İBB Davası'nda 71'inci duruşma günü: İmamoğlu'ndan MAKYOL'un sahibi Çebi'ye sorular

İBB Davası'nda 71'inci duruşma günü: İmamoğlu'ndan MAKYOL'un sahibi Çebi'ye sorular

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine 71. gününde devam ediliyor. İlk savunmayı, “örgüte yardım ve finansal destek sağlamakla” suçlanan tutuksuz sanık MAKYOL İnşaat’ın sahibi Adnan Çebi yaptı. Ekrem İmamoğlu, Çebi'ye sorular yöneltti.

İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda, 71. gününde devam ediliyor.

Davanın 71. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmada mahkeme başkanı, gelecek hafta tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınacağını bildirdi. Başkan'ın verdiği bilgiye göre, her sanık veya avukatına beyanları için yarım saat süre verilecek. Talepler ilk duruşmadaki liste sıralamasına göre alınacak.

Söz konusu listeye göre, Ekrem İmamoğlu'na tahliye talebi için sıranın 3 Eylül Perşembe gelmesi bekleniyor.

İşte duruşmada anbean yaşananlar...

12.50 | "KENDİ PARAMIZLA EV SATIN ALMANIN SUÇ SAYILMASINI ANLAMIYORUM"

Çebi'nin avukatının savunmasının ardından İmamoğlu İnşaat çalışanı tutuksuz sanık Burcu Beyazoğlu, savunması için söz aldı.

Beyazoğlu, "Satış bedeli 7 milyon TL olarak belirlendi ve ödeme kolaylığı sağlandı. Ben de yaklaşık 3 yıla yayılan şekilde, imkânımız oldukça bu bedeli ödedim. Ben hiçbir ödemeyi gizlemedim. Ödemeler şirketin resmi muhasebe kayıtlarında da benim adımla ve aldığım daire belirtilerek işlenmiştir. Uzun yıllar çalışan bir karı-koca olarak 7 milyon TL tutarındaki bir ev almamızda şüpheli bir durum olduğunu düşünmüyorum. Yıllardır çalıştığım şirketten, kendi paramızla ev satın almış olmanın suç olarak değerlendirilmesini anlamıyorum. Ben yalnızca yıllardır çalıştığı şirketten taksitle ailesi için ev satın almış bir çalışanım. Bu nedenle hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyor ve beraatime karar verilmesini saygılarımla talep ediyorum" dedi.

12.15 | İMAMOĞLU ADNAN ÇEBİ’YE SORDU

Çebi’nin savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Söz alan Ekrem İmamoğlu, "Le Meridien veya başka bir kamusal olmayan alanda buluşmamız, bir toplantımız oldu mu sizinle?" diye sordu. Adnan Çebi, "Hayır, olmamıştır" diyerek karşılık verdi.

İmamoğlu daha sonra, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın otelinize gelmesinde bir mahsur var mı? Bir odasını kullanmakta bir mahsur var mı? Böyle bir bariyer mi var? Yani biri geliyor veya bir engel mi var? Bir suçlu muamelesi gösterilmesi mi gerekiyor? Çünkü ne beni siz kapıda karşıladınız, ne bir başkası karşıladı. Ben bir müşteri gibi geldim, işimi gördüm ve çıktım. Ya bir oda tutuldu ya bir mekanınızda bir kahve içtim bir toplantı maksatlı ve çıktım. Bunun dışında bir ilişki kuruldu mu orada? Otelinizin bir müşterisi gibi gelmemin dışında bir bağlantı tespitiniz var mı otelinizde?" sorusunu yöneltti.

Çebi, bu soruyu, otele her sene 25-30 bin civarında müşteri veya ziyaretçinin geldiğini vurgulayarak yanıtladı. İmamoğlu ve Çebi arasındaki soru-cevap şöyle devam etti:

İmamoğlu: "Maden bulmuş gibi bir iddia makamı var karşımızda ve bu iddia makamı eşeledikçe eşeliyor, bir şey bulmaya çalışıyor. Sizin otelinizde benim gibi gelip giderken kapıda gördüğüm veya lobisinde gördüğüm veya bir salondan çıkarken, girerken gördüğüm isim ifşa etmek istemiyorum, isimlerini de hatırlıyorum, devletin farklı kademelerinde olan kişileri gördüm. Bu insanlar otelinize gelir miydi?"

Çebi: "Gayet normaldir, gelebilirler."

İmamoğlu: "Gelmiştir, değil mi? Kulağınıza gelmiştir yani."

