Özgür Özel: Çankırı'nın sorunlarını çözen de yok, söyleyen de yok!

Özgür Özel: Çankırı'nın sorunlarını çözen de yok, söyleyen de yok!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde Çankırılı'ya seslendi. Özel; "Bir taraf AK Parti, bir taraf MHP olunca sorunlar birikiyor ama söyleyen de olmuyor." dedi.

CHP'nin Çankırı'da gerçekleştirdiği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi, soğuk havaya rağmen binlerce vatandaşın Belediye Meyda'nında toplanmasına engel olamadı.

ozgur-ozel-cankiri-ocak-resim-02.jpg

İL BAŞKANI AĞAOĞLU: "ÇANKIRI UZUN YILLARDIR İHMAL EDİLDİ"

CHP Çankırı İl Başkanı Galip Ağaoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okumadan önce yaptığı konuşmada bu ifadeleri kullandı:

"Aziz hemşehrilerim, yiğitler diyarı Çankırı'nın onurlu insanları, güzel memleketimin emekçi kadınları, gençleri, çiftçileri, esnafı; hepinizi yürekten sevgiyle selamlıyorum.

Bugün burada sadece bir miting yapmıyoruz. Bugün burada bir itirazı, bir umudu, bir değişimin iradesini haykırıyoruz. Çankırı uzun yıllardır ihmal edildi. Gençlerimiz iş bulamadığı için gurbete gitti. Çiftçimiz artan maliyetlerin altında ezildi. Esnafımız siftah yapamadan kepenk kapattı.

Ama şunu bilin; bu kader değil, bu tablo değişir. Çankırı daha iyisini hak ediyor. Biz bu ülkenin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu söylüyoruz: Türkiye’nin hiçbir ili sahipsiz değildir. Çankırı üvey evlat hiç değildir. Bizim siyasetimiz koltuk siyaseti değil; bizim siyasetimiz halkın sofrasındaki ekmek, gencin geleceği, çiftçinin alın teri, emeklinin onurudur.

Bugün Çankırı'da gençler diyor ki; "Okuduk ama iş yok." Anneler diyor ki; "Evladımın geleceğinden endişeliyim." Emekliler diyor ki; "Yıllarca çalıştık ama geçinemiyoruz." İşte biz buradayız. Bu sesleri duymaya değil, bu sorunları çözmeye geliyoruz. Biz üreten çiftçiyi destekleyen, gençlere torpil değil hak veren, emekliyi sadakaya mahkum etmeyen, kadın hayatını her anlamında güçlendiren bir Türkiye’yi kuracağız ve bunu birlikte yapacağız."

İMAMOĞLU: BİR ZİNDANDAYIM AMA KALBİM SİZLERLE...

Ekrem İmamoğlu ise mektubunda Çankırı halkına şöyle seslendi:

"Güzel Çankırı’nın onurlu, yürekli, yiğit insanları... Benim güzel vatandaşlarım... Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, güzel yüzlü çocuklar, cesur gençler... Sizleri çok özledim. Her birinize hasretle sarılıyorum. Yeni yılın bu ilk günlerinde aranızda olmak, gözlerinizin içine bakmak ve sizlerle teker teker selamlaşmak, kucaklaşmak isterdim. Bir zindandayım ama kalbim sizlerle... Sizler, bu ülke için her türlü fedakarlığa katlanmaya hazır, güçlü ve cesur vatanseverler, demokratlar, cumhuriyetçilersiniz. Adaletin ve demokrasinin, birliğin ve dayanışmanın meydanına hoş geldiniz. Sağ olun, var olun. Bu vesileyle, bizleri bir araya getiren kıymetli yol arkadaşım, partimizin Çankırı İl Başkanı Galip Ağaoğlu’na ve onun şahsında tüm örgütümüze, verdikleri kararlı mücadele için yürekten teşekkür ediyorum."

