İbrahim ZENCİRCİ

İbrahim ZENCİRCİ

Sağırlar diyaloğu

Yer; Show TV, Ali Kırca’nın sunduğu “Siyaset Meydanı”

Katılımcılar; Erman Toroğlu, Cübbeli Ahmet Hoca, Dr. Haydar Dümen ve vatandaşlar.

Ali Kırca

- Evet sayın seyirciler ve stüdyoda bulunan kıymetli misafirlerimiz. Yeni bir siyaset meydanında geç saatlere kadar tekrar beraberiz. Hoş geldiniz. (alkışlar)

- Bu haftaki konumuz, futbol, cinsellik ve cennetlik erkekler üzerine. Her zaman olduğu gibi beşer dakikalık aralarımız var ve yine çaylar şirketten. 

- Öncelikle bu geceki konuklarımı ekran başındaki seyircilerimize tanıtmak istiyorum.

- Sağ tarafımda, eski hakem, faal kabzımal ve futbol yorumcusu Sayın Erman Toroğlu hocamız, (Yoğun ve sürekli alkışlar, en büyük Erman başka büyük yok sloganı)

Yine sağımda, Herkesin yakından tanıdığı Nöro-psikiyatri uzmanı, Sayın Doktor Haydar Dümen (yoğun ve seri alkışlar)

Ve son konuğumuz,  Cübbeli Ahmet diye bilinen, Sayın Ahmet Ünlü hoca efendi. (Islık sesleri ile birlikte alkışlar)

Şimdi Erman Hocamla başlamak isterim.

Sayın Erman Toroğlu; Sizce futbolcu cinselliği nasıl olmalıdır?

Erman Toroğlu

- Bak şimdi Hocaa, “Bakirelik yalnız bağyana özgü müdür? Siz bağyan dediğime bakmayın, aslında medeni kanunda yazıldığı gibi “karı” diyecektim. Durduk yerde kadınlar üstümüze çullanmasın. (Bıyık altından hınzırca gülümser) Bak Hoca; Mesela futbolcunun bakiresi olmaz mı? Yani bozulmamış bir futbolcu.” (Seyirciler arasından gülüşmeler)

(Erman Toroğlu’nun sözünü keserek)

Haydar Dümen

- Bir dakika, bir dakika Sayın Kırca, rica ederim, herkes kendi uzmanlık alanında konuşsun, tartışmanın usulüne itirazım var. Usule uygun değil.

Erman Toroğlu

- Ne yani şimdi hocaa, mesleğimiz kabzımallık diye burada, sadece çengel köy hıyarından mı bahsedeceğiz. Gerekirse onu da anlatırız, hıyardan da anlarız icabında yani...

Haydar Dümen

- Bakın sözümü kesmeyin lütfen ben sizin sözünüzü kesiyor muyum? Ben sizi dinliyorum sizde beni dinleyin lütfen, siz konuştunuz simdi izin verin ben konuşayım. (Ali Kırca'ya dönerek) Şimdi Sayın Kırca vajinusmus …

(Erman Toroğlu araya girer)

-  Hocam top daha orta sahada, çocuklar top çeviriyor, kısa kısa paslaşıyorlar, daha ceza sahasına bile giremediler?

(Haydar Düman araya girer ve heyecanla)

- Elbette, elbette ön sevişmenin önemini yadsımıyorum.

(Karşıdan, Cübbeli Ahmet lafa girer)

- Yatsı mı okundu? Buraya ezan sesi gelmiyor da.

Ali Kırca-

Buyurun siz devam edin Sayın Toroğlu.

Erman Toroğlu

- Şimdi hocaa, eğri oturalım doğru konuşalım, on bir kişi ile baraj olmaz. (seyirciye dönerek sorar) Neymiş? (Stüdyoda bulunanlar hep bir ağızdan bağırarak)

- “On bir kişi ile baraj olmazzz” (Erman hoca devam eder)

- Devamlı müdafaa yaparsan gol atamazsın arkadaş, gol olmayınca da bu maçın tadı tuzu olmaz hocam.  Ilık ayran aşı olur. Bak arkadaş vurdu muydu, kemik sesi gelmezse…

Haydar Dümen:

- Sayın Kırca lütfen ama konu dağılıyor, sarı kart, kırmızı kart göstermeniz gerekmez mi bu müdahalelere?

Ali Kırca

- Siz hiç konuşmadınız Sayın Cübb... Ahmet bey,

Cübbeli Ahmet

Çekinmeyin Sayın Kırca, siz ve ben montaj kasetle kompileye kurban gitmişiz, kader ortaklığımız var, bana Cübbeli diyebilirsiniz.

- İnşallah amelde de buluşuruz,   

Haydar Dümen-

-  Efendim amel, bildiğimiz ishal buna halk arasında, cır cır olmak, ötürük olmak da denir. Tıpda bunun adı; Spastik kolon sendromu, ülseratif kolit…

(Erman Toroğlu araya girer)

- Şimdi hocam, bu Gullit de Barselona'dan geldim diye kasıntı bir havalar var, akıntı çağanozu gibi yürüyerek (burada omzunun birisini düşürerek) bizim çöplükte hava basıyor, Arkadaş, “yok öyle üç kuruşa, beş köfte”  Hakem düdüğü çalmış hocam, topu koymuş penaltı noktasına, bundan sonrada gol yapamazsan, o zaman Doktor Haydar Dümen’e müracaat edeceksin, arkadaş bilmem anlatabildim mi?

 Cübbeli Ahmet

- Efendim böyle yaparsanız, çocuğunuzu kuran kursuna, imam hatibe gönderemezsiniz. (Kendi cevap verir)

-E nereye göndereceğiz?

-İllaki liseye!

-Lise nedir?

-Kilise’nin ki'sini at, ne kaldı geriye? İşte sana lise.

Ali Kırca

-Sayın Cübbeli bey, biraz şey olmadı mı?

Cübbeli Ahmet

Ne olmuş Sayın Kırca, ne olmuş?

- Gençken işim var diyorsunuz camiye gelmiyorsunuz, yaşlanınca çişim var diyorsunuz gelmiyorsunuz

- Eee ne zaman geleceksin peki?

- Bir gün getirecekler seni de musalla taşına

- Ve soracaklar; "merhumu nasıl bilirdiniz?" 

- Bilmiyoruz ki hiç görmedik!!!!

Haydar Dümen

- Efendim vajinismus ….

 Ali Kırca (araya girer)

-Özür dilerim Sayın Dümen zamanımız bitti, lütfen bir cümle ile bağlar mısınız?

Haydar Dümen

(konuşmasına fırsat verilmeyince, çok sinirlenmiştir, oturduğu yerden hiddetle ayağa kalkar)

- Saksı değilim ben,

-  Ben vajinismus profesörüyüm, ben vajinismus profesörüyüm…

(Fonda Barış Manço’nun  “Domates, biber, patlıcan” şarkısı çalmaya başlar)

Bu yazı toplam 1376 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
3 Yorum