İBB davasında 81. gün: İmamoğlu'ndan o soruya tepki!

İBB davasında 81. gün: İmamoğlu'ndan o soruya tepki!

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası 81'inci gününde devam ediyor.

SEÇİLMİŞ İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 81'inci gününde sürüyor.

Dün sabah 11.30'da başlayan duruşma akşam 22.00'da sona ererken 27 kişinin savunma yapmasıyla 325 kişilik tutuksuz sanık listesinden geriye, savunma yapmayan 156 kişi kaldı.

İşte Silivri'de anbean yaşananlar...

18.35 | İKİNCİ ARA VERİLDİ

Daha sonra savunma yapan etkin pişmanlıktılar Yücel Mengir ve Ali İhsan Mengir'in savunma kısımlarının tamamlanmasının ardından duruşmaya ikinci ara verildi.

17.00 | “BENİ TANIMIYORSUNUZ AMA PARA TESLİM ETTİĞİNİZİ SÖYLEDİĞİNİZ KİŞİYİM”

Daha sonra sırasıyla, Ağaç AŞ tedarikçileri Savaş Bayraktar ve Dinçer Kantar savunma yaptı. Bayraktar, Ağaç AŞ ile ilgili ifade veren diğer sanıklar gibi 2023’ün sonu ve 2024’ün başında kendisinden ödemelerini alabilmek için para istendiğini öne sürdü.

Ali Sukas ve Ağaç AŞ çalışanlarının avukatları, ödemeler ve verildiği öne sürülen rüşvet değerlerinin tutarsız olduğu gerekçesiyle beyanlara tepki gösterdi.

Daha sonra kürsüye gelen Dinçer Kantar da Ağaç AŞ ile işlerinin aksamaması için Ümit Polat’ın talebiyle Ağaç AŞ’ye yılbaşı için hediye kartı verdiklerini, daha sonra katılmak istedikleri bir ihale için de fiyat yükseltmelerinin talep edildiğini söyledi. Kantar, mahkeme başkanının sorusu üzerine ilk teklifleriyle arada oluşan farkı da elden Ağaç AŞ ile çalışan iş insanı Hüsnü Yüksel Tunar’a verdiğini söyledi.

Savunmasının ardından söz alan Tunar, Kantar'a "Beni tanıyor musunuz?" diye sordu. Kantar, "Hayır" yanıtını verirken "Parayı teslim ettiğinizi söylediğiniz kişiyim" dedi.

15.00 | AĞAÇ AŞ SAVUNMALARIYLA DEVAM EDİYOR

Duruşma verilen aranın ardından Ağaç AŞ ile ilgili iddialar kapsamında tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarıyla devam etti.

İlk olarak kürsüye gelen şirket sahibi Ensar Güney, Ağaç AŞ’den ödemelerini alabilmek için iki kez ödeme yapmak durumunda kaldığını ve ifadesindeki iddiaların arkasında olduğunu söyledi.

Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz ise Güney’in şirket kayıtları ve beyanları arasında çok sayıda çelişki bulunduğunu öne sürerek Güney’e pek çok soru yöneltti.

Daha sonra kürsüye gelen Ağaç AŞ tedarikçisi Alaeddin Vardar ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın döneminden bu yana İBB ve Ağaç AŞ ile iş yaptığını, Ali Sukas döneminde de sorun yaşamadığını belirtti.

Sukas’ın 2023’ün Aralık ayına kadar kendisinden hiçbir menfaat talep etmediğini ve ödemelerini düzgün şekilde aldığını belirten Vardar, “O ara ne olduysa böyle bir talep geldi. Baskı altında olabileceğini düşündük” diye konuştu.

Ağaç A.Ş.'nin Satın Alma Müdürü olan ve etkin pişmanlık ifadeleri veren Ümit Polat’ın, kendisinden Sukas adına para istediğini ve parayı teslim ettiğini öne süren Vardar’a Ali Sukas da soru yöneltti. Sukas, “Para istendiğinde benden onay aldınız mı? Bana bu konuda ulaştınız mı?” diye sorarken Vardar “Hayır” diye yanıtladı.

Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir de Vardar’ın para tesliminin yapıldığını öne sürdüğü gün ve HTS/baz kayıtlarının çelişkili olduğunu söyledi.

13.35 | İLK ARA VERİLDİ

Akhan’ın avukat savunmalarının ardından duruşmaya ilk ara verildi.

Aradan sonra duruşmaya Ensar Güney’in savunmasıyla devam edilecek.

