İBB davasının 69. duruşma gününde etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız ilk kez savunma yapacak!

İBB davasının 69. duruşma gününde etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız ilk kez savunma yapacak!

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası, 69. duruşma gününde tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek. Geçen hafta duruşma savcısının çelişkili beyanları sebebiyle tutuklanmasını istediği ancak mahkeme kararıyla tutuklanmayan inşaatçı Muzaffer Beyaz, dilekçe sunarak ek savunma yapmak istediğini açıkladı.

İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 69'uncu günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda, tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.

Duruşmaya tutuksuz olarak yargılanan etkin pişmanlıkçı eski İBB İştirakler Sorumlusu Ertan Yıldız da katılacak.

Verdiği etkin pişmanlık ifadeleri pek çok kişiye tutuklanma sebebi olarak yöneltilen Yıldız'ın ilk kez savunma yapması bekleniyor.

Ertan Yıldız için, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “İBB soruşturmasının dönüm noktası Ertan Yıldız’ın itirafçı olması” diye konuşmuştu.

12:30 - SAVCIDAN HASAN İMAMOĞLU İÇİN SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Hasan İmamoğlu’nun yaptığı kısa savunmanın ardından duruşma savcısı, İmamoğlu’na, İmamoğlu İnşaat sahibi Tuncay Yılmaz’ın kendisinden elden para alıp almadığını sordu. Savcı ve Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’na soruyu istemediği takdirde cevaplamayabileceğini söylerken İmamoğlu’nun avukatları da araya girerek soruya tepki gösterdi.

Hasan İmamoğlu, ilgili soruyu avukatlarının cevaplayacağını söylerken duruşma savcısı bunun üzerine İmamoğlu hakkında, eylem 34 kapsamında 'aklama' suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

İmamoğlu’nun avukatları, sorgu sürerken suç duyurusunda bulunulmasına tepki gösterdi.

Suç duyurusunun ardından Hasan İmamoğlu’nun salonda bulunan üç avukatı, savunmalarına başladı.

12:15 - İMAMOĞLU’NUN BABASI KÜRSÜDE

Gönül’ün sorgusunun tamamlanmasının ardından mali müşavir Ömer Güngör savunma yaptı. Güngör, rüşvete aracılık iddiasıyla suçlandığını ancak bu kapsamda yer alan para transferlerinin tamamen ticaret kapsamında yapıldığını söyledi.

Ardından kürsüye, Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu geldi. Torunu Semih İmamoğlu’nun yardımıyla kürsüye yürüyen Hasan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Herkes gibi ticaret yaptık, nezaketlik yaptık. Daire aldık, sattık ama demek ki benim her daire satan her daire alan burada suçlu oluyor. Maalesef Türkiye'de ticaret yapmanın bazı şeyleri şartları varmış. Ticaret hayatımda dikkat ettiğim iki üç şey var: Bir tanesi haram yememek, birisi de çoluk çocuğa haram yedirmemektir. Ama bazı suçlamaları gördüğüm zaman hakikaten kendime hayret ediyorum. Ya bizi yetiştiremedik ya bizi suçlayanlar yetişmediler. Fakat ne gariptir ki ben şimdi pek sevmem emekli maaşıma dahi el konuldu. Bu mahkeme biraz enteresan. Dede, torun, damat üçü bir arada. Suçlar aynı. Suçların aynılığı ise ticaret yapmak. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz bir hareket olduğunu anlatsalardı, yapmazdık."

"KİRLİ PARA KAZANMADIM, CASUSLUĞUN NE OLDUĞUNU İSE ÇOK İYİ BİLİRİM"

Akit gazetesinde kendisiyle ilgili yaptığı 'Kaynağı belli olmayan parayı yurtdışına havale yaptı' haberine değinen İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Paranın hem kaynağı belli değilmiş hem de havale yapmışım. Önce 3,5 milyon dolar diyorlar sonra ine ine 380 bin euroya indi o para. Yani yalanların, iftiraların, itiraf adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz."

"Ben hiç kirli para kazanmadığım için aklanmaya hiç ihtiyacım olmadı. Her zaman düzgün çalıştık, kanunlu işler yaptık" diyen Hasan İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun babası olduğu için yargılandığını söyledi:

"Ben casus diye suçlanan o oğlumun, Büyükşehir Belediye Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim çünkü gayret memnunum.

Onu casusluk olayını da yakıştırdılar. Benim doğduğum köy biraz mazisi bir köy. Rus işgalinde burası Rus karargahıydı. Köyde camiye gidip gelirken yaşlı bir adamın öyle pejmürde şekilde durduğunu görürdüm. Sorardım: "Nedir bu Hakkı dayı, niye böyle?" Derdi ki: "Bu Ruslara casusluk yaptığı için, işte casusluk yapanların sonu budur" diye. Bizim ailede, bizim soyumuzda böyle bir şey çıkmadı. Çünkü gazi bir dedenin yetiştirdiği kişiyim ben. O casusluğun ne olduğunu, vatana ihanetin ne olduğunu bize çok güzel anlatırdı."

