İYİ Parti'den fon vurgunu için suç duyurusu: 'Seyirci kalanlar istifa etmeli'
İYİ Parti heyeti, fon vurgununda ihmali ya da kusuru bulunan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) önünde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, manipülasyonun bilindiği halde müdahalenin geciktiğini savunarak sorumlulara istifa çağrısı yaptı.
İYİ Parti Başkanlık Divanı üyeleri ve milletvekillerinden oluşan heyet, fon vurgununa ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) önünde açıklama yaptı.
Heyet adına konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, süreçte ihmali ya da kusuru bulunan tüm kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.
Olgun, "Manipülasyonu Kasım 2025’te bizzat kendi ağzıyla ilan edip on ay boyunca seyirci kalanlar, uyarıları masada bekletenler ve bu yapıların büyümesine göz yumanlar iktidarda ya da iktidarın ortağı konumunda olmalarına bakılmaksızın üstlendikleri her türlü görev ve makamdan derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır" dedi.
"TEHLİKE BİLİNİYORDU"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile dönemin SPK Başkanı’nın Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını kamuoyu önünde ifade ettiğini belirten Olgun, konunun Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine alındığını ve SPK bünyesinde çalışma grubu kurulduğunu söyledi.
Buna karşın kapsamlı düzenlemenin ancak 28 Ağustos 2026’da yapıldığını savunan Olgun, aradan geçen yaklaşık on ayda tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünün 297 milyar liradan 822 milyar liraya çıktığını kaydetti.
Olgun, "Bir başka deyişle, manipülasyonu bildiğini söyleyen iktidar, mağdur sayısının ve zararın katlanarak büyümesini seyretmiştir. Yangını gören ama itfaiyeyi on ay sonra çağıran bir yönetimin bugün ‘gerekli adımlar atıldı’ demesi, kamu vicdanında hiçbir karşılık bulmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Kamuoyuna yansıyan bilgilerin, sorunun yalnızca birkaç fon yöneticisinin kişisel suistimaliyle açıklanamayacağını gösterdiğini savunan Olgun, iktidara yakın siyasilerin de işin içinde olduğunu ileri sürdü.
Olgun, fiili dolaşım oranı düşük hisselerde yoğunlaşan büyük pozisyonlara ve şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanamayan fiyat hareketlerine dikkat çekti.





