Ömer Lütfi KANBUROĞLU

Ömer Lütfi KANBUROĞLU

'Bir vantilatör'ün fayda-maliyet analizi

Diş Macunu fabrikasındaki makineler, üretim bandında bilinmeyen bir ayarsızlıktan dolayı bazı kutuların içine diş macunu tüpünü koymadan paketleyince şikâyetler artmış. Yönetim toplanarak acilen kendilerine büyük itibar kaybettiren "boş gönderilen kutu" sorununu 1.8 milyon dolarlık ek tesis yaptırarak çözmüşler.

Yaptırılan ileri teknoloji yazılım ile son derece hassas bir elektronik baskül, paketlemeden hemen önce her kutuyu tartıyor, olması gerekenden az ağırlık hissettiğinde alarm çalarak bandı durduruyor, görevli biri gelip boş kutuyu banttan alıyor ve tesisi tekrar çalıştırıyormuş.

Müşteri şikâyetleri anında kesilmiş; CEO müthiş memnun. İlk haftalar makine günde bir düzine boş kutu ayıklarken, 3 hafta sonra boş kutulardan eser kalmamış.

Bu durumu merak eden CEO 1.8 milyon dolarlık hassas baskülün yerleştirildiği yere gelmiş.

O bölümden hemen önce yerleştirilen boş kutuları üfleyerek banttan dışarı atan bir vantilatör görmüş.

Ustabaşını çağırıp hayretle; "Bu, bu ne?" diye kekeleyerek sormuş.

"Efendim onu biz koyduk" diye cevap vermiş ustabaşı.

"İkide bir zırt pırt alarm çalmasın ve bant durmasın diye bizim çırak yerleştirmiş onu oraya!"

*  *  *

Bazen sorunlarınızın çözümü sandığınızdan daha kolay ve ekonomik olabilir, tabii eğer niyetiniz çözmek ise…

Sorunların iki türü vardır; birinci tür sorunlar kendiliğinden çıkar, ikinci tür sorunlar ise özellikle yaratılır.

Türkiye’deki sorunlar genellikle büyütülür, büyütülür, büyütülür. Böylece büyük ihaleler, devasa komisyonlar, haksız kazançlar sağlanır. Bunların hepsi "sorunları çözmesi gereken" yöneticiler tarafından özellikle yapılır.

Aslında amaç "iş yapmak" değil, bir iş yaparken çıkar sağlamaktır. Eğer hiçbir iş yapmazsanız çıkar da sağlayamazsınız, bir şeyler yapacaksınız ki yapılan işten "kâr" edebilesiniz. Bu arada o işin yapılması gerekiyor mu, gerçekten bir işe yarıyor mu, insanların böyle bir şeye ihtiyacı var mı? Buna bakan yoktur, önemli olan sonuçtur.

Böylece, cahillerin gururla seyrederken göğsünün kabardığı hizmetler yapabilirsiniz.

 

Ev kirasını ödemek için sürekli kumar oynayan baba gibi, kazandığınız sürece "sizden iyisi yoktur" ama sıra, kaybedip kumar borçlarını ödemeye gelince, evdeki tava, tencere, televizyon, buzdolabını satmaya başlayınca işin rengi değişir.

Böyle bir düzenin kısa vadeli kazananı olmak size cazip gelebilir; ama unutmayınız hiçbir hırsız ve dolandırıcı işe başlarken "ben yakalanacağım" diye başlamaz…

Bu yazı toplam 2267 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.