"SUÇLULAR SUÇSUZ, SUÇSUZLAR SUÇLU"

Maalesef Türkiye'de yalancılık geçim kaynağı oldu” diyen İmamoğlu, kendisinin de yurtdışı çıkış yasağı olduğunu belirterek kendisinin değil ancak torunu Selim İmamoğlu’nun yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bakıyorum benim aldığım 4 daire suçlanıyor. Ben çok daire aldım, 4 daire değil. Sadece Beyazlar'dan da almadım. Ben Vatan Emniyet’e gittiğim zaman ‘3 daire aldın’ dediler. ‘Hayır, 4’ diyerek ben düzelttim onu. Daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmezdim. Bilseydim öyle bir şeyi almazdık hayat boyu. Kendim de üretiyorum ve evlatlarıma vermiş olduğum, bu fiyata vermiş olduğum daireler yüzünden de yargılanıyorlar.. Bir de kayyım denen bir nesne atandı bizim şirkete. Yani 60 yıllık bir ticaret hayatının bu kadar ayağa düşürülmesine üzülüyorum. Çekin bunları.. Ben biraz daha duracaktım ama keseceğim. Az önce salonda bir vatandaş izledim; bu kadar rahat yalan konuşabilen bir insana ben ilk defa rastlaşıyorum ve onları gayet iyi tanıyorum, ortaklığımız da var. Yani keşke bu iş adamlarının bir sicili olsa da onları izleseniz. Hiç sicili temiz olmayanlar kendilerini öyle güzel aklıyorlar ki her yerde.

Bir tane de Milli Eğitim Bakanı'nın atmış olduğu bir iftira var. FETÖ'yle okul yaptığım söylendi. Ben okul yapmadım FETÖ'yle. Tek başıma yaptım. Başaramadım. Türkiye Milli Kültür Vakfı'na bunu sattım. Onlar da başaramadı, FETÖ'ye sattı. Sonunda devlete kaldı. Yine hizmetimiz hizmettir. Artık bu mahkemelere gidip gele gele oğlumu izlemek bana hoş gelmiyor. Suçlular suçsuz, suçsuzlar suçlu, itiracılar itirafçı. Kendilerini aklayıp aklayıp çıkıyorlar onlar."

11:45 - İMAMOĞLU: "TÜM AİLEMİ ZAN ALTINDA BIRAKAN VAHŞİ BİR SÜREÇ"

Beyaz'ın avukatlarıyla tamamlanan sorgusunun ardından geçmişte İmamoğlu İnşaat'ın projelerinde şantiye şefi olarak görev yapan Baran Gönül, savunma yapmak için kürsüye geldi.

Dilek İmamoğlu'ndan satın aldığı dairelerle ilgili konuşan Gönül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dilek İmamoğlu'ndan satın aldığım üç daireyle ilgili MASAK tespitine göre bu daireleri toplam 10 milyon lira bedelle satın aldım. MASAK raporunda bu dairelerin yaklaşık 9 milyon liraya satılmış gibi göründüğü ve yaklaşık 900 bin liralık fark bulunduğu belirtiliyor ancak bu hatalı bir tespit. Resmi tapu satış senetlerini dosyaya sundum. Tapu kayıtları incelendiğinde gerçek satış bedellerinin MASAK raporundaki gibi olmadığı ortaya çıkacaktır."

Gönül’ün kısa savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu, soru sormak için söz aldı. "Tüm ailemi itham altında bırakan vahşi bir süreçle karşı karşıyayız" diyen İmamoğlu, Gönül’e kendisini ve ailesini tanıyıp tanımadığını sordu. Gönül, Dilek İmamoğlu’nu tanımadığını kendisini ise yalnızca şantiyede ayaküstü gördüğünü söyledi. İmamoğlu, Gönül'ün kendi firmalarıyla gayriresmi bir ticarette bulunup bulunmadığını sorarken Gönül, "Hayır Başkanım! Hepsi resmi ve faturalı işlerdi" yanıtını verdi.

ÇALIK’TAN MUZAFFER BEYAZ’A: "SAYILAR BİRBİRİYLE ÖRTÜŞMÜYOR"

Geçen haftaki çapraz sorgulama sırasında Ekrem İmamoğlu’na hakkını helal ettiğini söyleyen Beyaz, bu yanıtının yanlış anlaşıldığını söyledi:

"Hakkımı helal etmiyorum. Ekrem İmamoğlu ile helalleşmeye yönelik laflarım yanlış anlaşılmıştır. Bu helallik, Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu sırasında sorduğu soruya cevaben, çoluk çocuk ailece yenen yemek ve seyahatlere ilişkin hakkını helal ediyor musun sorusuna insani olarak verdiğim bir cevaptır. Bu helallik diğer ticari faaliyetlerle alakası yoktur. Alacaklarım devam etmektedir, hakkımı helal etmiyorum. Şikayetlerim de devam ediyor."

"Ertan Yıldız'ın konuşmalarından da söz konusu para isteme olayından Ekrem İmamoğlu'nun haberi olduğunu anladım" diyen Beyaz, savunmasını tamamladıktan sonra Mehmet Murat Çalık, Beyaz’a soru sormak için söz aldı.

Çalık, Beyaz’a "Hasan İmamoğlu’na daire devretme olayını direkt benim ağzımdan mı duydunuz?" diye sorarken Beyaz, "Hayır, duyduğumu söylemedim. Adem Soytekin’e söylenmiş, onu da bana Oktay Hamzaoğlu söyledi" diye konuştu.

Çalık ise “Şu an Oktay Bey'in ifadeleri elimde ve ifadelerinde böyle bir şey söylemediğini belirtiyor. Bu isnatlardan, bu beyanlardan dolayı; 'o demiş, bu duymuş'larla bir buçuk yıldır tutukluyum. Bana ait geçmiş bir tapu yok. Beyaz'ın anlatımına göre 10 milyon karşılığında 7 dükkan ve 5 daire devredilmişti ancak tapu kayıtlarında 12 değil, 10 gayrimenkul görünüyor. Hasan İmamoğlu'na devredildiği belirtilen 4 daireyi de hesaba kattığımızda sayılar birbiriyle örtüşmüyor” diyerek Beyaz’a karşı çıktı.

Beyaz'ın avukatlarıyla tamamlanan sorgusunun ardından geçmişte İmamoğlu İnşaat'ın projelerinde şantiye şefi olarak görev yapan Baran Gönül, savunma yapmak için kürsüye geldi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.