Koca Kulak

Daha ot ve diken karışımı araziye yeni girmiştik ki, önümdeki otları ikiye ayırarak giden kenarları siyah çerçeveli içi ise gri renkli olan bir çift koca kulak gözüme çarptı. Hemen omuzladığım tüfeğim ile namlumun ucunda kaybederek yakın atmamak adına bir süre mesafenin açılmasını bekleyip yavaşça tetiği ezmeye başladım. Tetik son noktaya gelmesine karşın ben umut içerisinde patlama sesini bekliyordum ancak beklediğim ses bir türlü gelmiyordu. İşaret parmağım ile tüfeğimin emniyet mandalını kontrol ederken bir taraftan da otluk alanın içerisindeki çıplaklığa çıkıp zıplayarak benden uzaklaşmaya çalışan koca kulağı izliyor namlumu kendisinden ayırmamaya özen gösteriyordum. Tüfeğimin emniyeti açıktı ben yavaşça tetiği tekrar eziyorum ama bir türlü patlama gerçekleşmiyor…..

Bir hafta boyunca av arkadaşım Ali Osman Bey ile teknik bir arızadan dolayı tüfeğimin ateş almaması sonucu kaçan bu tavşanı ve bu tavşandan sonra aynı otluktan kalkan diğer iki tavşanı konuşur olduk ve tahmin edersiniz ki bir sonra ki hafta sonu av gününü sabırsızlık içerisinde bekledik…..

Bu sezon av günlerinin sabahında mutlaka uğradığımız çorbacı da artık bize alışmış olacak ki sanırım bunların önüne ne korsak yerler hesabı yapmaya başlamış, bol sarımsağın haricinde hiç bir şeye benzemeyen işkembe çorbalarımızı kaşıklarken kendisine bizi bir daha zor (!) görürsün tebessümlerimize anlam vermeye çalışıyordu. Anlaşılıyor ki kısa zaman içerisinde kendisine işkembe çorbası ve tuzlama gibi türevleri hakkında çorba dersi vermemiz gerekecek. Yolda bir türlü bırakamadığımız hatta benim biraz da sevdiğim için bırakmadığım zıkkım takviyesinden sonra avlağımıza ulaşıyoruz. Doğal olarak ilk hedefimiz bir haftadır dilimizden düşmeyen dikenlikli ve otlu arazi. Zira şairin dizelerinde de belirttiği gibi;

Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum,
Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.
Gecenin efkarı iniyor perde perde,
Sevdanın hayali vuruyor, arada bir içime.

Koca kulak sevdası bir haftadır hayallerimizi süslüyordu.

Dikkatli bir şekilde önce boylu buyunca sonra enine olacak şekilde otluğu gezmemize rağmen nafile, koca kulaklar bir hafta geçmesine rağmen buralara tekrar gelmemek üzere terk etmişlerdi. Olsun zararı yoktu bir şekilde bir haftadır aklımızda olan hatta hayallerimizi süsleyen bu araziyi tekrar kontrol etmiştik, varsa nasibimizde bu gün tetik düşürmek nasıl olsa bir şekilde bir yerden çıkacaklardı.

