Özgür Özel'den Diyarbakır'da bir 'yeni yol' çıkışı daha
CHP lideri Özgür Özel, Diyarbakır'da biçerdöverle buğday hasadı yaparak çiftçilerin sorunlarını dinledi ve hububat fiyatları ile artan üretim maliyetlerine dikkat çekti. "CHP'deki haksız kayyımı bir şekilde sonlandırırız" diyen Özel, "Partiyi ele alırız, bir yolunu buluruz. Bir yolunu bulamıyorsak bir yol açarız" diye konuştu.
CUMHURİYET Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır Bismil’e bağlı Köşk Mezrasında biçerdöverle buğday hasadı yaptı.
Burada konuşan Özel, "Diyarbakır’ın alnının terini toprağa damlatan, oradan gördüğünüz gibi bereket fışkıran, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlamaya çalışan Diyarbakır çiftçilerinin bugün sesini duymak, Türkiye’ye duyurmak için buraya geldik. Diyarbakır programımız elbette siyasi bir program ve Diyarbakır’ın ana gündemi geçim, yoksulluk" dedi.
Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir aradayız. https://t.co/SwlrLtrilq
— Özgür Özel (@eczozgurozel) June 26, 2026
"ÇİFTÇİNİN GÜNDEMİ HUBUBAT FİYATLARI"
Özel, şunları söyledi:
"Nüfusun çok önemli bir kesiminin tarım ve hayvancılıkla geçindiği ya da geçinmeye çalıştığı ve bugünkü şartlardan dolayı da derin bir yoksulluğa doğru sürüklendiği Diyarbakır’dayız. Gündem, özellikle hububat fiyatları. Örnek olarak ele alalım; buğday fiyatı. Bugün burada Diyarbakır’ın 6 Ziraat Odası Başkanı’yla sohbet ettik, bize sofralarını açtılar. Yer sofrasında onların hem yemeklerini yedik hem de dertlerini dinledik. Hepsi özellikle şunu dile getiriyorlar. Bugün için çok çeşitli hesaplamalar yapılıyor, konuşuluyor.
CHP Lideri Özgür Özel, Diyarbakır ziyaretinde davul zurnayla karşılandı. pic.twitter.com/8YDAyOsHod
— Sol Yumruk (@Sol_Yumruk3) June 26, 2026
Çok iyi yağmış olan yağmura rağmen, sulama maliyeti ki Diyarbakır’daki en büyük sıkıntı, onun minimum düzeyde olmasına rağmen 16 lira açıklanmış olan fiyatın protein düzeyi hesabıyla 14,50 lira olarak da ödenmesi ile maliyetinin çok altında... Yani genelde sulama maliyeti katıldığında ‘21 lira maliyet, 16,5 lira fiyat’ deniliyordu. Burada da ‘18 lira maliyet hesapladık’ diyorlar. Ama 14,5 lira para geçiyor ellerine. Bu sene Türkiye’de 1,5 Diyarbakır kadar yer ekilmedi, dikilmedi."
"ÇİFTÇİYE BİR DOKUNDUK, BİN AH İŞİTTİK"
"Diyarbakır’da gelecek sene bu fiyatlardan sonra kimsenin artık ne buğday, ne mercimek, ne bir başka ürünü ekmeğe imkanının kalmadığını söylüyorlar. Uygun fiyatlı zirai kredilerden yararlanmak için bir müstakil tapunun istenmesi ya da devlet memurunun kefalet koymasının istenmesi zirai krediye ulaşmayı imkansız kılıyor. Diğer kredilerin maliyetleri açıkça ortada. Kartopu gibi büyümüş olan borçların döndürülebilir hali kalmamış.
CHP Lideri Özgür Özel Diyarbakır'da çiftçilerle öğle yemeği programında yer sofrasında bir araya gelip çiftçilerin sorun ve taleplerini dinledi
— Halk TV (@halktvcomtr) June 26, 2026
Özel, kendisine hediye edilen tespihe ilişkin şu anektodu paylaştı:
???? "Bana şöyle dedi: 'Bu çok özel bir tespih. İlkini Ekrem… pic.twitter.com/YRqRC7nWDI
Bir dokunduk, bin ah eşitlik. Hem doğrudan çiftçilerle, 80 kişilik bir heyetle birlikteydik bugün burada ve onların seçilmiş temsilcileri Ziraat Odası Başkanları ile. Ziraat Odası Başkanı’nın siyaseti falan olmaz. Onların siyaseti ekmek siyaseti. Üyelerinin çoluğunun - çocuğunun rızkını kazanmasına bakıyorlar. İlk başta da borçlarına ödeyebilmeye bakıyorlar."
