Kadınçayırı - Yıldıztepe

Bu seneki kayak sezonunu 15 Ocak 2012 Pazar günü kardeşim ve ablam ile birlikte Bolu/Kartalkaya'da açmayı planlamıştık. Ancak 14 Ocak gece 24.00'de tur operatöründen gelen telefon aşırı kar yağışı ve buzlanma nedeni ile organizasyonun iptali yönünde oldu. Sağlık olsun, biz de Ilgaz alternatifi her zaman saklıydı.

Kayak malzemelerimi aracıma yüklerken hafif kar yağışı başlamıştı. Acaba dağ yolu nasıl diyerek düşünürken gidilmeden görülmez dedim ve sabah 08.00de yola çıktım. Çankırı’dan hareket ederken aracımın termometresi -7,5 C gösterirken Korgun ve İn Dağında ısı -12 C'ye kadar düştü. Kar yağışı ise tipi halini aldı. Ancak yola çıkmıştım bir kere dönmek olmazdı. Ilgaz kavşağında azalan kar yağışı dağ yolunda şiddetini artırsa da yollar açıktı ve sürat yapmadıkça sıkıntılı değildi. Ilgaz Dağı geçidinde bulunan karayolları bakım binasının önünde ilginç bir şekilde kar yağışı durdu. Dağın Kastamonu tarafına bakan yamacı güneşliydi. Fakat hava sıcaklığı -14,5 C'ye kadar düşmüştü. Anlaşılan biraz üşüyecektim.

Bir gün öncesi smotrak aracı ile pist çok güzel bir şekilde ezilmiş ve gece ısıda çok düştüğünden dolayı kaymak için harika bir zemin oluşmuştu. Gerekli hazırlıklarımı yaparak telesiyej biletimi alıp ilk çıkışımı gerçekleştirdim. Bölgedeki otel müşterileri henüz kahvaltı faslında olduklarından pist kalabalık değildi ancak soğuk havaya rağmen pist kayak yapmak için son derece uygundu.

36. zirvemi yaparken saat 13.00'ü gösteriyordu. Pist kalabalıklaşmış benim ise ayaklarım artık üşümekten isyan eder olmuşlardı. Her şeyi tadında bırakmak en iyisiydi. Emekli olduğum kurumuma ait tesiste kısa bir yemek ve çay molası ardından 14.00 civarında oteller bölgesinden ayrılarak iniş yoluna koyuldum, amacım Yıldıztepe kayak merkezine uğrayıp açık olduğu ifade edilen pisti test etmekti. Okullar bu hafta sonu yarıyıl tatiline gireceğinden üniversite öğrencisi olan oğlumla burada kaymayı planlıyorduk.

Çankırı'ya dönüş yolunda kıvrılarak devam eden yolun son düzlüğünden sola saparak Kadın Çayırı-Yıldıztepe yoluna girdim. Anayoldan tek arabanın girebileceği genişlikte bir yol sapağı vardı bir tanesi yüksek, bir tanesi biraz daha alçakta olan iki adet büyük reklam ve yön levhasının yanı sıra bir adette uzaktan çokta seçilemeyen mavi renk bir tabela tesislerin giriş istikametini gösteriyordu. Anayoldan itibaren 5-6 km kadar olan otel bölgesine ulaşımı sağlayan yolun yaklaşık yarısında ancak tek bir aracın rahatlıkla ilerleyebileceği kadar yol vardı. Zemin karlı olunca dar bir yol ifadesinin kullanılmasının abes olmayacağı kanısındayım. Zira karşıdan gelen resmi plakalı bir araba ile ancak durmak sureti ile karşılıklı kontrollü bir geçiş yapabildik. Yolun diğer yarısı ise risk teşkil etmeyecek oranda ferah sayılırdı.

Otel görevlisinin gösterdiği tebessüm ve güler yüz eşliğinde yemek salonuna geçtik. Yemek salonu otel çalışanlarının aileleri olduğunu düşündüğüm bir masa haricinde boştu. Otel park yerinde ise birkaç tanesi resmi plakalı olmak üzere 4-5 kadar araç vardı. Anladığım kadarı ile konaklayan kimse yoktu. Üzerine birikmiş karları ile beraber muhteşem sedir ormanı manzarası eşliğinde çayımı yudumlarken bir taraftan da görevliye pist ve otel hakkında sorular sorma imkanı buldum. Belirttiğim gibi otel boş ancak yarıyıl tatilinde tam kapasite çalışacaklarını, telesiyejin ise faal olmadığını ancak hafta sonuna kadar faal hale getirmesine çalışıldığını öğreniyorum.