"ONLARIN TEK DERDİ, KENDİ GELECEKLERİ"

"Milletçe krizlerle, yokluk ve yoksullukla dolu bir yılı geride bıraktık. Adaletsizliğin, eşitsizliğin, güvencesizliğin arttığı, hukukun ve demokrasinin ayaklar altına alındığı bir yıl oldu. Milletin derdi ve isyanı büyüdükçe, iktidarın zulmü de arttı. Ömrünü tüketmiş, geleceğe ilişkin hiçbir sözü olmayan, günleri sayılı bu iktidar, devletin tüm imkanlarını kendi çıkarları uğruna kötüye kullanıyor. Projeyle, icraatla, hizmetle yarışacak enerjileri, kadroları kalmadığı için, en güçlü rakiplerini siyasete alet ettikleri yargı aracılığıyla saf dışı etmeye çalışıyorlar. Onlar için siyasetin tek amacı; ne pahasına olursa olsun koltuklarını korumak. Ülkenin geleceğini düşünmüyorlar. Onların tek derdi, kendi gelecekleri. Onun için birbirlerinin de altlarını oymaya uğraşıyorlar."

"VAKTİ GELMİŞ BİR DEĞİŞİMİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ"

"Milletimiz, bu gerçekleri çok iyi görüyor ve önüne seçim sandığı geldiği ilk anda, ülkemizi bu çürümüş iktidardan kurtarmayı özlemle bekliyor. Vakti gelmiş bir değişimin önünde hiçbir güç duramaz. İktidar değişecek, bir avuç insan çekilecek ve ülkemiz, milletin ortak aklıyla, milletin ortak çıkarlarına uygun olarak yönetilecek. Bizim siyaset anlayışımızın temeli, herkesi kendimiz gibi görmek, herkesi eşit ölçüde değerli ve saygın kabul etmektir. Hedefimiz; vatandaşlarımızı her alanda hak ettikleri adalet, hürriyet ve refah düzeyine taşımaktır. İktidara gelince neyi nasıl yapacağımızı, belediyelerdeki başarılarımıza bakarak anlayabilirsiniz."

"CHP’Lİ BELEDİYELER MİLLETİMİZE RAHAT BİR NEFES ALDIRIYOR"

"Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Halk Partili Belediyeler, partizanlıktan tamamen arınmış, halkçı ve icraatçı politikalarla milletimize rahat bir nefes aldırıyor. Büyük yatırımlarla, doğru projelerle şehirlerimize, ilçelerimize sahip çıkıyor, geleceğe hazırlıyor. Biz İstanbul’da, kendi dönemi içerisinde en fazla ulaşım yatırımı yapan; vatandaşa en fazla sosyal yardım ve destekler sunan; en çok altyapı projesi gerçekleştiren; en fazla yeşil alan üreten; deprem ve tüm afetlere karşı en çok hazırlık yapan yönetim olduk. İstanbul’da, özellikle çocuklara, gençlere, kadınlara, emeklilere, çiftçilere, esnafa en fazla hak ve imkanlar sunan, daha önce hiç örneği olmayan destekler veren yönetim olduk."

"ÜLKEMİZ ARTIK TEK BİR KİŞİNİN DEĞİL, MİLLETİN ORTAK ÇIKARLARINA UYGUN OLARAK YÖNETİLECEK"

"Türkiye’de de öyle olacağız. Milletin parasını doğrudan millete vereceğiz. Her zaman ve her koşulda önceliğimiz, vatandaşın ihtiyaç ve talepleri olacak. İş başına geleceğiz ve ülkemiz artık tek bir kişinin değil, milletin ortak çıkarlarına uygun olarak yönetilecek. Türkiye, herkes için ve her yerde adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir ülke olacak. Bunu başarmak için yalnızca size güveniyorum. Çünkü, millet büyüktür ve son sözü hep o söyler. Bu insafsız, merhametsiz düzeni hep birlikte değiştireceğiz ve bu güzel ülkede refah içinde, huzurla güvenle, kardeşçe yaşayacağız. Adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket bu ülkenin tüm damarlarına yayılacak ve her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

ÖZGÜR ÖZEL ÇANKIRI HALKINA SESLENİYOR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında konuşuyor...

