İBB Davası'nda ikinci celse: Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor

İBB Davası'nda ikinci celse: Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın ikinci celsesi Silivri’de devam ediyor. İmamoğlu'nun kayıp telefonu olduğu belirtilen ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan telefonla ilgili konuşan İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, "Tutukluyken her gün şunu sesli düşündüm: 'Bu telefon 11 ay beni oğlumdan nasıl ayırdı? Bu telefondan suç unsuru olabilecek ne çıktı?'" dedi.

İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 68'inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediyor.

Tutuklu isimlerin savunma yaptığı ilk celsenin 9 Mart’ta başlayıp 8 Temmuz’da tamamlandığı davada ikinci celse Pazartesi günü başlarken şu ana kadar 325 tutuksuz sanıktan 34’ünün savunması alındı.

Dünkü duruşmada tutuksuz sanıklar Emin Türe, Emre Manav, Özgür Türkmen, Metin Gül, Erhan Ünal, Nahit Kiler, İsmet Koyun, Naim Erol Özgüner, Abdullah Uygun, Hüsnücan Şen, İdris Yıldırım, Onur Büyükhatipoğlu, Hüseyin Yurddaş ve Mahir Gün savunma yaptı. Saat 11.00’de başlayan ve toplam 14 kişinin savunma yaptığı duruşma yaklaşık 14 saat sürdü.

Bugünkü duruşma gününde, etkin pişmanlıkçılar Aziz İhsan Aktaş ve Ertan Yıldız’ın savunmalarının alınması bekleniyor.

BEYAZ’IN TUTUKLANMASI TALEBİNE İKİNCİ KEZ RET

Öte yandan İBB Davası’nda salı günü yapılan duruşma gününde duruşma savcısının, tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz için "çelişkili ifadeleri" gerekçesiyle istediği tutuklama talebi ikinci kez reddedildi.

Aynı zamanda Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasına da bakan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi; savcının iki kez talep ettiği, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ise iki kez oy çokluğu ile reddettiği tutuklama talebine ilişkin son kararı verdi.

Böylece Beyaz'ın tutuksuz yargılanmasına devam edeceği kesinleşmiş oldu.

İşte duruşmada anbean yaşananlar...

13:00 | İMAMOĞLU’NUN ÖZEL KALEMİ KASAPOĞLU’NDAN DUYGUSAL SAVUNMA

Daha sonra İBB soruşturması kapsamında Mayıs 2025’ten bu yana tutuklu bulunan ve İBB Davası’ndaki ilk tutukluluk incelemesinde (Mart 2026) tahliye edilen Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.

İmamoğlu’nun eski telefonunun saklandığına yönelik iddianın yer aldığı eylem 16’ya yönelik konuşan Kasapoğlu, telefonun İmamoğlu’nun ilçe başkanlığı döneminden beri kullanılan, gün içinde yoğun çağrı alan ve nöbetçi personel tarafından kullanılan sıradan bir iletişim hattı olduğunu söyledi. Kasapoğlu, "Siz bu telefonla, bu cihazla Türkiye’nin hiçbir yerinde gerçekten 3 gün yaşayamazsınız" dedi.

Hattın vatandaşlardan gelen yoğun çağrılar nedeniyle Başkanlık Sekretaryası’na bağlı bir hatta yönlendirildiğini ve 2025’in başlarında tamamen kullanımdan kaldırıldığını belirten Kasapoğlu, tutuklanmasından yaklaşık bir hafta önce televizyonda, "İmamoğlu’nun kayıp telefonu bulundu" şeklindeki haberleri gördüğünü ancak söz konusu cihazın kendileri için o tarihte zaten gündemden çıkmış olduğunu söyledi.

Gözaltına alındıktan sonra avukatlarının kendisine telefonun soruşturmayla bağlantılı olabileceğini söylemesi üzerine bunu ihtimal dışı gördüğünü belirten Kasapoğlu, "Telefonla ilgili haberleri gördük ancak önemsemedik bile. Avukatlarım telefon konusundan bahsetti ancak konunun bu olmayacağını söyledim. Bu, tutuklanmadan önce onlara söylediğim son şey oldu" ifadelerini kullandı.

Telefonun yaklaşık 1,5 yıl incelendiğini ancak bir bulgu elde edilemediğini belirten Kasapoğlu, "4 bin sayfalık iddianamemizde ne bu dijital rapor var, ne bu telefona ait bir bilgi belge var, ne de benim ifademin tek satırına yer verilmiş" dedi.

Etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız’ın şoförü olan etkin pişmanlıkçı Bayram Yıldırım’ın beyanlarıyla kendisine yöneltilen "rüşvete yardım" suçlamasını da reddeden Kasapoğlu, "İddiada yer alan hiç kimse bu iddiayı kabul etmiyor. Bu iki içi boş, gerçek dışı olmayan iddia beni bir yarısından fazlasını tanımadığım bir örgütün içerisine üye olarak koymuş" diye konuştu.

HAKLILIĞIM 4 BİN SAYFA KADAR EDER

Tutukluluk sürecinin kendisiyle birlikte oğlunda da yoğun etkisi olduğunu belirten Kasapoğlu, "Tutukluyken her gün şunu sesli düşündüm: 'Bu telefon 11 ay beni oğlumdan nasıl ayırdı? Bu telefondan suç unsuru olabilecek ne çıktı?'" diye konuştu.

Soruşturma kapsamında iki kez gözaltına alınan Kasapoğlu, tutuklanmasının 13 yaşındaki oğlu üzerindeki etkilerini de anlatırken oğlunun yaşadığı travma nedeniyle onunla birlikte uyumaya başladığını belirtti. "Evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu evde bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim" diyen Kasapoğlu, oğlunun LGS döneminin ve yaşadığı anne yoksunluğunun telafi edilemediğini ifade etti.

Kasapoğlu, "Acaba Özel Kalem Müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur. Anneleri korur, kadınları korur" diyen Kasapoğlu, savunmasını "Haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder" sözleriyle tamamladı.

12:30 | CEZAEVİNDE FELÇ GEÇİREN İBB GENEL SEKRETER YARDIMCISI KONUŞTU

Ardından savunma sırası, Gaziosmanpaşa Belediyesi davası kapsamında 13 aylık tutukluluğun ardından geçen ay tahliye edilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy savunma yaptı. İBB Davası kapsamında tutuksuz yargılanan, tutukluluğu sırasında felç de geçiren Aksoy, hakkındaki suçlamaların tarihsel olarak çelişkili olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Suç tarihi olarak Mart 2023 yılı gösterilmiş. HTS, baz kaydı, tarama yok. Yani herhangi bir HTS, baz, sinyal vesaire kayıt yok dosyada. Bu neden önemli? Mart 2023 yılında gösterilen eylem tarihinde ben, asrın felaketi nedeniyle deprem bölgesindeydim. Sayın Ekrem İmamoğlu tarafından Hatay'da İBB Afet Koordinasyon işlerinde görevliydim."

Fatoş Pınar Türker ile birlikte, konutlar konusunda indirim yaptırmak için Bahattin Uçar’ın şirketini bastıklarına yönelik iddiaya yönelik de konuşan Aksoy, "Kimse böyle bir beyanda bulunmamış ama iddianameye olmayan bir beyan farklı bir şekilde yazıldığı için irtikap suçuna teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıyayım. Böyle bir şey kesinlikle yaşanmadı" ifadelerini kullandı.

Daha sonra kürsüye gelen eski İPA çalışanı Şehide Zehra Keleş ise savunmasında, "Hiç çalışmadığım İBB Hanem ile ilgili suçlandığımı polisler anlatamadı, nezaretteki arkadaşlar anlattı. Büyük ihtimalle sadece oluşturulmuş ama hiç giriş yapılmamış bir test hesabından dolayı yaklaşık altı ay cezaevinde kaldım" dedi.

CHP İl Başkanlığı'na gidip seçim verisi çalmakla da suçlandığını hatırlatan Keleş, "İddiaya göre İBB Genel Müdürü, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı, Genel Merkez Bilgi İşlem sorumlusu ve ben... Bu garip dörtlü seçmen verisi çalmaya gitmişiz. Tarih ve saat bile yok" diye konuştu.

11:45 | ŞİRKET YETKİLİLERİ ERDOĞDU HAKKINDAKİ RÜŞVET İDDİASINI YALANLADI

Çiftay A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Erdoğan Göğen, savunmasında rüşvet iddialarıyla birlikte biyolojik atık tesisi projesine İtalyan bir firmadan devir yoluyla dahil olduklarını anlattı. Projeyle ilgili ilk görüşmelerinde Aykut Erdoğdu’dan destek istediklerini belirten Göğen, İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay’ın ise kendilerine yönelik tutumunun değiştiğini savundu.