Çebi: "Tabii, tabii."

İmamoğlu: "Sayın Cumhurbaşkanı'nı görmedim ama onun dışında görmediğim kalmadı gittiğim otellerde, yani sizin de orada gördüm, başka otellerde gördüm. Bir yasağı yoktur herhalde. Öyle değil mi Sayın Adnan Çebi? Bir yasağı yoktur yani."

Çebi: "Yoktur, evet."

İmamoğlu: "Yani bu, bu soru önemli. Niye önemli? Çünkü sizin itibarınıza da benim itibarıma da aslında bir çok konuya da negatif bir imajı tesis eden bir ilişki kurma çabası var. Halbuki, evet güzel söylediniz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile benim görev yaptığım dönemde bir ihale almadınız, dediniz. Olan işleriniz devam ediyor diye biliyorum. Bunlara bir engel olduğunu zannetmiyorum. İş almanızı engelleyen bir tavrımız mı oldu yoksa siz mi katılmadınız veya ihaleye girmediniz?"

Çebi: "Biz, biz girmedik."

11.40 | MAKYOL’UN SAHİBİ ADNAN ÇEBİ SAVUNMA YAPTI

İBB Davasında 71. duruşma günü başladı. İlk savunmayı, “örgüte yardım ve finansal destek sağlamakla” suçlanan tutuksuz sanık MAKYOL İnşaat’ın sahibi Adnan Çebi yaptı.

"İddianamede bahsedilen yapılarla hiçbir ilgim ve bağım bulunmamaktadır" diyen Çebi, etkin pişmanlıkçı iş insanı Adem Soytekin’e kreş yaptırılması için yapılan ödemenin "rüşvet" ve "örgüt finansmanı" olduğu iddiasını reddetti.

Bugüne kadar AFAD ve Emniyet Genel Müdürlüğü dahil çok sayıda kurum ve kuruluşa bağışta bulunduklarını, okul ve öğrenci yurtları yaptırdıklarını söyleyen Çebi, Soytekin’in şirketine kreş yapımı için gönderilen yaklaşık 4,7 milyon TL’ye ilişkin, “Hayır bütçemiz içinde çok sembolik bir rakam olup tamamen eğitime katkı sunmak maksadıyla yaptığımız bir bağıştır. Bu kreş projesi üzerinden örgütsel finansman amacı güdüldüğü iddiası doğru değildir” dedi.

Soytekin’in şirketi Asoy İnşaat ile ilişkilerinin İmamoğlu döneminden önceye dayandığını belirten Çebi, "Asoy firması ile çalışmaya başlamamız AK Partili Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun Esenyurt Belediye Başkanlığı dönemine rastlamaktadır. En avantajlı teklifi Asoy İnşaat sunmuş ve bu şekilde çalışılmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Hakkındaki "örgüte yardım" suçlamasını da reddeden Çebi, İmamoğlu döneminde İBB’den hiçbir iş almadıklarını belirterek, "Hatta Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki iki işi tasfiye ettik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bırakın ortak hareket etmeyi, ciddi hukuki ihtilaflarımız da mevcuttur" dedi.

Le Méridien Otel’de yapılacak görüşme öncesinde kameraların bantlanmasına ilişkin de konuşan Çebi, İmamoğlu’nun yer aldığı hiçbir toplantıya katılmadığını ve toplantıların organizatörü olmadığını söyledi. Kameraların bantlanmasının İBB koruma personelinin rutin uygulaması olduğunu savunan Çebi, "Bu konuda benim bir talimatım olmadığı açıkça ortadadır. Ayrıca kameraların bir tanesinin kapatılması diğerlerinin çalışmasını engellememiş, herhangi bir görüntü kaybı meydana gelmemiştir" ifadelerini kullandı.

Çebi, "Otelde bulunan 323 kameranın sadece bir tanesinin kapatıldığını, diğerlerinin faaliyet göstermeye devam ettiğini dikkatlerinize sunuyorum. Otelde jammer kullanılmasından ötürü iletişimde herhangi bir aksama gerçekleşmediği belirtilmiştir" dedi.

Savunmasını, “Hayır olsun diye yaptırmış olduğum kreş ve sadece sahip olduğum otel binası nedeniyle manevi olarak oldukça zor günler geçirdim. Yüce yargıya güvenim tamdır ve masumiyetimin mahkeme kararıyla tescilleneceğinden hiçbir kuşkum yoktur” sözleriyle tamamladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.