kayıt yok çünkü herkesin hayatı başka yönlere akabiliyor, ayrılıyorsun."

"CEZAEVİNDE OLDUĞUMUZ DÖNEMDE KAMU ZARARI YARATMAKLA SUÇLANIYORUZ"

Savunmasında, iddianamede yer alan 105 ve 106 numaralı eylemlere ilişkin kamu zararı hesaplamalarına da tepki gösteren Ongun, suçlama konusu yapılan ihalelerde İBB iştirakleriyle yapılan sözleşme tarihlerinin sırasıyla 26 Şubat 2025 ve 4 Mart 2025 olduğunu hatırlatırken, bu tarihlerden sonra alt yüklenici süreçlerinin başlamasının en erken Mart ayının ikinci yarısını bulacağını ve cezaevinde oldukları dönemde kamu zararıyla suçlandıkları belirtti:

"Ben 19 Mart 2025'te gözaltına alındım ve tutuklandım. Bu iki ihalenin işleri yapıldı mı, yapılmadı mı, yapıldıysa ne kadarı yapıldı; Benim de burada yargılanan arkadaşların da bunu bilmesi mümkün değil. Çünkü hepimiz cezaevindeydik. Cezaevinde olduğumuz dönemde bize kamu zararı yazmışlar. 105'inci eylem için 130 milyon lira, 106'ncı eylem için ise 204 milyon lira kamu zararı yaratmışız. Siz yıl daha bitmeden bu hesabı nasıl yaptınız? Hangi incelemeyle, hangi raporla bu rakamlara ulaştınız?"

Savunmasında daha sonra, Nisan ayındaki savunmalarda da eylem 13 kapsamında çok kez gündeme 'İstanbul Senin' uygulamasına ilişkin suçlamalara geçen Ongun, iddianamede dayanak gösterilen ses kaydında kendisi ile eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın yer aldığının öne sürüldüğünü belirtirken "Serdal Taşkın, Kasım 2020'de görevden ayrıldığına göre bu kayıt en geç 2020'ye ait olabilir ama iddianamede suç tarihi için 2022 deniyor. Ses kaydı başka tarihe ait, suçlama başka tarihe kurulmuş" dedi.

Etkin pişmanlıkçı İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Özgüner ile uygulamayı geliştiren şirketin temsilcisi İsmet Koyun’un ifadelerinin de tarihlerle çeliştiğini belirten Ongun "Dosyadaki tüm ifadeler, benim sürece 2024 yılında ve yalnızca tanıtım amacıyla dahil olduğumu gösteriyor. Buna rağmen suç tarihi 2022'den başlatılarak burada da sanık yapıldım. Üstelik dosyadaki ifadelere göre bu konu hakkında 2022-2024 döneminin sorumlusu Ertan Yıldız olmasına rağmen o sanık değil, ben sanığım. Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil" dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.