"TOMA'ya çıkmaktan kolay"
— Halk TV (@halktvcomtr) June 26, 2026
CHP Lideri Özgür Özel, Diyarbakır'daki programı kapsamında gittiği köyde biçerdövere binip buğday hasadı yaptı https://t.co/yKtM46Ybun pic.twitter.com/5FZBdwEous
"BU ŞİRKETLER MİLLETİ CANINDAN BEZDİRMİŞ"
"Burada tabii Diyarbakır çiftçisinin sorunlarını dinlerken Meclis’in de en meşhur kısaltmalarından birini yine duyduk, yine duyduk. DEDAŞ, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi. Bölgedeki altı ilin ve bilhassa Diyarbakır’ın çiftçilerinin yaka silktiği bir şirket. Öncelikle şunu söyleyeyim. Yukarıda bahsettim, hatırlatalım. ‘Elektriğin dağıtımı stratejik bir iştir, devlet bunu özelleştirmesin’ dedik biz zaten. Yani ‘Manisa’da da GEDAŞ olmasın, Gediz Dağıtım; Burada da Dicle Dağıtım olmasın. Bunu özelleştirmeyin.
Hepimizin nehirlerinden akan suyla hidroelektrik santrallerinde ya da diğer yöntemlerle üretilen elektrik en stratejik ürün. Bu ürünün üretimi de öyle, dağıtımı da öyle. Bunları devlet yapıyor zaten, yapsın.’ ‘Hayır efendim, biz bunları özelleştireceğiz. Birileri bizim elektriğimizi bize dağıtırken bizden para kazanacak.’ Ya devlet kazansın. Bu kadar garanti iş var mı? Saat dönüyor, parayı ödüyorsun ve ödemezsen kesiliyor. O yüzden de elektrik dağıtımı kadar tahsilatı garanti bir iş yok. Ama bu şirketlere bunları verdiler, bu şirketler milleti canından bezdirmiş. Şimdi ne oluyor? Demin söyledi başkan, pamuk ekmiş ve bir karış olmuş. Sulamazsa olmayacak.
Elektriğini kesiyor. Bizim orada domates iki gün sulanmazsa yanacak. O gün elektriği kesiyor. Bütün borçlarını ödemiş, ‘Efendim ek fatura çıkardım'. Öyle şeyler duyduk. Mesela sulu tarım yapacak diye, toprak katlanmış diye pompası olmayan yere elektrik borcu çıkarıyor. ‘Sen bu ürünü aldığına göre burayı sulamışsın. Suladığına göre elektrik borcun olması lazım. Nasıl yok? Kaçakçısın'. Oysa ki örneğini gösterdiler. Cazibeli bir sulama imkanı varmış, bölgede pek yok. Ama kendiliğinden gelen bir suyla sulandığı için tarla, elektrik kuyusu vurulmamış. Adama bile elektrik borcu çıkarmışlar! Yüksek faizler, vicdansızca hareketler."
"İKTİDARIMIZDA ÜRETİCİYE TEMİZ BİR SAYFA AÇTIRACAĞIZ"
"Bu bölgenin en büyük sorunu, sık sık Meclis’te de milletvekillerimizin, bölge milletvekillerimizin de dile getirdiği bu DEDAŞ‘ı bir kez daha en büyük hatanın elektriğin dağıtımının özel şirketlere verilmesi olduğunun ve bunun AK Parti’nin icadı olduğunun altını kalın kalın çizerek ifade etmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin önümüzdeki dönemdeki iktidarında yapacağı önemli işlerden bir tanesi çiftçilerin zirai kredi borçlarını, hatta çiftçilerin ziraat için kullandığı tüm kredi borçlarının faizlerini bir kere silmek ve ana parayı üç ila beş yıla bölüp herkese yeni bir temiz sayfa açtırmaktır. İkincisi elektrik faturalarının mahsulden mahsule tahsili ve aradaki dönemdeki fahiş fiyat uygulamalarını sonlandırılmasıdır. Orta vadede elektrik dağıtımı gibi işlerden bu yandaş şirketlerin ellerinin çektirilmesi, bunun yine kamu eliyle doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasıdır.