Özel'in açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

"Yıldızlar çamlara değer de geçer, Gün buradan başını eğer de geçer, Suları dizleri döğer de geçer, Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz!

Dalları var göklerde yeşil bir direk, Gölü var dağlara düşmüş kocaman yürek, Yolu var içinde yitsem gerek, Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz!

Ilgaz’ın eteğinde, Ilgaz’ın eteğinde; memleketini seven, vatanını seven, bayrağını seven, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seven Can Çankırı! Hoş geldiniz, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

"Bundan sonra mitingler olacak mı?" dediler, "Olacak." dedim. Yeni yılda "Nerede olacak?" dediler, "Çankırı’da olacak." dedim. Dediler ki; "3 Ocak’ta, -3 derecede, kar altında miting mi olur?" Dedim "Olmaz! Miting yaparsan olmaz, oraya kim gitse o meydan dolmaz. Ama biz mitinge değil; adalet için eyleme geliyoruz, eyleme!"

Şimdi Çankırı’yı birilerinin kalesi görenlere söylüyorum; Siyasette kale devri bitmiştir. Artık Çankırı ne onun ne bunun, kimsenin kalesi değildir. Çankırı olsa olsa milletin kalesidir.

"Bu meydan dolmaz, olmaz" diyenlere şunu söylüyorum; Evet doğru, son seçimde Çankırı’da bin 100 oy aldık; Aha şu kadar falan. Şimdi o günden bugüne siyaseti göremeyenleri, Türkiye’deki değişim umudunu göremeyenleri, o günden bugüne bizim derdiyle dertlendiğimiz emeklinin sesini duymayanları, ezilen asgari ücretliyi görmeyenleri, unutulan köylüyü, çiftçiyi, mahvedilen hayvancılıkla uğraşanları ve hepsinin derdinden çok derdi esnafın halini görmeyenleri bu meydanı görmeye davet ediyorum, bu meydanı görmeye!

Bu meydan açlığa, yoksulluğa, güvencesizliğe ve her türlü adaletsizliğe meydan okumanın, itiraz etmenin, isyan etmenin ve dayanışmanın meydanıdır. Hoş geldiniz her biriniz, hoş geldiniz!"

Vedat Beki'nin son yazısı: Bugünü bırak yarına bak - TIKLA

"ÇANKIRI’DAN MİLLETVEKİLİMİZİ İSTİYORUM"

Bugün Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu’dan Ankara’ya uzanan İstiklal Yürüyüşü’nde, İstiklal Yolu’nu koruyan Çankırı’dayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şapka devrimi için Kastamonu’ya giderken geldiği, şapkasını kaldırıp selamladığı, dönüşte onu bütün Çankırı’nın şapkalarıyla selamladığı bu güzel memleketteyiz. Selam olsun Çankırı’ya! Selam olsun ülkesini, bayrağını ve atasını sevenlere!

Bugün değerli Çankırılılar, biz biraz önce dedim; Çankırı’da son seçim aha da bin 100 tane oy aldık. Bugüne kadar biz buranın belediyesini hiç kazanamadık. Ama dönüp de Çankırı’ya küsmedik, sırtımızı dönmedik, onu küçük görmedik. Sadece şunu dedik: "Bir kusur varsa bizdedir, bir hata varsa bizdedir, eksiklik varsa bizdedir" dedik.

cankiri-mitingi-3-ocak-resim-02.jpg

Ve şimdi emeği gören, emekçinin sesini duyan, emeklinin derdiyle dertlenen; hem mahkemedeki adaletsizliğe hem gelirdeki, vergideki adaletsizliğe karşı çıkan; bütün haksızlıklara isyan eden, Kartalkaya’daki yangını da cüzdandaki, mutfaktaki yangını da yüreğinde hisseden Çankırı’nın güzel insanlarına selam olsun, selam olsun, selam olsun!

