İbrahim ZENCİRCİ

İbrahim ZENCİRCİ

Gidişin olsun da...

22 Haziran'da yaştan dolayı görev süresi dolan, Sayın Valimiz veda turlarına başlamış. Bu gidişin dönüşünün olmadığını bildiğim için; ‘gidişin olsun da...’ diyemiyorum.

Demem de zaten...

Isparta’dan Çankırı’ya gelirken Ispartalılar Sayın Valimizin arkasından yazdıkları açık mektupta söylemişlerdi bu yakışıksız cümleyi.

Yok, yok bize yakışmaz, yaran kültüründen gelen kuru nezaketimiz buna engel olur.

Hem, selefinden ağzımız yanıktı, ‘gelen gideni aratır’ düsturunu kulağımıza küpe yapmamış ve büyük konuşmuş olacağız ki, tam eyyamcıdan kurtulduk derken ve devlet umuru görmüş ilbay paşa beklerken, bir de ne görelim? Demirci ustasına kelebek bağlamayı, duvarcı ustasına tuğla ıslatmayı öğreten, inşaat yapmaya meraklı ‘laz müteahhit’ atanmamış mı? Adı gibi bahtı da “kır” ve kıt olan memleketime.

Bu yaşıma kadar pipolu, papyonlu ilbay paşalar çok görmüştüm, lojman bahçesinde oynak güvercin besleyenini de gösterdi yüce Mevla’m çok şükür.  

Kim ne derse desin, onca inşaat merakına, demirci ustalığına olan hevesine rağmen,  İlbay Paşamızın sanatçı bir yanı da vardı ki. Allah’ı var, aynı İbrahim Tatlıses gibi şık giyiniyordu. Neydi o; beyaz ceket, siyah gömlek ve üzerine yeşil kravat kombinezonu.

İkili ilişkilerdeki nezaketiyle de hep örnek olmuştu. Çok özleyeceğiz!

okey-vali-resim-03.jpg

Kastamonu Valisi, Ticaret Odası başkanı ile birlikte, on beş bin iş adamına mektup yazıp davet ederek, illerini tanıtımını yapıp yatırımcı ararken, bizim İlbay Paşamız ve Ticaret Odası Başkanımız kamyoncular kahvesinde taş dizip okeye dönüyorlardı. (Ben belgesiz konuşmam arkadaş, merak edene fotoğraflı belge yukarıda*) 

Ebelere, bebeler ve de dedelere dağıtmak için, makam aracının bagajından hiç eksik etmezdi lolipop şekerini. 

Arada da bir şekeri başına vurduğunda ağzını bozar ona buna küfreder, hakaret eder, vatan haini ilan ederdi.

Biz çok görmezdik.

İlbay Paşamızın saltanat sürdüğü sürede, yirmi günlük köprü çökmüş, İndağı’nda 
Yollar göçmüş ne gam!

Bazı İl Genel Meclisi üyeleri özel idarenin mülklerini talan ediyormuş ne umurun!

Oysa O, bunları dillendirenleri “şerefsiz” ve vatan haini ilan etmişti.

Eğer, bunlara göz yuman İlbay Paşa vatanseverse,

Vatan onun lojmanının bahçesindeki güvercin kümesi ise…

Vatan hususi köpeğini devletin işçisine gezdirmekse… 

Bilsin ki, bunları dillendiren ben vatan hainliğine devam edeceğim, o gittikten sonra da.

Neyse gidiyor…

Fakat böyle bizi koyup, koyup nereye gidiyor?

Şu yapıldıktan sonra yirmi günde göçen, “köprü bizim yüz karamız oldu” dediği Germece Köprüsünün hesabını görmeden…

Basiretsizlikten, İndağı’da çöken, kayan yolun hesabını vermeden gitmek var mıydı?

Neyse gidiyor…

Yok, yok; Ispartalılar gibi ‘gidişin olsun da...’ demek bize yakışmaz.

22 Hazirandan sonra “nasıl bilirdiniz” diye sual eden olursa; “iyi bilirdik” diyeceğiz.

“Sizlerden hakkınızı helal etmenizi istiyorum” diyerek, helallik istemiş.

Benden yana kat be kat helal olsun…

Güle güle İlbay Paşam…

Gidişi olsun da...

(*) 01 Temmuz 2009 Çankırı Kamyoncular Lokalinde okeye dönülürken... (Fotoğrafın kaynağı: haber 18)

Bu yazı toplam 1928 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
5 Yorum