Bugün dünyada gıda enflasyonu ortalama yüzde 3’ken Türkiye’de yüzde 37’yse bu beceriksizliktendir. Bugün Türkiye’de çiftçinin yaş ortalaması 35’ten 57’ye çıktıysa AK Parti iktidarında, bu artık genç çiftçilerin kaçışındandır. Üç genç çiftçinin ikisi ‘Asgari ücrete fitim, 28 bin lira verin, sanayiye gideyim’ diyorsa bu en büyük beka sorunudur çiftçilerimiz açısından. Bunları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bütün çiftçiler açısından söylediğimiz bir sözümüzü burada bir kez daha tekrar edelim. AK Parti bu ülkeye garantili bir yaşamı kazandırdı. Kim için? Zengin şirketler için. Yol yapıyorlar geçilsin - geçilmesin geçiş garantisi. köprüden geçiş garantisi, havaalanından uçuş garantisi, dön dolaş hastaneye bile hasta garantisi veriyorlar.
Ama çiftçiye geçim garantisi veren yok. Vatandaşa geçim garantisi veren yok. Hangi ürünün alınacağını, hangi ürünün ekileceğini, doğru ürüne yönlendirmeyi, güçlü desteklemeyi ki Tarım Kanunu yüzde 1 derken yüzde 0,2 ile beşte birini veriyorlar. Güçlü desteklemeyi ve ürünü ekerken onu ne gün, kaça, nerede vereceğini bilen bir çiftçiyi yani geçim garantisi olan bir tarım politikasını hayata geçireceğimizi bir kez daha söylüyoruz.”
"‘BİZ SİZDEN RAZIYDIK’ DİYORLAR"
"Biz arkadaşların dertlerini dinlerken onlar dedi ki ‘Biz sizden razıydık. Her mitingde çiftçi sorunu söylüyordunuz. Meclis’te grup toplantılarında çiftçi sorunu söylüyordunuz. Arkadaşlar Meclis’te sık sık dile getiriyorlardı. Hani çözülmezse de hiç olmazsa sorunumuzu konuşan birileri vardı. Gelirse çözeceğini bildiğimiz birileri vardı. Şimdi siz de zordasınız.
Yine bir zor günde gelmişsiniz, bizim sesimizi dinliyorsunuz.’ Biz bu zorlukları teker teker aşarız. Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki haksız kayyımı bir şekilde sonlandırırız. Partiyi ele alırız, bir yolunu buluruz. Bir yolunu bulamıyorsak bir yol açarız. O açtığımız yolun sonunda iktidara ulaşır, çiftçinin bu sorunları çözeriz. Çünkü çiftçilerin, üreticilerin bu sıkıntıların çözülmemesi memleket için en büyük beka sorunudur.
“KENDİ KENDİMİZE YETERKEN…”
“Eskiden kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydi Türkiye tarım açısından, zirai üretim açısından. Şu anda dünyada gıda enflasyonunda beşinci yani en yüksek gıda enflasyonu olan beşinci ülke. Türkiye’den beter olanların hepsi savaşta. Güney Sudan'da iç savaş var, İran’da savaş var, Ukrayna’da savaş var, Arjantin’de yıllardır bitmeyen ekonomik kriz var.
Dünyanın geri kalan ülkelerinin enflasyonda bizden iyi olduğu, gıda enflasyonda bizden iyi olduğu ve dünyadaki diğer ülkelerin bir yıllık enflasyonunun bizde bir ayda yaşandığı bu zorlu süreçten çıkmanın yolu yeniden gerçek, doğru, milli ve herkesin önünü görebildiği tarım politikalarıyla mümkündür. Bunu yapmak için elimizden geleni yapacağız."
"‘İNŞALLAH YÜZDE 36’DAN AŞAĞIYA BAŞLAMAZSIN’ DEDİ"
Özel, kendisine hediye edilen tespih ile ilgili şunları söyledi:
"Şimdi diyor ki muhtarımız, ‘Bu tespih, çok özel bir tespih. Bunu sana yaptım’ dedi. ‘Birinci verdim’ dedi, ‘Beylikdüzü Belediye Başkanıydı, Ekrem Başkanı’ dedi ‘gördüm’ dedi, ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.’ ‘Sezgin Tanrıkulu’ dedi ‘Bunu verdim’ dedi ‘Diyarbakır’dan seçilirsin inşallah dedim’ dedi. ‘25 sene sonra Diyarbakır’dan geldi, CHP milletvekili çıkardı’ dedi. ‘Şimdi sana bunu veriyorum’ dedi ‘Sen de başaracaksın inşallah’ dedi. ‘Özelliği ne’ dedi, ‘Say bak’ dedi, saydık. ‘33 tane tabii burada. Üç de burada var 36. İnşallah yüzde 36’dan aşağı başlamazsın’ dedi. İnşallah. Teşekkür ederiz."