Burada hiç belediye kazanamadık. Son milletvekilimiz Nuri Çelik Yazıcıoğlu’ydu. Allah gani gani rahmet eylesin. 50 yıldır vekilimiz yok burada bizim. Elbette hemşehrileriniz var; geçtiğimiz dönemlerde Kadir Gökmen Öğüt vardı, o da meydanda burada. Hemşehriniz Kadir Abi’ye bir alkış alalım.

Ama bu meydana bakınca ben hem İl Başkanımız Galip Başkan’a, bütün ilçe başkanlarına, yöneticilere; yani baba evinin bacasını tüttürenlere bu meydan için teşekkür ediyorum ve önümüzdeki seçimde Çankırı’dan milletvekilimizi istiyorum artık, milletvekilimizi istiyorum!

Önceki rahmetli vekilimizi anmışken, İl Başkanımızla örgütümüze teşekkür etmişken, birlikte çalıştığımız iki yıl önce kaybettiğimiz Fikret Başkan’ı da rahmetle anıyorum. Ailesine ve Cumhuriyet Halk Partisi ailesine saygılarımı sunuyorum.

"DEMOKRAT MISIN DEĞİL MİSİN, SEÇİMİ KAYBETTİĞİNDE BELLİ OLUR"

Biz buraya aday gösteriyoruz, milletvekilimiz seçilmiyor. Belediye seçimine giriyoruz, kazanamıyoruz ama seçilenlere seçenden ötürü saygı gösteriyoruz. "Millet onu seçti, ben tanımıyorum" demiyoruz. "Millet onu seçti; darbe yapayım, hapse atılsın, hakaret edeyim, iftira edeyim" demiyoruz. Demokrasi kazandığın seçimden sonra belli olmaz. Demokrat mısın değil misin, seçimi kaybettiğinde belli olur.

İşte yıllarca iktidarda olup hiç kaybetmeyip bununla övünenler; 31 Mart seçimlerinde tarihlerinde ilk kez ikinci parti olunca, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti olunca, Türkiye’nin yüzde 65’ini kazanınca hazımsızlığa başladılar. Saldırmaya başladılar. Seçtiğimiz Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu, 16 belediye başkanımızı, çok sayıda arkadaşımızı iftiralarla aldılar, gözaltı yaptılar, tutukladılar, hapislere koydular.

Buradan Çankırı’nın güzel insanlarının vicdanına seslenerek -beni demin Genç Yarenler karşıladı- Yaren Meclisi’nin vicdanına seslenerek söylüyorum: Tayyip Erdoğan’ı yenmek suç değildir! Seçim kazanmak suç değildir! İktidar olmak istemek suç değildir! Bu ülke padişahlık değildir! Bu ülkede birilerinin dediği değil, milletin dediği olur, milletin!

"ÇANKIRI’YI BİR BAŞINA ÇARESİZ BIRAKTILAR"

Son seçimde ikinci kez bu kentin Belediye Başkanı seçtiği İsmail Hakkı Esen Bey’i, AK Parti’den Grup Başkanvekili Sayın Akbaşoğlu’nu, MHP’den Milletvekili Pelin Yılık hanımefendiyi sizler seçtiniz, göreve geldiler. Onlara görevlerinde başarılar diliyorum. Demokrasi seçilenin yönetmesidir. Onları seçen Karabük’e de, onları seçen Çankırı’ya da bundan sonraki seçimde karar değiştirip bizi seçerlerse saygı duyarız; seçmezlerse yine saygı duyarız. Demokrasi kendin kazandığında övündüğün, kaybettiğinde hiçe saydığın bir yönetim biçimi asla olamaz.

Elbette Belediye Başkanı seçildi, iki partiden birer milletvekili var ancak bu şartlarda Çankırı’nın önemli bir sorunu var; O da sorunlarını çözen de yok söyleyen de yok. Bir taraf AK Parti, bir taraf MHP olunca sorunlar birikiyor ama söyleyen de olmuyor. Örneğin Çankırı’nın en büyük sorunu küçülmek, göç vermek. Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi ilk geldiğinde 270 bin olan Çankırı nüfusu şu anda 196 bine düştü. Yani Türkiye 60 milyondan 83 milyona giderken, yüzde 25 büyürken, yüzde 30'a yakın büyürken; burada Çankırı’da yüzde 27'lik bir küçülme var. AK Parti geldiğinde Çankırı’da olan beş kişiden biri artık yok. Çankırı’nın nüfusu yüzde 27 azalmış.

