• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara : 19 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Çankırı : 16 °C
  • Antalya : 31 °C
  • Eskişehir : 16 °C

İstifanın Erdemi

Ömer Lütfi KANBUROĞLU

Türkçede yer alan ama hiçbir anlam ifade etmeyen bazı kelimeler var; örneğin, istifa, kanun, adalet, özür dilemek, hak gibi.

Bu kelimeler Türkçede bulunmakla birlikte, ülkemizdeki herhangi bir eylem ve davranışta uygulandıklarını göremezsiniz.
 
Şu anda Türkiye’de kanunların uygulandığı, adaletin sağlandığı, haklının hakkını aldığı, hata yapanın özür dilediği ve yapamayanın istifa ettiğini söylemek mümkün mü?
 
Yargı işlemiyor, hükümetin yargıyı düzelteceğim diye attığı her adım işi daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor. İnsanların hakkını arayabilecekleri hiyerarşik yapılar bir türlü oluşmuyor; herkes hâlâ “Başbakana” ulaşma çabasında. Televizyonda kadın programlarındaki sorunlara bile Başbakan canlı bağlanıp “yetkililere talimatlar” veriyorsa bu ülkede “bir şeylerin” işlediğinden söz edebilir miyiz?
 
Yapılan her sınavda daha sınav bitmeden “şaibe” olduğu, soruların çalındığı iddiası ortaya atılıyor.
Niye?
 
Çünkü kim ne yapıyorsa yaptığı yanına kâr kalıyor. Çok açık bir şekilde kopya çekildiği belli olmasına, Başbakan “MİT’e talimat” vermesine rağmen daha önce yapılan sınavdaki hırsızlık, usulsüzlük, sahtekârlık, şerefsizlik, haysiyetsizlik ile ilgili hiçbir adım atılmadı. İnsanların imzasız mektuplar delil kabul edilerek yıllarca hapishanede tutuklu kaldığı bir ülkede, bu soruşturma hâlâ sürüyor mu ondan bile haberimiz yok.
 
Belki de sıkıntı bu. Türk milleti balık hafızalı, sadece o anda “konuşanın” nasıl bağırıp çağırdığına, nasıl efelik yaptığına bakıp karar veriyor; sonuca bakan yok. Bağırıp, çağırıp, efelik yapanın köşeyi döndükten sonra ellerini cebine sokup ıslık çala çala yürüdüğünün farkında değil.
 
Belki de MİT’in vazifesi olmamasına rağmen kendisine atfedilen bu soruşturmayı Manavlar Federasyonu'na versek inanın halk aradaki farkı gene de anlayamayacaktı.
 
Oysa bu sınavlar yıllardır yapılır ve hiç kimse de şaibe karıştığını iddia etmez ve hırsızlık gündeme gelmezdi. Şimdi ise hırsızlık, usulsüzlük, sahtekârlık, şaibe dillerden düşmez oldu.
 
Bunun tek sebebi insanların devlete olan güveninin sıfır olması. Sıfır…
 
Eskiden vatandaş iyi kötü bir şeylere güvenirdi, şimdi o da kalmadı.
 
Hayırlı işleeerrr.
Bu yazı toplam 1002 defa okunmuştur.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
Orhan Kıbrıslı
19 Temmuz 2012 Perşembe 15:15
Kimsede yüz kalmamış
İnsanlarda artık yüz yok. İşini yapmıyor, hırsızlık yapıyor, üçkağıtçı veya her şeyi eline yüzüne bulaştırıyor ama ne olursa olsun asla istifa etmiyor. Niye? Çünkü mesleği hırsızlık, daha fazla çalması için bulunduğu yerde mümkün olduğu kadar çok oturması lazım. Yoksa onurlu bir insan siyaseten bu kadroların hiç birinde beş dakika bile durmaz.
88.224.23.185
Tebrikler
14 Temmuz 2012 Cumartesi 16:12
Ömer Lütfi
Mitçi olmak için açılan sınavda da sorular çalınmış veya el altından verilmiş olamaz mı?Aynı polis okullarında olduğu gibi. Şimdi hırsızı yakalaması gereken görevli; bu görevine hırsızlık soru ile kazanarak gelmişse: suçluyu ya da hırsızı yakalayabilir mi?Çok çalanın daha dik yürüdüğü daha çok konuştuğu dönemdeyiz.
88.250.22.233
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : .../... | Haber Yazılımı: CM Bilişim