Togay’ın sözleşme ve şartnamede bulunmayan taleplerle şirketi zorladığını belirten Göğen, hakkındaki rüşvet iddialarından basından öğrenene kadar haberdar olmadığını belirtirken şirket kayıtlarında 1 milyon 200 bin dolarlık herhangi bir para hareketi bulunmadığını da belirtti.

Çapraz sorgusunda Aykut Erdoğdu’nun projenin nasıl işlediği, belediyeye sağladığı gelir, ihale yapılıp yapılmadığı ve tesisin faaliyetlerinin durdurulup durdurulmadığı yönündeki sorularını da yanıtlayan Göğen, belediyenin projeyle gelirinin önceki döneme göre arttığını, işlem için yeni bir ihale yapılmadığını ve mevcut sözleşme kapsamında biyogazdan enerji tesisi kurulmasına yönelik düzenleme yapıldığını söyledi.

Erdoğdu’nun "Faaliyetleriniz durduruldu mu?" sorusuna Göğen, "Evet. Gökmen Bey bana ‘Keyfi olarak durdurdum, ne istersen yap’ dedi" yanıtını verdi. Erdoğdu'nun avukatı Tuba Torun'un "İddia edildiği gibi rüşvet meselesi ile bir alakası yok değil mi?" sorusunu da yanıtlayan Göğen "Rüşvet versem hangi genel müdür faaliyetimi durdurur ki? Şirketi 1 milyon 350 bin Euro'ya devraldım, belirtilen bu rüşvet miktarı ticari kafama uygun değil. Kabul etmiyor benim kafam" ifadelerini kullandı.

"PARA ÇIKIŞININ ERDOĞDU İLE BAĞLANTISI YOK"

Daha sonra aynı eylem hakkında savunma yapan iş insanı Gülant Candaş, Erdoğan Göğen’in tesisin devralınması sürecinde şirket adına İSTAÇ ve ilgili kurumlarla görüşmek üzere yetkilendirildiğini söyledi.

Rüşvet iddiasında yer alan 1 milyon 200 bin dolarlık para çıkışına ilişkin Candaş, paranın şirket çalışanı Cihan Duman tarafından bankadan çekilerek dönemin Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Aydın’a teslim edildiğini söyledi. Candaş, "Serkan Bey para talep etmiş, biz ona bir para çıkışı yapmışız. Cihan Bey de bizim şirkette çalışan personelimiz. O bankadan parayı çekip Serkan Bey’e teslim etmiş" dedi.

Mahkeme Başkanı'nın sorusu üzerine söz konusu para çıkışının Aykut Erdoğdu ile bir bağlantısı olmadığını belirten Candaş, savcılık iddiası sonrasında şirket kayıtlarını incelediğini ve yaklaşık 1 milyon 200 bin dolarlık çıkışın kayıtlarda bulunduğunu söyledi. Ancak paranın hangi amaçla verildiğine ilişkin doğrudan bilgisinin olmadığını belirten Candaş, "O arada öyle bir ödeme olduğu yönünde bir iddia çıkınca kayıtlara baktım. Kayıtlarda bulunuyor. Hepsi bu" ifadelerini kullandı.

Candaş, para çıkışının şirket kayıtlarında borç olarak işlendiğini de belirterek, miktarın yüksek olmakla birlikte şirketin zaman zaman Serkan Aydın üzerinden şirketlere ve kendi çalışanlarına borç verdiğini söyledi.

11:15 | DURUŞMA BAŞLADI

Bugünkü duruşma gününde ilk savunmayı, eski CHP Milletvekili olan ve İBB Davası’nda tutuklu yargılanan Aykut Erdoğdu’nun da isminin geçtiği rüşvet verme iddiasına yönelik tutuksuz yargılanan iş insanı Yusuf Kaya yaptı.

Kaya, kısa savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Başkan, değerli heyet üyeleri, çok vaktinizi almayacağım. Savcılıkta ve kolluktaki ifadelerimi kabul ediyorum ve tekrar ediyorum. Üzerime atılı olan rüşvet verme suçunu işlemedim. Rüşvet vermedim, aracılık etmedim. Üzerime atılı suçları kesinlikle kabul etmiyorum. Bir de Almanya'da okuyan bir kız çocuğum var, yüksek lisans yapıyor. Kaza geçirdi, ameliyat oldu, yanına gidemedim. Bu vesileyle yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum."

Daha sonra aynı eylem kapsamında yargılanan iş insanı Erdoğan Göğen’in savunmasına geçildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.