Peki neden azalmış hiç düşünen var mı? Hiç düşünmeye gerek yok. Sen Çankırı’nın öncelikle Makine Kimya Enstitüsü’nü kapatırsan, fabrikalarını kapatırsan, ilçelere açılan yüksekokullarını kapatırsan, cezaevini kapatırsan, huzurevini kapatırsan Çankırı’yı göçe zorlarsın. Çankırı’yı güçlendirecek yatırımları yapmadan, sadece kapatarak; Çankırı’ya yatırım getirecek imkanları yaratmayarak; bırak yatırımı, kendisi gelmek için yol kullanılacak bağlantı yollarını, çevre yollarını 15 yıldır yapmayarak burada Çankırı’yı bir başına çaresiz bıraktılar.

Çankırı’nın çiftçisi; AK Parti geldiği gün 1 kilo buğday sattığında 6 litre mazot alıyordu. Bunu bütün çiftçiler biliyor, bütün çiftçi büyüklerim biliyor. Oysa bugün 1 kilo mazot almak için 1 kilo buğday satmak gerekiyor. Yani 1 kiloya 6 litreden 1 kiloya 1 litreye gelinmiş durumda. Bunun için biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak söz veriyoruz; iktidarımızda Çankırı’nın çiftçisi Gazi’nin dediği gibi yeniden olacak milletin efendisi!

"AKP’NİN KARA DÜZENİNİN 5 TANE UTANÇ MADALYASI VAR BOYNUNDA"

AK Parti 24 yıldır iktidarda. Türkiye’yi nereden nereye getirdi? Bakın; yoksullukta Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, yoksullukta Avrupa birincisi. Yani beş alanda birden birinci. Beş altın madalyası yok; AK Parti’nin kara düzeninin beş tane utanç madalyası var boynunda.

Bakın, geçtiğimiz hafta Edirne’deydim, serhat şehrindeydim, sınır kentindeydim. Edirneliler her hafta Yunanistan’a geçip oradan alışveriş yapıyorlar. Türkiye’de etin kilosu bin lira, Yunanistan’da 500 lira. Yani bir arabaya doluşup ya da bir otobüse doluşup karşıya geçip alışverişini oradan yapıp geliyor. Bin liralık eti Yunanistan 500 liraya alıyor. Bizde asgari ücret 500 dolar, 500 euro; Yunanistan’da asgari ücret bin 400. Yani bizim üç katımız asgari ücret alıp yarı fiyatımıza et yiyebiliyorlar.

Dün kendi memleketimdeydim, Manisa’daydım. Burada da resimlerini açmışsınız, Allah razı olsun; Ferdi Zeyrek kardeşimin, Gülşah Durbay kardeşimin, evlatlarımızı kaybettiğimiz memleketimdeydim. Ferdi Başkan’ın Manisa’ya kazandırdığı ilk iş Halk Mandıra açmaktı. Halk Mandıra’ya uğradım, fiyatları kontrol ettim. Sonra çıktım oradaki açılışta söyledim, herkes onayladı.

Şimdi Çankırı kulağını açıp da dinlesin. Hani diyoruz ya; Türkiye’de et bin lira, Yunanistan’da 500 lira. Şimdi şunu dinleyin; bugün Çankırı’da kasapta 950 lira, bin lira olan et, Manisa’da Ferdi Zeyrek’in açtığı Halk Mandıra’da 550 lira. Bugün piyasada Çankırı’da 600 lira olan kaşar peyniri

Manisa’da şu anda herkese satılıyor 230 lira. Siyah zeytin, emsal siyah zeytin dışarıda 280 lira, Halk Mandıra’da 140 lira. Dört kap sıcak yemek lokantada 250 lira, Kent Lokantası’nda sadece 50 lira. Arada ne var? Arada rant yok. Arada ne var? İyi yönetim var, halkı seven yönetim var.