13.00 | DOĞUŞ GRUBU BAŞKANVEKİLİ HÜSNÜ AKHAN KÜRSÜDE

Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanvekili Hüsnü Akhan da savunma yapan isimler arasında yer aldı.

Boğaziçi'ndeki Reina'nın yerine inşa edilen yapı ve Galataport ile ilgili çeşitli iddialarla suçlanan Akhan, hakkındaki suçlamaları reddetti.

İddianamede adı geçen kişilerden yalnızca eski İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar’ı tanıdığını belirten Akhan, Hatay’daki deprem için yürütülen konteyner kent çalışmaları kapsamında, etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin’in sahibi olduğu Asoy İnşaat ile yapılan sözleşmenin Doğuş Grubu’nun deprem sonrası yürüttüğü yardım faaliyetleri kapsamında olduğunu söyledi.

Asoy İnşaat’ın sahibi Soytekin’i tanımadığını belirten Akhan, ödemelerin bağış niteliğinde olduğunu, faturalı ve banka kanalıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Akhan, Hatay’a yönelik toplam yardımlarının yaklaşık 174 milyon dolar olduğunu belirterek, suçlamaya konu edilen yaklaşık 4 milyon dolarlık ödemenin bu toplam içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirti.

Reina’nın bulunduğu yapıyla ilgili HTS ve baz kayıtlarının da kendisinin suçlandığı kişilerle görüştüğünü göstermediğini söyleyen Akhan, Galataport’taki “10 milyon dolar” iddiasının ise İBB ile yapılan, katlı otoparkın kaldırılıp yeşil alana dönüştürülmesini ve otoparkın yer altına alınmasını öngören protokolden kaynaklandığını anlattı.

Projenin kazı sırasında Ceneviz Duvarı’nın bulunması üzerine durdurulduğunu belirten Akhan “Üstüme atılı olan iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

"O PARALAR DEPREM PARALARIYDI"

Savunmasının ardından duruşma savcısı, Akhan’a, Doğuş Grubu olarak Hatay’daki deprem için Asoy İnşaat’a gönderdikleri paraya ilişkin “Hatay'da her talepte bulunan şirkete 191 milyon TL gibi para gönderebiliyor musunuz? İşlerin takibini yaptınız mı?” sorusunu yöneltti.

Akhan ise “Yapılan iş 201 adet prefabrik konut, konteynerlardan oluşan ve bunların çevre düzenlemesi, altyapı işleri. Bu 201 konut da Aşağı Ekinci Mahallesi’nde tamamen yapıldı, bitirildi. Yine bildiğim kadarıyla Asoy İnşaat da bunun bitirildiğine ilişkin belgeleri sayın mahkememize sundu” yanıtını verdi.

İMAMOĞLU'NDAN O SORUYA TEPKİ

Daha sonra soru sormak için söz alan İmamoğlu, savcının Akhan’a Hatay’daki deprem yardımları üzerinden yöneltilen soruyu eleştirerek “İddia makamının, ne yazık ki cahilce beyanlarla dolu bu iftiranamesinde, İBB’ye aşağılayıcı bu tutum ve tavrına binaen sizlerin de ifadelerinde muhatap olduğunuz kurumun İBB olduğunu hatırlatmak istiyorum” diyerek Akhan’a soru sorma gereği duyduğunu söyledi.

İmamoğlu, AFAD’ın İBB’yi deprem döneminde Hatay ile eşleştirdiğini, Doğuş Grubu’nun da bu kapsamda Hatay’daki geçici konut projesine yaklaşık 3-4 milyon dolarlık katkı sunduğunu belirtti.

İmamoğlu, İBB’nin deprem bölgesine yaptığı yatırımın yaklaşık 500 milyon dolara ulaştığını belirterek, şirketin yaptığı katkının bu çalışmalar kapsamında gerçekleştiğini belirtti.

12.30 | GALATASARAY YÖNETİM KURULU ÜYESİ SAVUNMA YAPTI

Daha sonra savunma sırası, Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve SAS Tanıtım ve Medya şirketinin sahibi Eray Yazgan’a geldi.

Yazgan, 1999-2000 yılından bu yana açık hava reklamcılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2012’de kendi şirketini kurduğunu ve bu süreçte İBB, bağlı kuruluşları ve iştiraklerinin çok sayıda ihalesine katıldığını söyledi.

Yazgan şöyle dedi:

"Suçlandığım konu, girdiğim ihale. İddianameden gördüğüm kadarıyla en yüksek teklifi vermişim ancak alamamışım. Alan firmaya hayırlı olsun ama alan firmanın sahibini de tanımam."

Bu ihalelerden hiçbirini kazanmadığını belirten Yazgan, suçlandığı ihalede de en yüksek teklifi kendisinin verdiğini ifade etti.