Geçtiğimiz mayıs ayında şehide saygı kampı için Kadın Çayırında bulunduğumda telesiyej montajı devam ediyordu ve son gelinen aşamayı yerinde görmek için piste doğru yöneliyorum. Otelin hemen önünden giden yol smotrak tarafından kar yığılmak sureti ile araç trafiğine kapatılmış. Ağaçlar içerisindeki kar kaplı yoldan yürüyerek kısa sürede piste ulaşıyorum. Pistin başında bulunan ahşap kafe açık, içeride bir görevli var, kendisi için demlemiş olduğu çaydan ikram ediyor teşekkür ederek telesiyeje yöneliyorum. Aynı hizaya dikilmiş direkleri ile zirveye doğru yükselen telesiyej insana gurur veriyor. Görevli olduğunu tahmin ettiğim yaklaşık 5-6 kişilik bir grup kurtarma eğitimi yapıyorlar. Belirli aralıklar ile birbiri ardına dizilmiş telesiyej sandalyeleri kar kaplı ve çalışmıyor. Çok ilkel malzemeler ile 22 yıl önce başlamış olduğum kayak sporunda gördüğüm manzara bana gurur veriyor. Bizler istersek başaramayacağımız hiçbir şey yok. Ancak bu kadar emeğe, yatırıma rağmen sezonun tam ortasında bu sistemin henüz çalıştırılamamış olması biraz da içimi burkmuyor değil. Okumuş olduğum bir makalede küresel ısınma etkisi ile 1500'lü rakımların altına kayak için artık uygun kar yağışının olmayabileceği yazıyordu. Bir de buna Ilgaz Dağı kayak sezonunun kısalığı eklenirse sanırım biran önce telesiyej ve pistin faaliyete geçirilmesi gerekliliği daha iyi anlaşılır.

Ülkemin Erciyes, Palandöken, Sarıkamış, Uludağ ve Ilgaz Dağı pistlerinde kayma imkanı buldum. Bu pistlerin hiç birisinde ulaşım sorunu yok. Sadece Uludağ'a çıkan yol fazlası ile virajlı olmasına rağmen karşılıklı iki araç rahatlıkla geçebilmekte. Kadın Çayırı yolunun çok değil 1-2 km.lik kısmı mutlaka genişletilmeli ve anayoldan ilk sapıldığında karşılaşılan kısa rampanın eğimi yumuşatılmalı. Rampadan inerken ve çıkarken karşısı gözükmediği için oldukça riskli.

Bütün bu yatırımın bir diğer boyutunu da Çankırı ve Çankırı'da yaşayanlar açısından değerlendirmek lazım. Bu kadar yatırım yapıldıktan sonra biraz gecikmeli olarak da olsa bir şekilde hizmet vermeye başlayacaktır. Ancak bizler sadece bu işe Çankırı ekonomisine katkı boyutunda mı bakacağız. Ebetteki ekonomik boyutu önemli, ancak bir diğer boyutu da bu tesislerden yararlanma ve en azından çocuklarımızı kayak sporu ile tanıştırıp bu sporu onlara sevdirebilmek. 2003 yılından beri yaşadığım memleketimde tanışmış olduğum insanların hiç birisi bu spor ile uğraşmadığı gibi çocuklarına da yaptırmıyor. Sadece birkaç aile var ki onlarda Gençlik ve Spor İl Md. lüğünden beklenti içerisindeler. Çocuklarını getirsinler, götürsünler, kaydırsınlar, öğlen iaşelerini sağlasınlar beklentileri var. Bu ne kadar mümkün olabilir bilemiyorum. Geçtiğimiz kış ayında Çankırı Valiliğinin ve Milli Eğitim il Md. lüğünün öğrencilere yönelik günü birlik güzel bir çalışması olmuştu, beden eğitimi öğretmenleri vasıtası ile bir bölüm öğrenci günü birlik olarak Kadın Çayırının küçük pistinde kayma imkanı bulmuşlardı. Bu güne kadar Ilgaz Dağı oteller bölgesindeki pistte karşılaştığım Çankırılılar genelde mangalda yapılan sucuğu ekmek arasına almak için uğraş veriyorlardı. Çocuklarımızı bu spora yönlendirebilmemizin ilk şartı olarak ailelerin desteği gerekliliğini unutmamalıyız.

Bütün doğasever dostlara rasgelsin.

Bu yazı toplam 3133 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
4 Yorum