Buradan açıkça ifade ediyorum: Çankırı; eti bin liraya değil, önce 500 liraya, sonra 300 liraya yemek istiyorsa çare bu iktidarı değiştirmektedir; Halk Mandıralarını kuran Cumhuriyet Halk Partisi’ni, halkın partisini iktidara getirmektedir.

"ASGARİ ÜCRETE DE, EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINA DA SONUNA KADAR İTİRAZ EDİYORUZ"

Bugün Çankırı’da emekliler emekli maaşına kaç para olacağını bekliyorlar. En düşük emekli maaşı 20 bin liranın altında olacak, 19 bin 800 lira falan. Bu bir sefalet ücretidir. Buradan Çankırı’nın AK Partili, MHP’li emeklilerine söylüyorum; AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 1,5 çeyrek altın alıyor. Emekli maaşını 22 bin lira yapsalar ancak 2 çeyrek altın alacak. AK Parti’den önce 8 çeyrek, AK Parti gelmiş 2 çeyrek.

Bu AK Parti’nin kara düzenidir. Bu haksızlıktır. Bu; yıllarca çalışılan, alın teri dökülen, dirsek çürütülen, göz nuru harcanan ve devletin "Yeter sen çalışma, bugüne kadar sen bize baktın, şimdi çalışanlar sana bakacak" dediği emekliye haksızlıktır, vefasızlıktır ve vicdansızlıktır. Buradan bütün emeklilere sesleniyorum; bu iktidar sizi bitirmiştir, bu iktidarı bitirme vakti şimdi size gelmiştir.

Meydandaki emeklileri görebilir miyim, el kaldırsınlar. Neredeyse Türkiye’deki en yüksek oran. En düşük emekli maaşı alanlar, 16 bin 700 lira alanlar bir el kaldırsın. Neredeyse meydanın yüzde 75’i emekli, emeklinin de yüzde 75’i en düşük emekli maaşını alıyor. Bu katlanılabilir bir durum değil. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu asgari ücrete de, bu en düşük emekli maaşına da sonuna kadar itiraz ediyoruz.

Ve biz ne yapacağız onu söylüyorum. Biz iktidar olduğumuzda, bugünkü şartlarda en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak; önce bir asgari ücret. Kimse şaşırmasın, olmadık bir şey söylemiyorum. AK Parti’nin geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. İnanmayan dönsün o günkülere, o günkü rakamlara baksın. Bugün en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 60’ına getirildi. Bu yüzden en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak.

Peki asgari ücret ne olacak? Hiç şüphe yok, bugünkü gibi açıklandığı gün -ki bu tarihte ilk kez oluyor- asgari ücret açlık sınırının altında açıklanmıştır. Açlık sınırı 30 bin liranın üzerindedir, 28 bin lira asgari ücret açıklanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugünkü şartlarda, bugün olsa asgari ücret 39 bin lira olacak. Söz veriyoruz.

ÖZEL’DEN ABD’NİN VENEZUELA SALDIRISINA SESSİZ KALAN ERDOĞAN’A SERT TEPKİ: SEN SIKIŞINCA TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAYAN BİR SİYASETİN İNSANISIN’

Buradan açıkça söylüyorum: Maduro seçimleri adil ve güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulak kabartmadığında Maduro yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan “dostum, kardeşim Maduro” diyordu. Bugün Erdoğan’ın her lafını yiyip sustuğu, randevu almak için kıymetli toprak elementlerimizi feda ettiği Trump’ın Venezuela’ya darbesine, alıp da ülkesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir. Herkes görsün ki Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyememiştir.

Bugün yanlış Venezuela’ya yapıldığında, bugün Amerika BM sistemini altüst ettiğinde de tek bir kelime edememektedir. Bir danışmanı tweet atmış, tweetini sildirmişlerdir.

Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum; sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun 'oval ofisi’nde arayan, doğruya doğru demeyen, sıkışınca tükürdüğünü yalayan bir siyasetin insanısın.

Biz 6’ncı Filo’yu denize dökenlerin, Kıbrıs işgalinde hepsine kafa tutanların, biz geldiklerinde birileri kırmızı halı serenlerin karşısında “geldikleri gibi giderler” diyen anti-emperyalistlerin partisiyiz.

Trump’a sığınanlara açıkça söylüyorum: Haksızlıklara susarak, göz yumarak, Trump’tan, Amerika’dan korkarak iktidarda kalacaksanız, olmaz olsun öyle iktidarınız. Siz orada oturursanız, bize de yazıklar olsun!

Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz. Ya bu çılgınlığa teker teker direnilecek ya da Trump bütün dünyanın tepesine binecek. Burada Trump’ın tepesine bineceği bir Cumhuriyet yoktur!

Ne Trump’tan ne ABD’den korkumuz var. Korkanlara da yazıklar olsun."

"GÜYA KALENDİ ÇANKIRI, ‘İSTİFA’ DİYE İNLİYOR MEYDAN"

“Değerli Çankırılılar eksi dört derecede, bu kalabalıkta sözü çok uzatmadan son olarak şunu söyleyeceğim: Çankırılıların vicdanına sesleniyorum. AK Parti’yi eleştirenlerin hapse atılması doğru mu? AK Parti’ye karşı seçim kazanmak suç mu? Bakın bir iddianame çıktı ve tel tel dökülüyor, bomboş. Bütün bir yaz boyunca attıkları, TRT’den, A Haber’den, TGRT’den attırdıkları bütün yalanlar boş çıktı, fos çıktı. Yazın öyle dünya kadar yalan yazılırken, biz diyorduk ki ‘Getirin iddianameyi. Yargılanmak için değil, yargılamak için o iddianameyi bekliyoruz.’ Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Tayyip Bey yaz boyu arkadaşlarımıza ‘Hırsız’ dedi, ‘Yolsuz’ dedi, ‘İddianame çıksın, insan içine çıkamayacaklar’ dedi. 3 Ocak günü Çankırı’da eksi dört derecede insan içindeyim Tayyip Bey. Bakın ‘Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’ dedi. Son seçimde bin oy aldığımız memlekette on binlerle yüz yüzeyim. ‘Ailelerinin bile gözüne bakamayacaklar’ dedi, Tayyip Bey senin gözüne bakarak söylüyorum ki savcına güveniyorsan çık karşıma, TRT’den canlı yayınla. Hodri meydan. Nasıl olacak Tayyip Bey? Güya kalendi Çankırı. Kalende ‘İstifa’ diye inliyor memleket. Nerede adalet? Nerede cesaret? Haydi Tayyip Bey çık karşıma, getir sandığı. Görsün millet.

"CENAZE EVİNE SALDIRANI BU MİLLET GÖRÜYOR"