Katıldığı ihaleyi kazanan firmanın sahibini tanımadığını da vurgulayan Yazgan, “Hiçbir hukukum yoktur, merhabam yoktur, hiçbir ticari ilişkim de yoktur” dedi.

Yazgan daha önce de özel bir şirketten kiraladığı reklam alanının güvenlik gerekçesiyle kaldırıma taşması üzerine İBB tarafından kendisine ecrimisil bedeli kesildiğini, bu bedeli ödediğini anlattı.

Avukatı Nilüfer Naz Müftüoğlu ise müvekkilinin iddianamede üç eylem kapsamında suçlandığını belirterek bunlara ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını savundu.

Müftüoğlu, Yazgan’ın bir ihaleye yalnızca teklif vermesi nedeniyle dolandırıcılıkla suçlandığını ancak ihaleyi kazanamadığını ve diğer firmalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını belirterek, “Burada hileli hareket nerede?” diye konuştu.

12.00 | "İBB'YE ANAP DÖNEMİNDE GİRDİM, MURAT ONGUN’DAN BASKI GÖRMEDİM"

Ardından savunma yapan İBB Medya AŞ eski Mali İşler Müdürü İlknur Taşdelen ise görev yaptığı dönemde Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’dan herhangi bir talimat almadığını, satın alma süreçlerinde baskı veya yönlendirme görmediğini söyledi.

Kısa savunmasında daha önceki ifadelerini tekrarladığını belirten Taşdelen, İBB’ye 19 yıl önceki ANAP döneminde girdiğini belirterek 2019’da İBB yönetiminin değişmesinin ardından mali işleyiş ve satın alma süreçlerinde önceki döneme kıyasla herhangi bir değişiklik olmadığını ifade etti.

Taşdelen’in avukatı, müvekkilinin iddianamede yer almasına gerekçe gösterilen tek somut hususun emekliliğinden önceki son üç ayda uzman olarak imza attığı bir ihale olduğunu savunurken söz konusu 118 numaralı eylem kapsamında herhangi bir zarar tespiti olmadığını belirtti.

Sonrasında kürsüye gelen reklam firması sahibi Ali Can Akün ise reklam alanları için gerekli izinleri alamadığı dönemde dosyanın firari ismi Emrah Bağdatlı üzerinden arandığını ve kendisine fatura gönderildiğini söyledi.

Akün, “Emrah Bağdatlı tarafından bir kişi beni aradı, ‘Bu faturalar kesilecek, ödemeniz gerekiyor, sonrasında normal izinleriniz gelecek’ dendi” ifadelerini kullandı.

Daha sonra Murat Ongun’un Akün’e “Emrah Bağdatlı adına kim tarafından arandığını sorması üzerine Akün, arayan kişinin ismini bilmediğini ve söyleyemeyeceğini belirtti.

11.35 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından duruşma başladı.

Sanık kürsüsüne Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nde Reklam İlan Denetim Zabıta Amiri olarak görev yapan Selçuk Alanyurt geldi.

Alanyurt, mevzuata aykırı reklamlara, kişi ve kurum ayırmaksızın müdahale edildiğini belirterek savunmasına başladı.

İddianamede yer alan müfettiş raporu kapsamında ecrimisil reklam panolarının 15 gün içerisinde kaldırılmaması ile suçlandığını belirten Alanyurt, “Yürütülen ecrimisil işlemleri ile zabıta teşkilatının görev ve yetki alanı birbirinden farklıdır. Ecrimisil işlem dosyasının oluşturulması, değerlendirilmesi, takibi ve tahsiline ilişkin iş ve işlemler zabıta teşkilatının görev ve yetki alanında bulunmamaktadır” diye konuştu.

Alanyurt'un savunmasının ardından avukatının beyanlarına geçildi.

Selçuk Alanyurt’un ardından sanık kürsüsüne gelen isim Oğuzhan Bayraktaroğlu oldu.

İddianamedeki suçlamaların büyük bölümünün göreve başlamasından önceki döneme ait olduğunu söyleyen Bayraktaroğlu, reklam şirketlerini tanımadığını ve bu şirketlerle hiçbir ilgisi bulunmadığını belirtti.

Zabıtanın reklam alanlarında izin verme veya ihale açma yetkisi olmadığını savunan Bayraktaroğlu, “Üzerime düşen sorumlulukları eksiksiz, doğru ve mevzuata uygun bir biçimde yerine getirdim. Hakkımdaki nitelikli dolandırıcılık suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum” diyerek beraat talep etti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.