• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Çankırı : 9 °C
  • Antalya : 15 °C
  • Eskişehir : 13 °C

Çankırı'da ölmek zor dostum...

Vedat BEKİ

Ölüm… Her canlının yaşayacağı kaçınılmaz son…

Ve insanoğlu için ölüm İslam inancına göre “ebedi hayat”a giren ilk kapı…

Kaçmak ya da korkmak fayda etmeyen beyhude bir çırpınış…

Oysa ”korkmak” ya da “ölüm korkusu” içerisinde bir hayat sürmek birçoğumuzun tercihi olabilir…

Peki ya “kaçmak” (!)

İşte o imkansız… Er ya da geç bizleri de “ölüm” bir yerlerde beklemekte…

Vakit, saat ve o an gelince yaşayacağız…

“Nereden çıktı bu ölüm mevzusu” (?) dediğinizi duyar gibiyim…

Sevdiğim bir dostum, geçtiğimiz sıcak saatlerde “anne”sini toprağa verdi… Ben de cenaze töreni için Çankırı’ya koşa koşa gitmenin zevkini yaşadım…

Mevzubahis “dostum” olunca, böylesi bir görevi ifa etmek de kaçınılmaz olarak “farz” oluyor…

Böylesi bir olay olmasaydı, ben bu cenaze törenine katılmamış olsaydım, Çankırı’da “ölüm”ün ne derece zor olduğunu bunca yıl geçti, bir o kadar daha yıl geçse yine de anlayamazdım!

Çankırı’da ya da gurbette “ölüm”le tanıştın ve sevdiklerine vasiyetini açıkladın:

-Beni Çankırı’ya gömün!

Nereden bileceksin ki başına gelecekleri!

Sen daha önce hiç ölmedin ki!

Sevdiklerin senin için hiç “cenaze” töreni düzenlemek zorunda kalmadılar ki!

Sevdiklerin senin için hiç “mezar” kazdırmadılar ki!

Mezarlıklar Müdürlüğünü arıyorsun, “cenazem var” diyorsun ve…

Çok değil bir saat içerisinde cep telefonundan bilinmedik bir numara sana ulaşıyor:

-Abi, başın sağolsun! Allah rahmet eylesin! Mezarı ben kazacağım!

Eeeee….

Devam ediyor:

-Abi, mezar kazma ücreti 140 tl!

İster istemez şu soru geliyor hemen aklına:

-Parayı nereye yatıracağım?

-Abi, parayı bana vereceksin… Ben senin işini halledeceğim!

Ihhhh!

Çaresizsin… Canın zaten yanık! Karşındaki “mezar kazıcısı” ile polemik yaşayacak ne halin var ne de zamanın:

-Tamam kardeşim… Sen işe başla ben seni bulurum!

-Gerek yok abi! Biz seni buluruz!

Mezar kazıldı mı kazılmadı mı diye Sarıbaba’daki nokta yere gittiğinde, karşındaki zat-ı muhterem, hem işini yapmaktadır hem de “Abi merak etme, yarım saatlik işimiz kaldı! Sen şu 140 lirayı bir versen” (!)

-Makbuz!

-Yok abi!

İstenilen ücreti vermek zorundasın… Ve kuzu kuzu o paraları karşındaki “gömücü”ye verirsin!

Hoca ezanı okur, vakit namazı kılınır, daha sonra musalla taşı önünde cenaze namazı ve “rahmetli” ile birlikte Sarıbaba yolu…

Eda ile defin işlemi gerçekleşir…

Dualar okunur… Ve ayrı bir stres daha yaşarsın…

Ama hepsi bir yana kafanın bir tarafını kemiren soruya cevap arar durursun o iki karış toprağın önünde:

-Bu ölü soyucuları kim?

Evet… Çankırı Belediyesi’nin Mezarlıklar Müdürlüğü bünyesi içerisinde “gömücüler”in aldığı (bugün için 140 tl) ücretin “makbuzu” neden yoktur?

-Böylesi bir hizmetin karşılığı alınan para için neden makbuz verilmez?

Bu sorunun yanıtını Çankırı Belediyesi içerisinde aradığımda karşıma şöyle bir yorum çıktı:

-Deveye sormuşlar ‘neden boynun eğri?’ diye… Cevap vermiş: Nerem doğru ki!

Ben Çankırı Belediyesi için böylesi bir benzetmeye katılmıyorum…

Ve bu köşeden Sayın Başkan Dinç’e sesleniyorum:

-Bu soygunun ya adını koy, ya da…

Ömrünüz uzun mu uzun, haftanız güzel mi güzel olsun…

Bu yazı toplam 1697 defa okunmuştur.
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
Yorumlar
yapraklı
29 Eylül 2011 Perşembe 10:43
hemşerim
hafız kardeş demek ki verdiğin derslerin yeterli değilmiş. ya dinleyenlerde bi sorun var ya da verende. neden mi ? millete bakarsan anlarsın....
85.105.69.99
Hemşehrim
26 Eylül 2011 Pazartesi 11:39
Yapraklı rumuzlu yorumcuya
Kur'an-ı Kerim'i sadece sen biliyorsun ve sadece sen ve senin gibiler müslüman değil mi? Sen Hafız olduğumu, senin gibilerine ders verdiğimi bilemezsin. Ayrıca benim Allah'ın kitabına, haşa değer biçildiğinden rahatsız olduğumu anlayamıyorsun. Ve ne yazık ki emsal gösterdiğin şeylere bak. Vay haline. Bu memlekette İslamiyetin gerçek manada yaşanamamasının sebebi senin gibi riyakarların çok olduğundan. Benim cenazemi yıkaması, yıkamaması değil mesele bu işin rant haline getirilmesi. O ulu camide görev yapacak insanlar gerçek ilim sahibi, ahlak sahibi, kur'anı hıfzetmiş, örnek kişiler olmalı.
88.226.45.128
Yapraklı
24 Eylül 2011 Cumartesi 14:43
Hemşehrim rumuzlu yorumcu
kardeşim; 1-derdim imamları savunmak değil ama senin cenazeni imam yıkamak zorunda değil. böle bi resmi görevi de yok. sen babanı yıkayamıyorsan suç hocanın mı senin mi. sen babana bi yasin okuyamıyorsan sen babana bi hatim okuyamıyorsan daha da önemlisi müslüman olduğun halde sen KUR'ANI bilmiyorsan, öğrenmediysen suç hocanın mı senin mi. 2-En basit sazcıya davulcuya düğünde oynarken parasını verdiğin halde niye ekstra para veriyorsun. 3-memleketin hangi kurumunda hangi işinde görevli devletten ücretini aldığı halde hangi işini ücretsiz yaptırabiliyorsun?
78.167.178.62
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sözcü 18 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 539 871 23 98 | Haber Yazılımı: CM Bilişim