Dünyanın her yeri yangın yeri iken biz bu ülkede yan yana, hep beraber ve güçlü olmalıyız. İçeride kavgayı bitirmeli, insanlarımızı yoksulluktan kurtarmalıyız. Bunun yolu kutuplaşma yerine kucaklaşmaktır. Bakın yılbaşında bütün partilerin liderlerini aradım. Geçen yıl Tayyip Bey’i de aramıştım. Kazandığım seçimden sonra her bayram aramıştım. Ama bu sene 18 lideri aradım, bir tek onu aramadım. Çünkü biz yıllarca ‘İyilik’ dedikçe, ‘Kardeşlik’ dedikçe, ‘Bu ülkenin birliği’ dedikçe; biz evladımız Gülşahımızı defnederken kabir başındayken elinde mikrofon bize saldırıyordu. İyilikten anlamayan, yastan anlamayan… Devlet Bey 90 gün hasta yattı, 90 gün ağzımızı açıp laf etmedik. Hastaya ilişmeyiz, yas evine ilişmeyiz. Mateme saygı duyarız. Ama bu memleketin evladı olup da cenaze evine saldıranı, yas evine saldıranı, iyi günde - kötü günde birlikte olmayanı bu millet görüyor. Ama bir yandan o istiyor diye geçen sene Cumhuriyet Halk Partisi seçimlerden birinci parti çıkınca ‘Gelin bu ülkede normalini yapalım, şehit cenazesinde el uzatmamak ne? Bizim Manisa’da AK Parti’nin mahalle başkanı ile CHP’nin mahalle başkanı cenazesini de birlikte kaldırıyor, düğününü de birlikte yapıyor’ demiştik. Bu millet tarafından takdir gördü ama Tayyip Bey tarafından tepki gördü. ‘Oylarımız düşüyor’ diye kavgaya sarıldı. Şimdi 2026 yılının ilk mitinginde açıkça söylüyorum. 2026 yılı, yeni bir siyasetin miladı olacak. Bunun için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Başta muhalefet partileri. Her birisiyle el ele, omuz omuza, dayanışma içinde bu ceberrut, halden anlamayan, sadece kendini düşünen iktidarı değiştirmek için tüm muhalefetle kol kola, omuz omuza olacağız. Yetmez, Tayyip Bey istemiyor diye ak partiliye düşman olacak değiliz. AK Parti’nin, MHP’nin seçmenleri ile de Kucaklaşacağız. Tayyip Bey’e rağmen MHP ile de, ak Parti’nin seçmenleri ile de en iyi diyalogları kuracağız. Onlara yoksulluktan birlikte kurtulmanın, işsizlikten birlikte kurtulmanın, yollarını, çarelerini anlatacağız. Tayyip Bey istiyor diye o hep iktidarda kalsın diye bu millet kavga edemez. Diyorlar ki ne olacak? Şu olacak. Tayyip Bey’e rağmen bu millet kucaklaşacak, bu millet iktidara yürüyecek. Biz kavga etmeye değil bu ülkeyi iyileştirmeye, onarmaya, güçlendirmeye geliyoruz. Bu memlekette onlar kavgayı büyüttükçe ekmek küçüldü ekmek. Biz birbirimize düşersek hepimizin sofrasından ekmek eksiliyor, biz eksikleri tamam etmeye geliyoruz. Bu ülkede kavgadan iktidar çıkarmak isteyenlere kavga kavgayla iktidar sürdürmek isteyenlere inat biz Barış’ta refah refahtan huzur huzurdan hep birlikte kalkınma çıkaracağız. 2026 yılı kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak. Biz seçimi kazandığımız da kimse kendini kaybetmiş hissetmeyecek. Her görüşten bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağız. Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum ki kutuplaşma, Tayyip Erdoğan’ın talebidir. Bizim değil.

Kavga onun hesabına gelir. Bizim değil. Elbette onun zulmüne boyun eğecek değiliz. Ona boyun eğmek yerine, başımı vermeyi göze alırım. Ona baş eğecek değiliz. Baş eğmek yerine baş veririz. Ama o istiyor diye milletle aramıza mesafe koyamayız. Bunun için Tayyip Bey’e karşı bir adım geri atmadan, atarsak bu milleti 100 yıl geri götürecek. Tayyip Bey’e karşı bir kelime eksik konuşmadan, konuşursak bu milleti susturacak. Tayyip Bey’e karşı bir santim eğilmeden, eğilirsek bu millete diz çöktürecek. Ama o istiyor diye kavga etmeden, ona rağmen geçmişte ona oy vermiş şimdi yokluk çeken, yoksulluk çeken, işsiz kalmış sıkıntıya düşmüş milyonlarla kucaklaşacağız. Bu yolda ben en çok size güveniyorum. Benimle birlikte bu yolculuğa var mısınız? Kapı kapı gezmeye, partinin programını anlatmaya, seçim vaatlerini anlatmaya var mısınız? Ekrem Başkan içeride onun yerine cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız? Birlikte miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman Çankırı, hadi o zaman Anadolu, hadi güzel memleketim hep beraber yürüyelim. Yürüyelim arkadaşlar."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
21 Yorum