Çıplak olan bir araziden geçerek yeni bir otluk araziye sohbet ederek girmiştik. Bir kaç metre ilerledikten sonra birbirimizden ayrılarak ben arazinin sağ tarafına doğru ilerleyip arazi sınırına paralel olacak şekilde yürümeye başlamıştım. Koca kulak, kulaklarını geriye doğru vücuduna yapıştırmış bir şekilde adeta yayından serbest kalan bir ok misali sağ ilerime doğru hızla fırladı. Geçen hafta başıma gelen teknik arızadan ötürü bakım için firmaya gönderdiğim tüfeğimin yerine, uzun zamandır kullanmadığım ve beni bıldırcın avının açılış haftasında hayal kırıklığına uğratan diğer tüfeğimin ne yapacağını bilmeden ezilen tetik ve birinci atış manke, yakın attığımı ve acele ettiğimi düşünerek kendimi telkin edip yapılan ikinci atış ve koca kulağın bu dünya ile vedalaşması… Evet nasibimiz bizi yeniden bulmuştu. Sevdamıza kavuşmuştuk. Daha avlanmaya başlayalı bir saat kadar olmuştu ve arazide yavaş ve itinalı yürüyüşümüzün de meyvesini almıştık.
Av yeleğimin arka kısmın da yerini alan koca kulak ilk başlarda yürüyüşümü çok etkilemezken bir süre sonra ağırlaşmaya başlamıştı. Öğlen vakti civarlarında Ali Osman Bey ile aracımıza doğru yine otluk ve dikenlik arazileri özellikle daha dikkatli gezerek ilerlerken bir ıslık sesi ile Ali Osman Beye doğru bakıyorum. Mesajı almıştım. Koca kulağı yatarken görmüştü. Bir taraftan kamera çekimi için telefonumu uygun konuma getirirken bir taraftan da meyil yukarı Ali Osman Bey’in yanına doğru koşuyordum. Yanına vardığımda koca kulak hala yatıyordu, adrenalin ikimizde de artık zirveye yükselmişti, uygun atış ve kamera çekimi için pozisyonlarımızı ayarladıktan sonra ürküterek koca kulağı kaldırıyoruz, arka ayaklarının uzunluğundan ve hızlı hareket etmesini sağlamasından dolayı meyil yukarı koşan koca kulağa yeterli mesafe ve kaçma fırsatı verilmesinin ardından tek silah sesi…

Birbirimizi tebrik ederken bir taraftan da koca kulağı Ali Osman Bey’in yeleğinin arka kısmına yerleştirip olduğumuz yerde bir içimlik mola verip günün kritiğini yapıyoruz. Sabrettik, sevda’nın hayallerini kurarak hafta sonunun gelmesini bekledik, hırslanmadan ama yavaş ve dikkatli bir şekilde arazide yürüdük ve nihayet sevdalarımıza da kavuştuk.

Tüfeklerimiz boş olarak omuzlarımızda arazi yolundan aracımıza doğru yürümeye başlıyoruz. Meyil aşağı inişte olduğumuz için yürümek kolay ve avımızı elde etmenin sevinci de eklenince hatta keyfli bile sayılabilir. Yaklaşık 5 saatlik av gezimiz aracımızın yanında sona eriyor. Terli ve ıslak kıyafetlerin kuruları ile değişimini müteakip yemek molası ve çay içmek için çeşme başına gitmek için aracımıza tam binmek üzere iken Jandarma aracı yanımızda duruyor. Kibar ve saygılı bir ifade ile yapılan selamlaşma ardından evraklarımızın kontrolü yapılıyor. Yemek sonrası içilecek olan çayımız yemek öncesi misafirlere de ikram edilerek kısa bir sohbet ediliyor. Sohbet esnasında köylünün yasak bölgede avlandığımıza dair ihbarı olduğunu öğreniyoruz. Yalnız kontrole gelen jandarma görevlisi bilinçli ve konuya hakim elinde av haritası ve 2010-2011 sezonu Merkez Av Komisyonu kararlarını içeren kitapçığı var. Belgelerimizde eksiğimiz yok ve yasak yerde avlanmıyoruz. Bilinçli ve yasal avlandığımız için bize teşekkür ederek kontrolü akabinde yanımızdan ayrılıyorlar. Biz de kendilerine kibarlıkları ve konuya hakim olmalarından dolayı bir kez daha teşekkür ederiz.

Az ancak devamlı suyu akan çeşmenin yalağının içine düşen her damlasının sanki ayrı bir ahengi varmış gibi sesini hissediyoruz. Güzel bir av yemeği ve ardından termosumuzda kalan ikişer bardak yorgunluk çayımıza dumanı da ekleyince yorgunluğumuzu bir parçada olsa üzerimizden atıyoruz kendimizi daha dinç hissediyoruz. Doğanın yok edemeyeceği organik olmayan artıklarımızı toplayarak aracımızı yerleştiriyoruz. Daha havanın kararmasına vakit çoktu ve epeyce de gezilebilecek arazi olduğu halde limitler dahilinde av yapmış durumda olduğumuz için dönüş yoluna çıkıyoruz.

Keyifli, kazasız belasız geçen bir av gününün sevincini bütün av ve doğa severlerin yaşamasını dilerken bütün avcı dostlara rast gelsin…..

Bu yazı toplam 1463 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.